Bu satırların sahibi olarak futbol, spor ve insan yetiştirme, eğitme adına çok büyük mücadele vermiş, vermeye de devam eden kişi olarak hiç bir anlamda hayallerimizin gerçekleştiğini söylemesek de, Kara Kartalın şampiyonluğu ile bir çok gerçeğin üstüne şal atıldığını görerek sineye çekiyoruz!. Çünkü biz de her anlamda "Kazanan haklıdır!" denir ve yanlışlar bir sonraya zorunlu miras olarak devredilir! Bu sözler yönetim, futbolcu veya sorumlulardan çok bakış açıları ile ilgilidir.

***

Beşiktaş son yıllarda kendisine karşı duran br çok sorunu aşarak başarıların takımı oldu. Ama içinde bulunduğu sorumluluk ve futbolu yöneten federasyonun dayatmaları ve tarzı ile hiç de iyi farklı örnek olamadı, olamazdı. Çünkü önü tıkanan gerçeklerini topluma sadece şampiyonluk şerbeti ile sununca her şey tamamlanmış oluyor.! Beşiktaş ikinci yılın şampiyonu olurken kadro yapısının sentezi fazla gözden geçirilmesi gündeme gelmedi. Eksiklikler vardı ve tamamlayıcı gibi sunulan fazlalıklar dikkat çekmiyordu!. Hatta Şenol Güneş ikinci yarıda belli bir kadroda ısrar edeceğini de açıkladı! 

***

Çok değil daha dört yıl önce bir çok oynamayan futbolcuların bulunduğu süreçlerde rakiplerinin estirdiği  söylemler, Beşiktaş'ın İki büyük dışında gereksizliğini vurgulayan aşırı zorlamaları unutmadık. İki büyük yeter diyenlerin talepleri tutmadı..! Hatta UEFA cezaları, ülkemizin.futbolu üstüne oynanan oyunlar ve hatalı davranışlardan nasibini onlarda aldı. Yarası büyük oldu. Herkes son darbeyi vurduğunu düşündü ama göreve gelen bir avuç feda gurubu ve taraftar motivasyonu ilaç oldu, tüm olumsuzlukları aşarken...

***

Bizler çok önceleri "Çağdaş Futbol" söylemi ile yola çıkıp, Şeref Stadının zor şartlarından ülkeye yayılan bir başarının  sahibi olurken bugünkü futbol dünyasındaki kadroların bir çoğu emrimizde idi Çok zor da olsa doğru yolu görüp sahiplenme gerçeğini öteki kulüpler taklit etseler de, sonuçta günlük başarılar ve onların ucuz kahramanlarına teslim oldular. Diriliş renkli olsun diye yabancı futbolcu sayısıyla doğru düşünce tırpanlandı ve neredeyse durduruldu! Çünkü FUTBOL ENDÜSTRİSİ; Bosman yasasını da kaldırınca meydan saha dışı işini bilenlerin kılıçlarını kuşanması gerçeğine bırakıldı.

***

Kendi futbolcunu kendin yetiştir; Kendi futbolunu oyna ve dünyaya sun felsefesi; Plati'ninin hayaliydi ama sonunda düzene uyunca altı yıl ceza ile kenara gönderildi! Çünkü global dünya futbolu değişimin çıkar yanını zorladı!. Pazar değeri çok büyüyen yatırım adına gelecekte özellikle Afrikaya açılan ve Brezilyanın doğal futbol yapısına eğitici gönderen batı Kulüpleri yepyeni ve farklı toprakların gençleri ile ilgilendiler. İngiltere, Fransa, Hollanda, Portekiz, İspanya ve Almanya bu anlamda baskın çıktı. Biz yıllarca önceki Dünya üçüncülüğü mirasını kemirerek ve Galatasaray'ın Avrupa başarısıyla oyalanarak zamanı erittik! Süreci kandırmaca ile  hızla geçerken sadece alıcı olduk! Bu evre yabancı yaşlılar için son cennet olarak düşünüldü! Kurulan düzenden kazanan futbol düzencilerinin pazarlama işinde ki ustaları etkisinde gele gele bu günkü duruma geldik. Oynamamış, işin içinden gelmemiş sadece pazarlama bilgisi ve kıvraklığı olanlar ve ortakları Futbol piyasamızı ele geçirdi!

