Fıkranın Sonu

Fenerbahçe ile ilgili kararı, dolaylı yönden de olsa UEFA’nın vermiş olması, çok anlaşılır bir durumken, ne hikmetse bu iş de “Nasrettin Hoca fıkrasına” dönüştürülüyor.
 

3 Temmuz sabahından itibaren yaşananları hepimiz yakından takip ediyoruz. Elde ki çok keskin verilerin yanı sıra, soruşturmanın boyutunu etkileyebilecek iddialar da ortalıkta.
Kimileri kesinleşmiş belgelerden, kimileri ise yapabilme ihtimalinden, demir parmaklıkların ardında.

Karakoldan, medya ya yansıyanlara bakılırsa Fenerbahçe 1.Maddeden yargılanıyor. Yani Emniyete göre” Kesinleşmiş belgeler” var deniyor.
TFF, kanaat ile karar verme hakkına sahip olan bir kurum olarak, kanaatini kullanıyor ve Yargı ile Mahkemenin tersine “Eldeki verilerle bir kanaate varamadığını” söylüyor. Kanaatini, kanaatsizlik den yana, yani başka bir deyişle Fenerbahçe’den yana kullanıyor.
 

“Bana göre Fenerbahçe Türkiye 1.Lig’in de mücadele edebilir ama temiz olmadığını düşünen varsa Avrupa kupalarına gitmesin" diye de ekliyor.
Yani Avrupa kupaları ile ilgili boyut beni aşar “Ben bilmem beyim bilir” diyerek pası UEFA’ya atıyor.
Sanki fıkranın sonunu tahmin ediyor da renk vermeden dinliyor.

Ev sahibi takım kararı beğenirken, misafir takımlar cephesi, başta Galatasaray olmak üzere ayağa kalkıyor. TFF eyyamcılıkla suçlanıyor.

Bizim ülkenin “Futbol pastası kitabında” yazdığı gibi, “Söz konusu Fenerbahçe ise gerisi teferruattır” ya da “Republic of Fenerbahçe” durumları, Uluslararası boyut kazanan bu davada ne yazık ki geçerli olmuyor.
 

Sonuçta TFF den kat be kat daha fazla yetki ve donanıma sahip olan UEFA, TFF nin kendi ligi için uyguladığı kanaat gücünü tam tersi oranda kullanıyor.
“Benim ligim için yeteri kadar temiz değilsin” diyor.

Ortada anlaşılmayacak bir durum yok ama maalesef Fenerbahçe’ye yön verenler “Bu çamurda tek temiz kalan” taraftarlarını da bu kirliliğin içine çekmeye çalışıyor.
Biliyorlar ki “Suç değişirse suçlu da değişiyor”

Fenerbahçe taraftarı haklı olarak birilerinden hesap sormak istiyor.
Verdiği paranın, Aldığı biletin, yıkılan hayallerinin, kırılan gururlarının hesabını.

Fenerbahçe yönetimi ve bir kısım medyası kendinden başka herkesi suçluyor.
Ama korkarım, bu süreçte beyanları ile Fenerbahçe taraftarına yön verenler, gerçekte asıl hesap vermesi gereken kişiler.

Şimdi de Bizi 2.Lige düşürün” diyerek yeni bir gündem yaratılıyor. Kamuoyunu etkilemek için de futbolcular konuşturuluyor.
Sanki işten kovulacağını anlayanlar, istifa mektubu yazıyor.
 

Hani, Nasrettin Hoca bir gün Pazar yerinde eşekten düşmüşte, millet başlamış ya gülmeye. Hoca da yerden kalkıp cevap vermiş “Ne gülüyorsunuz? Zaten inecektim” diye.

Bu işin sonu da, o hesap bence.

 

Erdem Ulus

erdemulus@kartalbakisi.com

Twitter.com / erdemulus

www.kartalbakisi.com


 

YORUM EKLE