Çarşı Van’a Giden TIR’ın İçindeki Atkıdır!

Alen Markaryan kaleme aldı.

GÜNDEM 10.09.2014 - 03:16 22.04.2021 - 00:00 Kartal Bakışı

Çarşı “Van’a giden TIR’ın içindeki atkıdır” dediğimde herkes şöyle bir bakmıştı.

“Sahaları kapatacağına, rögar kapaklarını kapatın, çocuklar düşüp ölüyor” diye yazdığımda
Gülücük vardı insanların suratında.
Rekor kan bağışı kampanyası gerçekleşip,
Kızılay Şube Başkanı Maruf Abi’nin
“Keşke bilgilendirseydik,
Akşam içmeselermiş daha iyiymiş.
Bir yıl kimseye ihtiyacımız olmazdı” kelamı çok şey anlatır aslında.
Tavşanlı’nın Karapelit Köyü’ndeydim.
Yazacak defter, giyecek palto, öteberi götürmüştük arkadaşlarla.
Ufacık bir kız çocuğu yaklaştı yanıma,
Tuttum havaya kaldırdım,
Kulağıma, “Beşiktaş’ı çok seviyorum” diye fısıldadı.
O bebenin fısıltısı hala kulağımdadır.
“Yapılan iyilikleri anlatmak görgüsüzlüktür” derler.
Zaten anlatmam mümkün değil, sığmaz kitaplara.
Ne Gazze’ye dökülen gözyaşı,
Ne Soma’ya yakılan ağıt,
Ne Hasankeyf’e bakış,
Ne de Kaz Dağları’na haykırış…
Hiç birini yazmak gelmiyor içimden ama
Birkaç şey var boğazıma düğümlenen
Ve boğum boğum kanayan……
Çocuğunun büyümesini an be an yaşayan bir babanın,
O evladının ölümlerle boğuşmasını seyreden duygulardayım.
Ve celladım kim bilmeden…
 

Kapadokya Balonları!
Geçenlerde bir parti liderinin
Kendi partisine yönelik eleştirilerini okurken şu paragraf gözüme takıldı:
“Aktif-pasif üyeliği getireceğiz. Aidatını ödeyen, çalışmalarını yapan
Seçme ve seçilme hakkı kazanacak.
Mobil aidat ama…
Kongreden kongreye ‘Ödedim 500 kişinin aidatını, gelin benim için oy kullanın’ dönemi kalkacak.
Bu parti ağalığı sistemine son vereceğim.”
Belli ki canı acımış.
………………………….
Lakin benim aklıma ne hikmetse Beşiktaş kongreleri geldi.
Hayatında Beşiktaş nedir bilmeyenler
Beşiktaş’tan bihaber
Bir kere bile maça gelmeyenler
Onun atölyesinde
Bunun fabrikasında çalışanlar
Beşiktaş JK’lübüne üye olduğunun bile farkında olmayanlar.
Maalesef Fenerliler ve Galatasaraylılar
İstanbul’a sadece kongreden önceki gece gelip, lüks otellerde konaklayanlar.
Beşiktaş’ı kimin ileriye götüreceğini bilmeden ve düşünmeden
Yalnızca belirtilen isme oy verenler.
Ve bunun gibi bir sürü örnek…
Bu insanlar oy günü geldiğinde
Beşiktaş’ın kaderini ve istikbalini belirliyorlar iyi mi!
Reva mı?
Hak mı bu?
Elli kere yazdık, yüz elli kere söyledik.
Projeler ürettik.
Hiç oralı olan yok.
……………….
Yok edilecek diye vaat edilen bu sistemi yok etmek bence mümkün değildir sayın parti başkanı!
Bu siyaset  dünyasında da böyledir,
Holding yönetiminde de
Sanatta da
Spor Arenası’nda da böyledir.
Oy tutucular
Koltuğa yapışanlar
Bu işin simsarları bu işe mümkün değil izin vermezler.
Yeni tüzük çıkar
Bu işlerin canı çıkmaz.
Çünkü çöreklenmiş bu yapı varlığını bu şekilde sürdürmektedir.
Ne diyeyim bilmem ki…
Deli aklına geleni,
Düşman işine geleni,
Dost da içinden geçeni söylermiş.
Buradan yola çıktığımızda
Bu tip söylemler “Kapadokya Balonları” gibi havada kalır.
Yere inse bile etkisi olmaz.
Yazıyı okuyunca içimdeki yaranın kanadığını hissettim.
O yüzden iki kelam etmeden duramadım;
Hadi rastgele!


 
KAFA YORDUKLARIM
* Denizli gibi, Ersun Yanal gibi Fenerbahçe’yi şampiyon yapmış hocaları bir şekilde gönderip
“İstemezük!” diyen Aziz Yıldırım’a
Hele hele en son takımın başına İsmail Kartal’ı getirdikten sonra
Bırakın taraftarını
Bir tek kongre üyesinin bile “Ne yapıyorsun Başkan!” diyememesine…
*  Nişantaşı’ndaki 4 yol ağzından Valikonağı Caddesi’ne inen trafik kör düğümünün
Ki orada bir çok hastane var.
Hiçbir yetkilinin çözmek için kılını kıpırdatmamasına
 
*  Bir zamanlar bir Önder Özen vardı,
Sahi ne oldu ona?
Bu hocamızın birden bire ortadan kaybolmasına
ACAYİP KAFA YORUYORUM…