***

Geçmiş dönemin Çağdaş futbol kulüplerinin oynadıkları "Çağdaş futbolu"  geliştirmeye çalışan bir avuç teknik adam olarak sayısal azlıkta  güçsüz kaldık. Ekolsüz yapımız ve sadece Şampiyonluk sonucuna endekslenmiş futbol ölçümüz iyi Futbol gerçeğini değil, 'Kazan da, nasıl kazanırsan kazan!' felsefesi ile özdeşleşti.. Bu anlamda; Bu yıl şampiyon Beşiktaş Avrupa'da neden final oynamadı? diye düşünmek zorunda! Zaten ülkedeki en güçlü takım olma gerçeğine sahipti, Bunu ancak yeni başarısını Arupaya taşıyarak yükseğe çıkartması işten değildi. Çok önemli futbolcu hatası ve alternatif üretemeyen kalabalık kadroya karşın, ucu ucuna şansını yitirdi.

***

Stoper sıkıntısı ve Marcelo dışında bu mevkide ki kalite yetersizliği ve orta alanda Atiba'ın sürekli oynama ve yükten yorgun düşme gerçeği nedeniyle, Talisca gibi bir klas ama Babel gibi savaşmayı sevmeyen klas fazlalığı takımın eksiği olarak dikkat çekti. Yabancı karşılaşmalarda Quaresma çok iyi niyetli olsa da, gol atma yetersizliği ve kalede Fabrinin iki önemli hatası, hedefe ulaşılamama nedenlerini subjektif olarak açıklayabilir. Aslında 'Takım' olan Beşiktaş temposu düşük ve özellikle sert olmayan yapısı ile karşı ataktaki ağır görüntüsü sonucu büyük şans kaçırdı.

***

Bunu neden hatırlattım. Çünkü bu sezon Artık çok ince hesaplarla riske girme ve Avrupada takımı finale taşıyacak transfer yapma sürecine girilmiştir. Bir forvet, bir stoper ve bir orta alan ile ama üst düzey dinamik oyuncularla Beşiktaşı uçurabiliriz. Önce sistem dayatmasını ve ona uygun olanı ortaya koyacak kişi Şenol Güneştir. Mutlaka bu anlamda hesapları vardır. Ama çevre değil kendisi vermelidir kararı. Beşiktaşın kulüp olarak eksiği neler olabileceği çalışmaları ve ona gelen bilgilerin ötesinde kadrosunu kurmalıdır! Mali sınırların içinde belki zorlanacaktır ama Beşiktaş Avrupada artık tanınan ve tercih edilen takım olabilir. Taraftar ve futbol kamuoyu bunu beklemektedir.

***

Löw şu anda Almanya gerçeği ile  ortaya çıkardığı yeni kadrosuyla  büyük bir örnek iken biz bu anlamda yeni bir sıçrama bekleme hakkına sahibiz. Vazgeçilen futbolcuların geri gelmesi ile bu işleri sürdürmek Beşiktaş için ağır yük olur. Bu nedenle sakin sabırlı ama mutlak seçilmiş futbolcularla Real Madrid ve Barcelona tipi  gençler takviyesi ile de gelecek hazırlanmalıdır. Türkiyede bu gençler vardır! Onlara eğitim verecek kişi sayısı ve sabır azdır. Şenol Güneş bu şansı yakalamıştır ve mutlaka yapıyı gerçekleştirecek hamleler yaparak işin tepesinde sorumluluk alarak tabuları yeniden yıkmalıdır. Çünkü şampiyonluklar geçicidir ve unutulur. Ama Çağdaş futbol kavgası veren kişi olarak değişime giden yolun acilen açılması ve zorlanması şarttır. Başöğretmen diye tanımladığım Şenol Güneş'e de bu yakışır!


Önerilen İçerikler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kartal 4 hafta önce

helal hocam beşiktaşın büyük eksiklerini muazzam tesbitlerle anlatmışsın neler mi " bir forvet bir orta alan bir stoper ama üst düzey dinamik oyuncular " başka "aslında takım olan fakat temposu düşük ve sert olmayan beşiktaş" başka "taliska gibi bir klas ama babel gibi savaşmayı sevmeyen klas fazlalığı takımın eksiği olarak"