Dikkat! Çarşının Çocuğu Fırat!

 Bir kara kalem, bir beyaz kağıt...


Bir Beşiktaşlıya yaz dostum deseler, böyle bir senaryo yazardı heralde İnönü'de ki son derbide.


Bu senaryo önce hayallerde can buldu. Öyle ki, günler öncesinden dünyanın dört bir yanından yüreği Beşiktaş’la atan binlerce insan yola koyuldu...


Edirne'den Kars'a, Jüpiter’den marsa herkes Dolmabahçe'nin yolunu tuttu. 


Maç günü Beşiktaş semti mahşer yerini andırıyordu, Kıyametten önceki son derbi sanki.


1935'de yağmurlu bir İstanbul sabahında Mustafa Kemal'in kapısını çalarak "Buraya bir stadyum yapalım Paşam" söylemiyle, bu tarihi stadın ilk temellerini atan Paşaların ruhu da, yıkım için geri sayıma geçilen şu günlerde tüm asaletiyle oradaydı.


Türk futbolu için bir dönüm noktası olan İnönü Stadyumu, Mithat Paşa'dan aldığı ismini şimdilerde Şeref Bey'e emanet etmeye hazırlanıyor.


Fenerbahçe'nin MHK Başkanını hedef alan açıklamaları, Medyanın Beşiktaş'ın başarısını görmezden gelme çabaları, spor kamuoyunun alışıla gelmiş oyunları...


Her şeye rağmen “Santra sız son derbi” İnönü Stadına yakıştı. Santrası yeni stada kaldı.

***

Şimdi unutulmaz bu derbi maçı unutulmalı ve Trabzon maçına odaklanmalı.

Bordo Mavililer, zor durumda. Öyle ki kaybetmeleri durumunda son 9 haftaya küme düşme hattının tam ortasında girecekler. 

Bordo mavililer, bu hafta “Bordo Bereliler” kadar savaşçı ve kazanma arzusuyla sahada olacak. Çünkü onlar için bir ihtimal daha yok!

Karadeniz'de çok sert esen rüzgarı engellemek imkansız fakat tersine çevirmek mümkün,

Beşiktaş erken bir gol bulursa olumsuz tavırlar sergileyecek olan Trabzon seyircisini de arkasına alacaktır. Tersi olursa o rüzgarda savrulmak kaçınılmaz.

Ben, Fernandes ve Oğuzhan'ın düğünde bile yan yana oynamaları gerektiğini düşünenlerdenim fakat böyle olunca Samet hocanın B Planı falan kalmıyor.

Cenk, Sinan, Akgün, Akyüz, Erkan, Hasan, Muhammed  gibi oyuncular bu sezon kulübede boşluk dolduruyor.


Necip ve Veli'nin birlikte oynadığı yerde Fernandes ve Oğuzhan'ı ayırmak futbola yapılmış en büyük ihanet gibi gözükse de, mevcut yapılanmada bazen buna katlanmak gerekiyor. 

Fatih Terim ve Aykut Kocaman'a sorsanız her maç 5-6 oyuncu değiştirme hakkı olsa da kullansak derler, Samet hoca için bu sezon durum farklı. Elinde olsa bütün bir sezonu maksimum 12 oyuncuyla geçirmek istiyor.

Beşiktaş sol bek ve stoper değişiklikleriyle sonuca gitmek zorunda olan bir takım. Bunu Escude - Sinan değişikliğine gidilen ve geriden gelip 3-1 kazanılan Elazığspor ile Gökhan Süzen - Emre değişikliği ile dengelerin değiştiği Fenerbahçe maçında gördük.

Beşiktaş, Fenerbahçe maçında çok istedi ve kazandı, şimdi karşısında farklı gerekçelerle ama aynı oranda çok isteyen gergin  bir takım ve seyirci var. 

Buna rağmen mevcut durumu kendi lehine çevirmesi ve kaostan beslenmesi mümkün. 

Bana kalırsa Beşiktaş'ı bu hafta bekleyen en büyük tehlike futbol dışı etkenler.

Fenerbahçe, hafta boyunca büyük manipülasyon yaptı.

Beşiktaşlı Federasyon başkanı Yıldırım Demirören! 

Beşiktaşlı MHK Başkanı Zekeriya Alp! 

Şimdi de 'Sözde' Çarşı'nın çocuğu Fırat!

Ne diyelim rakipler bile farkında sistemin.

Allah Beşiktaş'ı, Beşiktaşlının eline düşürmesin!








 

YORUM EKLE