Atilla Gökçe Aboubakar'a dokundurdu

Atilla Gökçe Milliyet gazetesindeki yazısında Beşiktaş'ın 4-1 kazandığı ve çeyrek finale çıktığı Olympiakos maçını değerlendirdi.

Coşkudan kaygıya... Beşiktaş'ın ilk yarıda hepimize yaşattığı ruhsal gel-gitin özeti bu... 2. yarıda sıkıntılar ve onları aşan muhteşem bir macera... İşte o da kaygıdan saygıya dönüşün öyküsü...

Şampiyonlar Ligi'nde evindeki tüm maçları berabere bitiren siyah-beyazlılar, yakın tarihteki hayal kırıklığını anımsattılar bize. İç sahadaki Malmö (2-2)ve Valerenga (3-3) beraberlikleriyle elenmiş olan Beşiktaş, dün de ilk yarı sonunda aynı korkuyu yaşadı...

Aboubakar ve Babel'le 2-0 öne geçen takım, 31'de Younousi'nin volesini seyretti. Bu golde Adriano'nun büyük hatası var. Rakibinin üzerine gideceğine sırtını dönüyor, ne yaparsan yap, dercesine... Olacak şey değil. Barça'da da böyle yapabiliyor muydu acaba?

Maç sıkıntılı bir skora dönüşünce hiç olmaması gereken şey oluverdi. 2006'daki Materazi-Zidane örneğindeki gibi topsuz alanda Aboubakar rakibine kafayı vuruverdi. Dördüncü hakemin uyarması falan derken Kamerunlu doğrudan kırmızı kartla gönderildi. Yanlış hareket, doğru karar!. Böyle bir çılgınlığı ya da cahilliği yapabilmek için saf bir amatör olmak lazım. Merak etmeyin futbol tarihi böyle saf golcülerin öyküleriyle dolu.

Aboubakar'ın takımı 10 kişi bırakan hareketi, acaba Beşiktaş soyunma odasının havasını nasıl etkilemiştir? Şenol Güneş, futbolcularına önlem ve uyarılarla dolu taktik bir söylemde mi bulunmuştur, yoksa Aboubakar'a öfke mi kusmuştur? Kendi adıma ben ikinciyi yapardım. O yüzden teknik direktör olamayacağımı da biliyorum zaten.

Hale bakın... İlk yarıda yaşadığımız gariplikler yüzünden oynanan futbola bakamadık. İyi başlamıştı Beşiktaş... Talisca'nın ortaladığı topu kafalayan Aboubakar herkesi rahatlatmıştı. Sonra Quaresma'nın ceza alanına indirdiği top karambolda gitti, döndü ve sonunda Babel'in ustaca vuruşuyla gol oldu.

Aboubakar o tatlı maça limon sıkıyor. 39'dan 75'e uzandı bu tatsızlık hali... Sonra o tedirgin bekleyişlerin, kaygılı huzursuzlukların ardından Quaresma'nın uzun topunu Ryan Babel kendi sağına indirdi. Rakip savunma dönüp yetişene kadar ceza alanı dışından patlattı.

İşte mutlu son... Ve bir gerçek daha: Güzel Hollandalılar da var! Eh! 84'te girer girmez golü çakan Cenk Tosun!.. Ne diyeyim sana çocuk? Alkışlar!

Atilla Gökçe / Milliyet

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2017, 11:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER