İstanbul
Kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
10 Ocak 2017 Salı 11:36

Sezon başında Beşiktaş’a transfer olduğunda hakkında soru işaretleri vardı. Sakatlığının geçmediği iddia edildi. Hatta geri gönderileceği dahi söylendi. Ancak İspanyol kaleci Fabricio, kısa sürede formayı Tolga Zengin’den aldı ve bir daha da vermedi.

Fabrico, zaman zaman riskli hareketler yapsa da siyah beyazlı taraftarların güvenini kazanmayı başardı. İlk devredeki performansına da bakıldığında Beşiktaş’ın artık bir kaleci sorunu olmadığı söylenebilir.

- Beşiktaş’ı tercih etmendeki en büyük sebep neydi?
İspanya’dan da bir çok takım istedi. Beşiktaş’ı seçmemin en büyük nedeni Şampiyonlar Ligi. Ayrıca kız arkadaşım da İstanbul’u çok sevdi...

- Tolga’dan kısa sürede formayı kaptın...
Türkiye’ye gelmeden önce şampiyon olmuş bir kaleciyle rekabet edeceğimi biliyordum. Sabırlıyımdır. Tolga, değerli biri ve takımın kaptanı. Sevdiğim bir arkadaşım. Bazı önemli bilgileri Tolga’dan öğreniyorum. Uluslararası deneyimi de var. Uyumumuz mükemmel.

- Şampiyonlar Ligi’nden çok ağır bir yenilgiyle elendiniz. Kiev’de neler oldu?
Şampiyonlar Ligi, üst seviye bir lig. Avrupa’nın en kaliteli ve en güçlü oyuncularının bulunduğu bir sahne. Son Dinamo Kiev maçında hiçbir şey iyi gitmedi. Bir de buna hakem hataları eklenince dağıldık. Oysa Dinamo Kiev maçına çok iyi hazırlanmıştık. Ancak maçta herşey kötü gitti. Farklı kazanacağımızı umuyorduk, ama her şey bazen istediğiniz gibi gitmiyor. Kasımpaşa maçı da beni kahretti. Atak yapmadan goller atıp kazandılar. Şoka girdik!

- Şu ana kadar Beşiktaş’ta oynadığın ve unutamadığın maç hangisi oldu?
Şampiyonlar Ligi’nde Benfica ile oynadığımız maç, hayatım boyunca unutamayacağım maçlar arasındaki yerini alacak. Çünkü 3-0 geriye düştüğümüz maçı döndürdük. Maçın devre arasında Şenol Güneş’in özgüveni ve taraftarların mağlubiyete rağmen verdiği destekbize adeta bir doping oldu. Ben, arkadaşlarıma ve İspanya’da görüştüğüm tüm meslektaşlarıma Vodafone Arena Stadı’nda kimsenin kolay kolay maç kazanamayacağını söylüyorum. Bu stada çıktığımızda kendimizi güçlü hissediyoruz. Hatta maça 1-0 galip başlıyoruz. Tribünlerdeki taraftarlarımızın yaratıcılığı bizleri kamçılıyor.

- En büyük hedefin nedir?
Deportivo’da a takımdan B takıma yolladıklarında hiç gurur yapmadım. Çünkü başaracağıma inanıyordum. Şu anda en büyük hedefim 2 Avrupa ve 1 Dünya Kupası kaldıran İspanya Milli Takımı’nın kalesini bir gün korumak. Bunun için çok çalışıyorum. Bunun hayalini kuruyorum. Benim için büyük onur ve gurur bu olacak.
Hürriyet

Loading...
Son Güncelleme: 10.01.2017 11:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kartal 2 ay önce

hele yavruya bak beş ataçağım diye sahaya çıkan futbol takımı maça sizin gibi başlamaz sizin ilk devreler üzerinize ölü toprağı atılmış sahada uyur gezersiniz veya oynamaya korkuyorsunuz ki rakip uyanırda oynamaya başlar. geçen sene maçları ilk otuz dakikada rakip kim olursa olsun içerde dışarda bitiriyordunuz çoğunlukla.