Kötü ve galip

Mehmet Demirkol, Torku Konyaspor - Beşiktaş maçını kaleme aldı.

Kötü ve galip

Bu sezonda değil, Biliç döneminde de değil, uzun zamandır izlediğimiz en kötü Beşiktaş vardı sahada...

Beşiktaş’ın normal, yarıştan kopmadığı sezonda bu kadar ortak olamadığı oyun hatırlamıyorum. En azından oyunun bir bölümünde. Bu kez bu şartlarda hiç oyuna hakim olamadılar.

Aykut Kocaman’ın takımları topa sahip olur. Konya da öyle. Zaman zaman kaleyi unutur. Dün de öyle oldu. Bu hakimiyeti bozamamak bir yana... Gökhan’lı, Sosa’lı, Olcay’lı, Atiba’lı, Ba’lı takım nasıl olur da bu oyunu tam olarak bozamasa da oyuna ortak olamaz? İşte bu anlaşılmaz.

Biliç’in oyun anlayışıyında bu tip pas takımlarına karşı önde baskının bir sonucu olmalı. Beşiktaş oyunun merkezinde rakibi bozan ve birleşik olarak rakiğ kaleye hızlı oalrak gidebilen orta saha merkezinin sadece seyirci olduğu bir oyunu yaşadı. Veli, Atiba ve Sosa sezon boyunca dinç kaldı. An itibarıyla yaşadıkları çöküşde destek alamalrı şart. Konya’nın iki 5-0’ın ardından saldırdıkları oyunda, Beşiktaş savunma beklerinden destek almadan orta sahada kolay kolay oyunda kalamazdı. Pas istasyonlarını çoğaltamadılar. İsmail ve Serdar sadece kesicilik yapabildi. Ancak bir pas takımını kesmek istiyorsanız bu yetmeyebilir.

Yetmedi de...

Ve fakat başta şanslıydılar. Töre’nin, Tolga’nın asistiyle attığı golün harikuladeliği bir yana Djalma’ya çalınan faulün saçmalığını da hesaba katmak lazım. Bu kötü oyunda Sosa’nın attığı golün sonrasında
ise şanssızdılar. Verilen penaltı aslında Konya aleyhine faül olmalı. Atiba’nın gördüğü kırmızıysa hem ona hem hakeme yazar. Kanadalı hakem kadar cüretkardı.

YORUM EKLE