Bir kaç gün önce Avrupa kupasında takımın el freni olanların hataları  sonucu elenen Beşiktaş, stratejik transfer düşüncesi  ve desteklerle gelen Denizli'nin çalıştırdığı takımı "lime lime" ederken (Kelime Denizli'ye ait ve hakem için kullanmıştır asla katılmam!) Boş kale ile oynasa aynı sonucu alırdı! Tarihi bir olaydır akşamki karşılaşma ve ders olmalıdır. Yılların kalecisi Şenol Güneş'in takımı kalecisiz olmamalıydı ve bu duruma düşmemeliydi! Tolganın umursamazlığı ve hatta yedek olmayı dahi kabul etmediği bu derbi karşılaşmasında genç Günay bana göre kurbandı ve kader ağlarını ördü ama sonuç futbolun adaletini ortaya koydu. Hem de Adalete hasret kaldığımız bir dönemde. Kalesini bırakıp ilk kez uzun bir topta neredeyse santraya çıkan ve ayağına gelen topu "bu işten anlamam ben ellerimle oynarım" dercesine topu saçma bir vuruşla rakibine indiren Günay' Allahın sevgili kuluymuş! Bu arada Şenol Güneş'te tabi... Hiçbir şekilde Tolga 18 dışı kalamazdı. Yedek oturmasını da bilecek ama tüm tepkilere karşın bu karşılaşmada yine görev almalı ve hiç denenmeyen Günay ve Beşiktaş ateşe atılmamalıydı!


Bu 90 dakika özellikle ilk yarı Muslera ile Beşiktaş arasında geçti. Harika oynayan rakibini silen, koşmaktan zevk alan, baskı ve pozisyon gücünü ortaya koyan, inanılmaz coşkulu olan Beşiktaş en az ilk yarıda 5 net golü kurtaran Muslara'yı aşamadı. Oyunun kırılma anı ve ters motivasyon dakikası Günayın'ın yedirdiği garip gol ve arkasından gelen Gomes harikasıydı.

Queresma ilk kez Beşiktaşta bu kadar şahsi olsa da koştu, çalıştı ve baskıya ortak oldu. İsmail futbol yaşamının en iyi oyununu oynadı .Oğuzhan "Dünya çapında bir yıldızdan ne farkım var?" derken istikrar ve başarının adı Atiba oldu. Hepsinden önemlisi 25 bin seyircili Olimpiyat stadı tarihe geçecek bir futbol zaferine imza attı. Ligi Fenerbahçe -Galatasaray arasında oynama stratejisinde olanların şapkaları düştü! Beşiktaş kendi stadı olmasa da emanet sahalardan şampiyon olacak bir mücadeleyi sürdürüyor. Bu azimli futbol takımı ve öğretmeni Şenol Güneş gereksiz maç sonu anlatımlarını bıraksın. Çünkü buna gerek yok. Onları futbolcuları ile paylaşsın. Kısa ve öz sert iki felsefi anlatım yeter. Anlayan anlar anlamayan dersine çalışsın!

Dün çok üzgündüm. Rahmetli arkadaşım ve iki yıl birlikte çalıştığım Sarıyerin eski genel kaptanı Eyüp Odabaşını toprağa verirken bir çok eski dost futbol dünyasının ileri gelenleri ile de kucaklaştım ama akşam gece ikiye kadar gerçekten mutlu olduğum bir derbi mücadelesi ve zorlukla çevrilen sonucuyla Beşiktaşın galibiyetini yorumlamak bana ilaç gibi geldi. Bu ülkede iki ayda bir teknik adam değiştiren Doksanlık kulüp başkanları Lucescu'ya yaş sormayıp peşinde koşarken(!) bana aynı yaşta olduğum halde engel sunuyor ve bahane üretiyorlarsa adil olmayan bir futbol kirliliği var demektir. Balık baştan kokar. Ne olursa olsun şu anda Öğretmen  ve futbolcu ordusunun Karakartal forması ile şerefli mücadele vermeleri bir futbol ve yaşam şansıdır. Beşiktaş belli kulübe zenginliği olduğunu dün gece yine netleştirmiştir. Sadece iyi bir kaleci bir stopere ihtiyacı olabilir. Oda hazır değilse gereksizdir. İyi ve idealist futbol gerçeği bu şartlarda Beşiktaşa şampiyonluk getirir. Yeterki her maçı kendi özelinde düşünsünler ve odada kazansınlar. Bunu umut ederken aksini asla kabul edemem. Çünkü siz her başarıyı gerçekleştirecek bir futbol takımısınız. Hep isteyin kazanın ve şampiyon olun. Rakibin büyüğü küçüğü yoktur ve artık derbi de kazanıyorsunuz.Nokta !