Düşünüyorum o kadar!

 Son pazartesi yenilgisinden sonra
O günü yok sayıp
Hiç oynanmamış gibi yapıp
Bir kupa gecesinde şahlanabilmekti bütün marifet.
Zira bazen hatırlamamak çok şey katar hayata.
Aslında eksiklerini görmektir bütün mesele!
Yaralarını sarabilecek bir fırsattır belki yaptığın ekstra mesai!

Çeyrek finalin dün gece Konya’da oynanan ikinci ayağına
Sahamızda kaybettiğimiz 1-2’lik skor dezavantajıyla başladık.
İlk 10 dakika itibarıyla kendi yarı sahasında kalmayı tercih eden Konya, hücumu hiç düşünmedi.
Bu süre içinde Beşiktaş çok yan pas yaptı ama
Hiç dikine olanını tercih etmedi.
Hafta içinde 40 bin bilet satımına ulaşan Konya
Seyircisinin desteğini hisseder hissetmez öne doğru çıkmaya başladı.
Laf aramızda pazartesi günü de 40 bin rakip taraftar önünde oynayan Beşiktaş
Üç gün sonra yine 40 binlik rakibe karşı oynuyor.
Enteresan değil mi?
Gider gelir bu garip tesadüfler bizi nasıl bulur hiç anlayamamışımdır.
Neyse, biz zoru severiz.
Ben bunları yazarken, ‘yan paslarda’ kalmıştık ya
Neredeyse ilk yarı bitti hâlâ yan yan oynuyoruz.
Dikine ve hedefe doğru oynaması gerekenlerin acilen sorumluluk alması icap ediyor.
Yoksa bu yan paslara para vermezler haberiniz ola.
İkinci yarı başladığında Gökhan Töre çıkmış
Kerim Frei takıma dahil olmuştu.
Bu bence oyuncu değişikliğinden çok
İki aynı tarz adamın yer değiştirmesiydi o kadar.
Bir gol yesek de yemesek de
İki gol atmamızın şart olduğu yerde
Daha cesur adımlar atılmalıydı diye düşünüyorum.
Tabi yalnızca düşünüyorum o kadar!
Akabinde Sosa-Tolgay değişikliğinin de
Taktiksel bir risk teşkil ettiğini söyleyemeyiz.
Oyun değişmiyorsa, sistem değişmiyorsa oyuncu değişimleri ne işe yarar ki?
Değişiklikler değişim göstermeyince
Hamleler hedefe gitmeyince
Maalesef kupa dışında kaldık.

Hep söylüyorum korkum demoralize olmak
Her şeyden önce ve bir an evvel takımın psikolojik olarak destek alması gerekiyor.
Hem de acilen!
YORUM EKLE