Göze Gelen Kafa

Galatasaray’ın yine puan kaybettiği bir haftada
Bilmem kaç maçtır altın tepside sunulan şampiyonluk yarışının içinde olabilme fırsatını
Bu sefer de mi elimizin tersiyle iteceğiz.
Maçtan evvel herkesin aklındaki soru ve algı buydu.
Temenni ve arzu ise
Maça iyice aşınılması
Sürprizlere mahal verilmemesi
Ve Beşiktaş gibi çıkıp oynanması gerektiğiydi.
Van der Vaart’ın Beşiktaş’la işkillendirilmesi
Ve bu futbolcudan önce, aşklarının İstanbul’a gelmesi

Manidar
Manidar olduğu kadar da düşündürücüydü.
“Orta sahayı Veli’siz kuramam” mantığındaki Bilic
Bunun ödülünü daha birinci dakikada cebine koyuverdi.
Israrla pres ve inatçı kimlikle saldıran Veli
Yoktan yarattığı pozisyonda takımını 20 metreden attığı golle öne geçirdi.

Aferin Veli…
Beşiktaş’ın ikinci golü ise bana rahmetli babamı hatırlattı.
Her futbol muhabbetinde
“Topu İngilizler gibi oynayacaksın”
“Top 3 pasta gol olacak” derdi.
Vallahi dün de aynen öyle oldu.
Franco uzun topla Motta’yı kaçırdı
Motta nefis ortaladı
Pektemek de havada asılı kalıp topu içeriye atıverdi.
O kadar güzel gol oldu ki
O golü atan kafa göze geldi.
Rakibiyle çarpıştı ve maç boyunca
Kanadı da kanadı…
İkinci yarının ortalarına doğru hala 2-0 devam eden maçta
İyice rahatlamak için
Üçüncü golü bulmamız gerekiyordu.
Biliyorsunuz her seferinde bir tuhaflık çıkar
Karnımıza ağrılar girer
Elimizdeki maçları hediye ederdik.
Bu düşünce sarmalında Atiba
“Siz fazla kafanıza takmayın” dedi.
Ve attığı karambol golüyle Beşiktaş’ı lig ikinciliğine taşıdı.
Bu maçtan önce altın tepsiyle gelen telveli kahvenin yanına
Nane likörü yakışırdı.
İçer mıyız içemez miyiz diye düşünürken
Fon dip yaptık.

YORUM EKLE