Geliyoruz!

Günler günleri, haftalar haftaları, aylar ayları kovaladı derken dananın kuyruğunun kopacağı son 10 haftaya lider girdi Beşiktaş...

Nice hengamelerden, fırtınalardan, boranlardan geldi elbet buralara...

1 maç kaybetti diye sallayanlardan tutun, "Bilic'ten hoca olmaz yeaaa" diyenlere kadar türlü sallamalara aldırış etmeden...

Ligde şampiyonluğun en güçlü adayısın, Avrupa kupasında çeyrek final kovalıyorsun ama yinede yaranamıyorsun bazen...

Erciyes maçının özelinde ise ilk kez sistem değiştirerek ileride çift forvet oynamayı seçti Bilic...

Takımın en önemli iki ayağı Atiba ve Sosa'nın yokluğunda mutlaka kazanması gereken maç için doğru kararda buydu zaten...

Tolgay gibi bir jokerin olması 4 - 4 - 2 oynanabilmesi için büyük bir avantaj...

Çocuk okeyde ki ara taşı gibi cuk oturdu Beşiktaş takımına...

Keza uzun bir aranın ardından Pektemek de forma şansı bularak Demba Ba ile çok iyi uyum sağladı...

Pektemek benim her zaman inandığım yerli en iyi santraforlardan...

Dünde bana göre sistemin işlmesini sağlayan iyi performans sergileyen önemli isimlerdendi. Gol atmasından daha kıymetli olan, yerdeyken bile sağ kanada Olcay'a pas atmak için kendini yırtması. Bunu her oyuncuda göremezsiniz...

Pektemek gol kaçırıyor ama Beşiktaş için savaşıyor, didiniyor ve yılmadan mücadele ediyor...

Ama çocukta öyle bir baht var ki; yolda kavga çıksa ayırmak isterken herkes sağlam kalkar bu hastanelik olur. O derece...

4 - 2 - 3 - 1 sisteminin kanat forvetleri Olcay ve Töre'nin 4 - 4 - 2'yi de rahatlıkla oynayabildiğini de gördük bu maçla birlikte...

Özellikle Gökhan Töre'yi Allah nazarlardan saklasın. 

Şu anda Türkiye'nin en formda ve iyi oyuncusu. Bunu yaptığı asistler yada attığı golleri baz alarak söylemiyorum...

Sürekli dikine oynamaya çalışıp Beşiktaş takımını atağa kaldıran en önemli hücum silahı. Kim ne zaman ateş edeceği belli değil...

Kısacası; Bayern'in Robben'i varsa Beşiktaş'ın da Gökhan Töre'si var...

Peki ya Necip'e ne demeli? Ne yedin içtin de bu hale geldin be kardeşim? Allah seni de nazarlardan saklasın...

Hele maç içinde Bilic ile Necip'in o baba oğul gibi öpüştüğü an yok mu, bir ileri bir geri sararak sabaha kadar izlenip ağlanası güzellikte...

He Bilic demişken...

Bu adam hata yapıyor, kimi zaman oyuncu değişikliklerinde de geç kalıyor ama Beşiktaş'ı şampiyon yapmak için alayına karşı tek başına savaşıyor...

Hemde medyada sözde Beşiktaşlı olanlara karşı dimdik ayakta durmaya çalışıyor...

Bir iki kötü oyun ve olumsuz sonuçta "Bilic Beşiktaş'ı şampiyon yapamaz" diyenlere inat, Beşiktaş'ı şampiyonluk ve Avrupa kupasında dolu dizgin koşturuyor...

İşler iyi gidiyor beyler, şimdi sizlik bir şey yok. ( Lafımı ben ortaya attım isteyen üzerine alınabilir )

Arkandayız Bilic!

Sana ve takıma amansızca vuranlara inat arkanızdayız...

Futbolcuların saha içinde sende kulübede üstün başın çamur olurcasına savaşıyorsunuz ya, biz bunu görüyoruz...

Ve alayına söylüyorum...

 GELİYORUZ!

Dip Not: Beşiktaş sezon sonunda şampiyon olacak ve hepimiz Beşiktaş sahilinden denize atlayacağız.

Saygılar 

Kürşad Çelikbaş

YORUM EKLE