Alen Markaryan: Haşa!

Alen Markaryan Akşam gazetesindeki köşesinde Beşiktaş'ın 2-1'lik mağlubiyetle döndüğü Gençlerbirliği deplasmanını yorumladı.

GÜNDEM 14.10.2017, 03:33 15.10.2017, 11:05 kartalbakışı.com
1960

Maça gelen taraftarların üzerindeki montlardan belli ki,

Klasik bir Ankara ayazında çıkıyoruz maça.

Sert ve puslu…

Milli aranın oluşturduğu, milli yaranın hemen ertesinde;

Lige, Beşiktaş’la dönüş yapmak heyecan verici.

‘3 gün sonraki Monaco mu?

5 gün ötedeki Başakşehir mi daha önemli’ diye oturduğumuz masadan

‘En önemlisi ilk oynayacağımız maçtır’ diyerekten sahaya çıkıyoruz.

***

Gençlerbirliği maçının dizilişinde göze değişik gelen ilk resim,

Cenk ve Negredo’nun aynı anda ilk 11’de olmasıydı.

Sonra da Babel ve Quaresma’nın yokluğu.

Cenk sola kaydırılmış,

Lens de Quaresma’nın bölgesini sahiplenmişti.

Maçın başlamasıyla, ziyarete gitmiş de bir türlü kalkmak bilmeyen misafir görüntüsü oluştu Beşiktaş’ta.

Çöreklendiler rakip yarı sahaya.

Ama pozisyon bulamıyorduk.

Onuncu dakika geçildiğinde Gençlerbirliği şoku atlatıp,

Beşiktaş kalesine gelmeye başladığında,

İlk atakları sakatlıkla,

İkinci gelişleri golle sonuçlandı.

Enteresan!

Ve 1-0 mağluptuk.

Maç kaldığı yerden yine başlamıştı.

Oyuna hakimdik, top bizdeydi ve Lens’i de sağ taraftan hareketlendirmeyi başarmıştık.

Ama yeterli olmuyordu.

Zira Gençlerbirliği kendi yarı alanına çekilip, iyi kapanıyordu.

Adam eksiltip, boşluk yaratmak en akıllıcasıydı.

Ve Şenol Hoca’nın hamle yapması gerekiyordu.

Hele koskoca bir ilk yarıyı sol tarafsız oynadığımızın altını çizersek,

Acil tuşuyla hem de!

İkinci yarı itibariyle bütün mantık Quaresma ile Babel’in sahada olmasında birleşiyordu.

Ve Şenol Hoca da aynı minvalde konuyu sahaya taşıdı.

Ve bin pişman oldu.

Zira Babel, oyuna girer girmez 48’inci dakikada

Yanlış timing sonucu ayağını Ahmet İlhan’ın suratına indiriyor ve kırmızı kartla oyun dışında kalıyordu.

10 kişiydik.

Son 3 senedir bütün Gençlerbirliği maçlarının ilk yarılarını heba ettiğimiz yetmiyormuş gibi,

Bir de bu 10 kişi sorunsalı çıkmıştı başımıza.

8 haftada 5 kırmızı.

Sonra ikinci gol geldi.

Biz tabii ki futbolla yıllanmış insanlara bir şey öğretecek değiliz. Hâşa!

Samimi söylüyorum.

Lakin milyonlarca kez denenmiş ve ispatlanmış,

‘En önemli maç ilk oynadığın maçtır,

Sonrasını sonra düşünürsün’ kelamı

Hiç akıllardan çıkmamalıydı diye düşünüyorum.

Ve,

‘Şu kırmızı kart olmasaydı ve ilk yarıyı heba etmeseydik, rahatça çevireceğimiz maçtı’ diyebileceğimiz,

Quaresma’nın adam eksiltişleri ve maruz kaldığı penaltıyı gözlemledik.

En baştan beri olması gereken buydu.

Ama olmadı.

Atı alan Üsküdar’ı geçmişti

***

Alen Markaryan / Akşam

Yorumlar (0)