Fotoğraf çektiriyor!!!

Voleye kalkıp da havada asılı bekleyen, 
Futbolcu gibiydi Beşiktaş. 
En yakın rakibi su kaynatmış, 
Kapı ardına kadar açılmıştı zira. 
Tek yapılması gereken 
Asılı kaldığın yerden gelen topa vurmaktı. 
Hem kritik, 
Hem de stratejik maçın başlama vuruşundaydık.

Beklenilenin aksine Gençlerbirliği daha atak başladı maça. 
Diğer rakipler gibi kapanarak başlamak yerine, 
Risk alıp, hücumu tercih ettiler. 
Bu durum Beşiktaş'ın da beklemediği bir durumdu, 
Ve ilk 15 dakika itibarıyla bocaladık. 
Bu arada Cenk'in gollük vuruşunu 
Gençlerbirliği kalecisinin çizgiden çıkardığını notlarımızın arasına iliştirelim. 
Çünkü müspet yazacağımız tek pozisyon oydu bu zaman diliminde. 
Oyun kuramıyorduk, 
Bunda Gençlerbirliği'nin de sert oyunu büyük bir etkendi. 
Hakem taviz gösterdikçe doz arttı. 
Buna tepki gösteren Şenol Güneş'e, 
Gençlerbirliği hocası Ümit Özat karşılık verince 
Kısa süreli bir gerilim yaşadık. 
Ümit Özat'ın bu hamleyi maça gerginleştirmek için yaptığını biz hissettiysek, 
Hakem de hissetmeliydi. 
Ve en azından ikaz bayrağını çekmeliydi diye düşünüyorum. 
Gelişen Gençlerbirliği atağında, 
Rakibin hücumcuları topu Fabri'nin kafasına nişanlayınca 
Fabri'yi yerden kalkamaz halde bulduk. 
Uzun uğraşlar sonucunda ayağa kalktığında 
Sol gözünün şiştiğini ve morardığını gördük Fabri'nin. 
Dakikalar 40'ı gösterdiğinde de 
Kenara 'Beni alın' diye işaret etti Fabri. 
Belli ki acı çekiyordu, 
Ve bütün tribünlerin "Fabri! Fabri!" sesleri altında sahayı terk etti, 
Büyük geçmiş olsun. 
Maçın hakemi ilk yarıya 6 dakika ilave ettiğinde, 
Beşiktaş'ın meşhur ablukası başlıyordu. 
Tabi golle sonuçlanan. 
Quaresma'nın ayağının dışıyla Babel'e yaptığı ortaya 
Babel, "Ben yemem, sen ye" diye topu Oğuzhan'ın önüne bıraktı. 
Son günlerin suskun prensi topu tavana çaktığında 
Soyunma odasına galip gidiyorduk: 1-0. 
İkinci yarıda ilk pozisyonu verdiğimizde, 
Kaleyi devralan Tolga'nın müthiş refleksine tanıklık ettik. 
Kornerden gelen topa vurulan kafayı müthiş çıkarttı. 
Sonra Talisca tavşan çıkarttı şapkadan. 
Biz de çıkarttığı tavşana 
Şapka çıkarttık. 
O ne öyle frikik golüydü Yarabbi! 
Ne kale gördü topu ne kaleci. 
Zıpkın gibi bir top, 
Ve ah eden örümcek ağı: 2-0. 
Kısmen rahatlayan Beşiktaş'ta ataklar daha sıklaşmaya başladı. 
Hep Quaresma orta yapacak değil ya, 
Bu sefer Babel 'Al da at' dedi Quaresma'ya 
O topu dışarı, 
Tekmeyi direğe attı. 
Belli ki içten içe sinirleniyordu. 
Gol atamadıkça kafaya takıyordu anlaşılan. 
Bir Lyon paklar onu ya neyse!!! 
Nihayetinde oyunu domine etmeye başladı Beşiktaş 
Bu bağlamda Babel'in bir golü var ki; 
Breh! Breh! Breh! 
Yazının başında havada voleye yatmış bir adamdan bahsediyorduk ya, 
Hâlâ havada biliyor musunuz? 
Fotoğraf çektiriyor!!!

Alen Markaryan / Akşam

YORUM EKLE