Ay Kraterinde 3 Puan

Ali Ece kaleme aldı.

Ay Kraterinde 3 Puan

Arsenal’in de mücadele ettiği, İngiltere’deki en üst küme olan Premier Lig’in adı “Süper” değil. Ancak bizim sadece adı “süper” ligle karşılaştırınca, başta futbolun en önemli unsuru zemin olmak üzere ligin her şeyi süper kalıyor. Mersin gibi futbolun delicesine sevildiği bir şehirde üstelik de futbol kültürümüzün en önemli değerlerinden İdman Yurdu’nun ait olduğu yere döndükten sonraki ilk maçında bu zemin olacak iş değil!

Zemin dediysem, ben ne kadar Michael Jackson isem dün gece maçın oynandığı alan da o kadar “zemin”. “Zemin” Ay krateri ile 1996’da amatör küme maçlarının oynandığı Eyüp’teki stadımsı arası bir yerlerde! Bu “zemin”de değil maç, piknik bile yapılmaz; her an çimlerin arasındaki deliklerden kunduz, gelincik, köstebek çıkabilir. Keşke kunduz çıksaydı da daha 30. dakikada futboldan ekmek yiyen iki iyi adam Veli ve Oktay Delibalta sakatlanıp çıkmasalardı!

Hakem gömleği giymiş kişi de Süper Kupa finali, Balıkesir – Akhisar, Buca – Altınordu maçlarında olduğu gibi “zemin”den sonra sahanın en kötüsü! Mersin İdman Yurdu bu zemini hiç hak etmiyor ancak oyuncular ve teknik heyet bu şartları daha iyi bildiği için 15. dakikadan sonra Atiba örneğinde gördüğümüz gibi bu zeminde yapılması imkansız yerden kısa paslar yerine havadan uzun toplarla oynayarak etkili oldu. Emirates Stadı’nın harika çimlerinden sonra bu “zemin”de Beşiktaşlı oyuncular ise ilk yarıda UFO görmüş masum çiftçiler edasıyla uzun süre kendilerine gelemediler. Sadece ilk 45’in sonuna doğru 3. alanda ilk kez zemine uygun bir hücum gelişti. Gökhan Töre kraterler arasında dripling zorlamak yerine direkt ortaladı, Cenk yeni kariyerine golle başladı.

2. yarı daha hareketli ve pozisyonluydu. Beşiktaş 3 tane karşı karşıya pozisyon kaçırdı. O pozisyonların birinde dahi Demba Ba olsaydı, maç çoktan bitmişti. Belki Demba Ba, Pazartesi sabahı 2 genç arkadaşı Cenk ve Kerim’i bu pozisyonları daha efektif değerlendirmeleri için çalıştırır! Çalışma demişken 2 önemli kurtarış yapan Cenk Gönen zaten yetenekli bir kaleciydi. Ancak dünyanın sayılı kaleci antrenörlerinden Sambade’yle çalıştığı ölçüde yeteneklerini özgüveniyle birleştirip istikrarlı performansa da dönüştürdü. Biliç son 10 dakikada Pedro’yu oyuna alıp dizilişi 5-3-2’ye döndürdü, oyunu öldürdü. Biliç’in geçen sezonki en önemli eksiği bu gibi gereken yer ve zamanda bu tip taktiksel müdahaleleri yapmamasıydı.

YORUM EKLE