Bina Çöktü!

www.kartalbakisi.com yazarı Adnan Dinçer kaleme aldı.

Bina Çöktü!
Az değil, 30 yıldır içinde olduğum futbol dünyamda yırtınarak, inatla kimilerine göre bıktırarak verdiğim yazılı ve sözlü mesajlarımda "Futbola sahip çıkalım.Bina çökecek   ve hepimiz altında kalacağız!" diyerek bu günleri işaret ettim. Biz futbol ülkesi değil, kuralsız top oynayan, olmaya çalışan bir yapıdayız. Öncelikle spor ruhunu geliştiremedik. Spor eğitimini "Önemli olan yetenektir!" diyerek önemsemedik. Okullarımızda spora ve yapana hor gözle baktık .Sağlıklı nesil yetiştirme gerçeğine değil ideolojik yapıya önem verdik. Dialog ve konuşarak değil; kavgayı ve son zamanlarda da küfürü öne alan yapıları normalleştirdik! Çağdaş Dünyanın yapısı içinde kendimizi adeta dışlayarak, ihmal edip kadere teslim olduk. Çıkarlar ön plana geçti. Bana kimse bir şey öğretemez ama benden çok şey öğrenecekler var ve öğrettim de ama bu bile çoğu kaba kişileri rahatsız etti. Çünkü doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlar. 
 
Artık onuncu köy dahi yok! 
Kulüplerin geldiği yer, şike, kavga, Başkanların sert ve kırıcı açıklamaları günlük futbola ayak uydurmuş medya ve sosyal medyadaki hakaret söylemler sahada oynanmayan futbol!?Kurumsallaşamayan kafalar ve yapılar. Kimilerinin ekmeği elinden alınıp önü kapanırken bazılarının himaye gördüğü skandal ortam, saha içi ve saha dışına sarkan çirkinlikler neredeyse doğal hale geldi. Tribünlere giden izleyicinin yerini fanatik canavarlar (!) aldı. 
Para peşinde koşan, yönetilen olması gereken futbolcular hayal edemedikleri servetlere kavuşunca yöneten oldular! Açıkçası toplum üstü verilen değerleri hazmedemediler. Saha iç mücadelede  saha dışı iyi örnek olma yerine birbirlerine silah çeken, birlik olmak yerine bölük pörçük gruplaşan ve kendilerine dayalı sistemler yarattılar. İsterlerse koştular, isterlerse rölantide bildikleri gibi oynadılar. Ünlü teknik adamların başını yediler acımadan.Tabii bundan yararlanan Frankeştaynlar türedi! Ben bilirimcilerin yalakaları ile birlikte taçlanan futbol dünyamız sosyal yapının içindeki sorunları görmeden, önemsemeden bulundukları futbol dünyasının sahada; sadece sahada ki sonuçla önemli olduğunu  unutup gelen yıldız teknik adam ve futbolcuları da kendilere çevirdiler. Ben ve benim gibi kişilerin yüzlerce futbolcu eğitimi veren idealist liderlerin üstüne basarak dibe vurdular. Futbol binası çökmüştür. Çaresi çok özel yeni yaptırım ve eğitimle gururlu bir mücadele ruhu yaratmaktır. Her gün kavga edenlerin ülkesi değildir futbol dünyasından beklenen...Tribünde gruplar türeten, kendi destekçilerini yaratanlar sonra onları özellikli hale getirip kenara koymaya kalkınca kavga baskıya ve tehdite dönüştü. Hatta medyaya habercilik adına dahi izin vermeyerek saldıranlar daha  dün akşam örneğini verir durum yarattılar.
 
Dünya bir ilki yaşadı. Kalecimiz son zamanlarda gergin ve tepeden baktığı havası ile tribünlerle gereksiz tartışmaya girince kıyamet koptu ve Ulusal takımın kalecisi olduğunu unutarak ısınırken eldivenleri atarak evine gitti! Oysa benim zamanında yönettiğim Kulüpteki öz kaynaktan hiç de bu tür eğitim almamıştı! Yakışmadı ve kendini inkar etti !
 
Seyirci her zaman protesto veya teşvik eden gösteride bulunur. İşi farklı noktalara çeken ve hayasızca kötü sözlerle futbolcu ve hakeme, başkanlara saldıranlar var. Futbolcu da sadece saha içindeki göreviyle ilgili olmalıdır. Dünyanın her yerinde tepki vardır. Futbolcu üç maymunu oynamak zorundadır bir ölçüde. Bu işin fıtratında vardır. Başarıyı sağladığı zaman nasıl omuzlarda ve alkışlarla taçlandırılıyorsa tersinde ise tepki alacaktır ancak özele inen söylem ve küfürler kimsenin hakkı değildir. Bu anlamda hakemlere yapılanlar karşısında düdüklerini atıp sahayı terk mi etmeleri gerekli.İşin içinde nefret var. Kin var! Artık toplumdan kopma var! Yanlış da yapma keyfiliği var. Bu bize biraz da nasılsa en kolay Teknik Direktör gönderme rahatlığından geldi! 
 
Kısacası işin içinde şımarmak var! Adil  olmayan ve tartışılan güvensizlik futbolu bitirme noktasına getirdi. Alternatifsiz kaldı futbol. Bir başka Teknik adamı yaşatmama alışkanlığı şimdi kendi yarattığı liderini yok etme sürecine girerken neredeyse dördüncü torbaya çarpacak futbolumuzu dibe vurdu .
 
Derhal Federasyon yeni donanımlarla, futbola sadece para değil sistem dayatması yapmalı ve kulüpler yasası çıkmalıdır. Ekonomik gücü olanların yönetim olduğuna karşı olmayan Endüstriyel futbol kariyere saygı duymalıdır. Kulüpler, okullar, medya hepimiz terbiye ve örnek olma mecburiyetindeyiz. Volkan patlamış lavlar Pompei gibi hepimizi kavurmuştur. Ceza ve mükafat  iyi kullanılmalıdır. Yapılacak çalışmalarda artık  hiç bir hata halının altına süpürülemez...
 
Bunu gördük ve daha kötüsü olamaz. Grupta durumumuz parlak değildir. Rakiplerimize ve Hollanda karşılaşmasına kilitlenen gerçeğimiz umut olmuştur! Yepyeni bir kadro kurmak gereklidir. Devşirme ortamına gerek yoktur. Bizim Ulusal yapımız bunu kabul etmez. Ayrıca diğer ülkelerde devşirme dediğimiz gerçek en küçük yaştaki eğitimin sonucu ortaya çıkmıştır. Biz 25-30 yaşındaki  yabancılara Ulusal forma giydirmeye kalkarsak kendimizi inkar etmiş oluruz ki Bir eğitimci teknik direktör olarak bunu asla kendi adıma içime sindiremem. İzlanda grubumuzda iyi örnektir. 
Biz ise cevherlerin eğitime aç bırakıldığı bir ülke olarak kendi futbolumuzla mücadelemizi sürdümeliyiz.Terim daha önce onlarla kazanmıştı. Hatta ben Aurelio'ya dahi karşı çıkmıştım. 
Tıpkı Terimin  ve meslektaşlarımızın yerine gelen yabancılara karşı olduğum gibi. Bunu bir ayrımcılık değil kendimizde olan cevheri kullanmak adına söylüyorum .
Volkan, Gökhan ve öteki sahte rapor gönderenlerin hataları örtülmemelidir. 
 
Tribüne küfür etmeye gelenler cezalandırılmalıdır.
Unutmayalım ülkemiz sıkıntılı bir süreçte iken Mahalle maçı yapmıyoruz!
Herkes haddini bilmelidir!
YORUM EKLE