12.12.2011, 00:00

Gizli Bir Tanık Gibi

Daha önce Ülke futbol severleri olarakiyi bir teknik direktör, iyi bir futbol yorumcusu olduğumuzu zaten biliyorduk.

İddianamenin açıklanmasıyla birlikte, yine ülke futbol severleri olarak,  iyi bir Hakim, Avukat, Savcı olduğumuzu da gördük.

Ama hiç birimiz iyi bir tutuklu olmayı başaramıyoruz. Olaylara gerçek sanıkların savunmalarını dinlemeden kanaat getiriyoruz.

Öyle ki Aziz Yıldırım neredeyse tüm suçlardan darağacına götürülmek istense de, iddianameyi “Futbol gerçeklerinden uzak saçmalıklar yığını” olmakla suçluyor ve ekliyor. “Tüm iddialara belgeli kanıtlarla cevap vereceğim” diyor. Doğrudur yalandır dinlenmeli.

İddianame de Beşiktaş’la ilgili bölümler okunduğunda Serdal Adalı, Tayfur Havutcu veya Ahmet Ateş’in, ne doğrudan şikeye karıştığına, ne de bu yönde bir ima da bulduklarına dair hiçbir cümle yok.

Bülent Uygun’dan Ümit Karan’a İbrahim Akın’dan diğer tüm tutuklulara kadar hemen hepsi hakkında her şeyi bildiğimizi düşünsek de, gerçeklerin ortaya çıkması için sanıkların savunmasını beklememiz gerekli.

Yalnız İddianamenin açıklanmasının ardından Beşiktaş ile ilgili ortaya atılan iddiaların ilk bakışta bile havada kaldığı görünüyor. Beşiktaş’ın Kupa Finali öncesi, İstanbul BŞB’li İki futbolcuya şike maksatlı transfer teklifi yatığı gerekçesi ile eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen 3 isim halen ceza evinde yatıyor.

İddianameyi okuduğumuzda sanıkların ağzından böyle bir ifadeye rastlanmıyor. Ancak Menajer Yusuf Turanlı’nın İbrahim Akın’a “O maçta iyi oynamamasının iyi olacağını” ima ettiği sözcükler Savcılar tarafından farklı yorumlanıyor.

Bu da Soruşturmayı yürütenlerin sahiden de futbolun gerçeklerinden uzak olduğu ihtmalini düşündürüyor.

Mesela, Sayın savcılarımız Futbolumuzda kullanılan “Totocu” sıfatını muhtemelen bilmiyorlar!

Kimdir “Totocular” ? Aslında eski bir tabir olmasına rağmen gelişmiş versiyonlarıyla, futbolumuz içinde hala faaliyet gösteriyorlar. Hiçbir yaptırım gücü ve vasıfları olmamasına rağmen sadece kendi menfaatlerini gözeterek birilerine sempatik görünme ya da çıkar sağlama amaçlı eylemlerde bulunan kişilerdir onlar.

Yakın geçmişte maç bağlamanın neredeyse bir yönetici başarısı olarak gösterildiği ülkemizde hızla  türeyen bu Totocular, maç önceleri ortaya çıkarlar ve  “Siz rahat olun ben o işi hallettim” gibilerinden yaklaşımlarla birilerine yaranmaya çalışırlar.

Aslında bu yönde hiçbir yaptırım gücü olmayan bu kişiler sonuç o takımın lehine biterse çoğu zaman girişimde bile bulunmamasına rağmen “Ben size söylemiştim, bakın işte hallettim, benim sayemde yendiniz” diyerek, akıllara kar suyu kaçırırlar. Mide bulandırırlar.

Tekrar mevzuya dönecek olursak, İddianameyi okurken nesli tükendiğini düşündüğüm bu Totocuların aslında tükenmediğini ve Menajer maskesiyle nesillerini devam ettirdikleri hissine kapıldım.

Özellikle “Sahte Menajer Yusuf Turanlı” (Çünkü lisansı yok) Beşiktaş yönetiminin yanlış bir zamanlamayla yaptığı transfer girişimini, daha sonra bir sorun çıkmaması ve bu sayede transferden elde edeceği komisyondan da olmamak adına, başka yönlere çekmeye çalışmış olabilir.

Mesela Beşiktaş’ın Avrupa Kupalarına katılmasını sağlayacak maçı kaybetmesi üzerine, düşeceği bunalımdan çekinmiş ve devamında transferden vaz geçme durumunun söz konusu olacağını hesap etmiş olabilir.

Ya da en basitinden Beşiktaş kaybederse, Avrupa’ya gidemez, Transfer listesi daralır, belki de bu iki oyuncuyu almaktan vaz geçer. Kendisi de, alacağı komisyondan olur. Olamaz mı?

Savcılar, transferlerin gerçekleşmediğini, o vakit bu görüşmenin şike için yapıldığına kanaat getirmiş.

Ya gerçekleşseydi?

O zaman da paraların çoktan verildiğine mi kanaat getirilecekti?

Ben böyle oldu demiyorum, fakat İddianameden kanaat çıkarıyorum.

Hem bu kanaat işi dikkatte alınacaksa geçmişe de bir kanaat getirilmeli.

“Şeref’inle oyna Hakkı’nla kazan” flaması da incelenmeli.

Şerefli ikincilikler, Başın öne eğilmesinler, Aldırma gönüller de ifade vermeli.

Dahası, bu yolda yazılmış, nice şarkılar, şiirler, besteler… Gizli bir tanık gibi dinlenmeli.

Siz hiç şampiyonluk görmeden büyüyen bir nesle, kanaat getirebildiniz mi?

Ve tüm bunlar olup biterken Sayın Savcım nerelerdeydi?

 

Erdem ULUS

www.kartalbakisi.com

twitter.com/erdemulus

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gelişmelerden Haberdar Olun

@