Beyaz Sorular!

Alen Markaryan kaleme aldı.

Beyaz Sorular!

Bahanelerin arkasına sığınmak
Sorunları halının altına süpürmektir.
En önemlisi
Kendinizi
Bağlı olduğunuz kurumu
Ve çevrenizi bir nevi ciddiye almamak demektir.
Hele mevzu Beşiktaş’sa durum daha da vahimdir.
‘Beşiktaş neden kötü oynuyor?’ sorusunun cevabı
‘Stadın boşluğundan dolayı konsantrasyon sorunu yaşadık,
Çok rüzgar vardı,
Saha tarlaya benziyordu,
O stat lanetli,
Suçu ben üzerime alıyorum’
Olmamalıdır…
Bu minvalde cevap verirseniz size bir daha sorarlar:
“Bursa’da saha nasıldı?”
“Mersin’de saha kötüydü de nasıl yendin?”
“Feyenoord’u 3’lediğinde hangi tarlada oynamıştın?”
“Çatır çatır top oynayan Eskişehir,
İnsanların kötü dediği sahada oynamadı mı?”
Şayet bunlara cevap verirseniz
(Ki vermemelisiniz…)
Bataklık kriterleri devreye girer.
Çırpındıkça batarsınız.
O yüzden şapkayı önümüze koymakta fayda var.
Öncelikle ve üstüne basa basa belirteyim ki;
Puan kaybettiğimiz maçlardan sonra
Gazetelerde Olimpiyat Stadı’nın
Zemini
Rüzgarı
Ve tribünsel boşluğuyla ilgili çıkan haberleri görüş alanımızdan çıkartmalıyız.
Çünkü bu tip yazılar başta teknik heyetin
Sonra tüm camianın doğru görmesini ve doğru karar vermesini engelleyecektir.
……………….
Düşünmemiz gereken şudur ki;
Ben rakip takımı iyi analiz ediyor muyum?
Rakibe göre kadro kuruyor muyum?
Motta’yı oynatmayacaksak niye aldık ki?
Hilbert’i arıyorsak niye gitmesine izin verdik ki?
Almeida’nın gitmesine sebep
Yan orta
Muz orta
Ve kafa topu sorunsalı Demba Ba için de geçerli mi?
Eğer geçerliyse
Gökhan Töre ve Kerim Frei niye bu iş için eğitilmiyor?
Sıfıra inip orta yapmak bu takımda yasak mıdır?
İngiltere’de oynadığı dönemde
Bir çok kere haftanın futbolcusu seçilen Kerim Frei neden patlama yapamıyor?
Bu takımda isme göre mi kadro kuruluyor?
Formsuz futbolcular ısrarla neden ilk 11’de sahaya çıkıyor?
Tolga sakat sakat oynamakta niye ısrar ediyor?
Bir zamanlar ‘Şifo ile Sergen yan yana oynamaz’ diye bir zihniyet vardı.
Biz de o zihniyette miyiz?
Eğer değilsek
Sosa ile Oğuzhan’ı niye yan yana oynatmıyoruz?
Kadro yapısı istediğimiz gibi oluşturuldu mu?
Oluşturulmadıysa
Neden istediklerimizde ısrarcı olamıyoruz?
Mesela
Önümüzdeki sezonun kadro taslağında
Demba Ba varsa
Geçen senenin devre arasında
Cenk Tosun’u niye aldık ki?
Hoş! Cenk Tosun’u aldıysak
Demba Ba yerine, Demba Ba’ya verilen parayla defansa kalibresi yüksek bir playmaker niye almadık ki!
………………..
Çok iyi bilmekteyim ki;
Yeterli özgüven sağlanamadığı zaman
İnsanlar risk almaktan kaçar
Ve hüsran kaçınılmaz olur.
Yoksa oyuncu değişiklikleri aynı mevkideki adamların takasıyla gerçekleşmez.
Geçen sene Almeida-Pektemek
Bu sene de Oğuzhan-Sosa takasına tanıklık ediyoruz.
Bir de Olcay-Kerim giriş çıkışları var.
Beşiktaş olarak biz
Kendi sahamızda son 15 dakikaya 1-1 giriyorsak
Sahadaki gol ayaklarına dokunmamamız gerekmektedir.
Bilakis üstüne elimde ne kadar gol ayağı varsa sahaya sürerim.
Çünkü sahamda alınacak 1 puan
Bizim için 0 puanla eş değerdedir.
Ve itibarımı zedeler.
…………….
Bu risk alamamadaki sıkıntı
Takıma yansıdıkça
Durum daha da değişik bir boyut kazanıyor.
Yoksa öne geçilen her maçta geriye yaslanılmaz
Tipik deplasman takımı gibi kontra futbol seçilmez.
Hoş o da becerilemiyor ya!
Türkiye’de şu anda hiçbir takım güzel top oynamıyor ama
Ne yazık ki onlar bizi ilgilendirmiyor Hocam!
Bizi yakinen ilgilendiren
Yüzbinlerce Beşiktaş aşığının mutsuz olması.
Totthenham maçından önce bu yazıyı kaleme almama sebep
Sizin mangal gibi yüreğe sahip olduğunuzu bilmemdir.
Onu hatırlatmak istedim.

KAFA YORDUKLARIM
·   Voleybol maçlarında
Sayıyı kazananın da
Kaybedenin de
Sevinç gösterisi yapmasına,
·   Futbol maçlarında burnundan, ağzından çıkmak suretiyle
Futbolcuların sahaya devamlı tükürdüklerini görürüz
Salon sporlarında ve özellikle basketbolda
Bu kulak, burun boğaz işleminin neden yapılamdığına,
 
·  Korner atışlarında, korner atan oyuncunun elini devamlı havaya kaldırmasına,
 
ACAYİP KAFA YORUYORUM

YORUM EKLE