BÜYÜK YIKIM!

 Dün gece sahada harika oynayan bir Beşiktaş yoktu. Aynı S.Lizbon gibi aşırı motivasyonla oynamadılar. Kalitesi olmayan öylesine bir karşılaşmaydı! Bir türlü oyuna ısınamadık uzun süre ama yine de Beşiktaş istediği gibi götürüyordu oyunu. Hatta içimden bu takım nasıl bu kadar başarılı olmuş diye düşünürken daha önce 3-0 yenilmesi de bana normal geldi. Özellikle Beşiktaş Gomes'le gole ulaşınca artık kalan süreçte bu işin biteceğini ve nasıl bitirileceğini futbolcuların bilmesi ve kenar yönetimin bu anlamda hazırlıklı planını devreye sokmasını beklemem boş oldu. Çünkü defansın ortası ve oyun anlayışındaki rahatlık ile ona uyum sağlayan uzun zamanın gamsızı Tolga acı sonun adeta sorumlusu oldular! Çok yazık oldu ki ben gerçekten S.Lizbonun bir iki kıpırdanma ve kötü futbolu ile Beşiktaşı bu şekilde yenmesini hazmedemedim doğrusu. Yazık ki ne yazık! Ayrıca 5 asını da kontrollü kullanan ve sonra oyuna alan Teknik Direktörleri bize önemli ders verdi. Yedeği dahi yeterli olan hazır profesyonelleri ülkemiz futbolunun nerede olduğunu gösterdi. Geçen yıl da aynı biçimde elenen bir takım olan Beşiktaş'ın Serdar, Franko, Motta, Cenk, aranan Veli ve günden güne gire çıka kimliğini kaybeden Olcay ve  Kerim'in görünümü hiç güven vermiyor gelecek için. Hani sezon başı Gönderilen Sivok ve Atınç'ın yok edilen Franko ve Serdar'ın bu kadar katı bir tutumla saf dışı yapılmaları insan kazanma konusunda güvendiğim Öğretmene yakışmadı desem kimse alınmasın. Kimse bana Galatasaray maçının öneminden bahsetmesin. Futbolda seri başarıların getirdiği motivasyonu ve coşkulu oyunu sürdürmenin ne demek olduğunu unutursanız ve son iki haftadaki düşüşün nedenini ortadan kaldıramazsanız uzun yolculuk için hazır olmadığınız ortaya çıkar! Geçen sezon da bunu yaşadık daha önceki sezonlar da olduğu gibi. Golü kazandıktan hemen sonra Necip ve sonra belki Serdar orta alan takviyesi olarak düşünülebilirdi. Kimi oyuncular bu maça hazırlanabilirdi ama kağıt üzerinde Tolga 'ya çıkan fatura ağırdır! Bundan sonra yaşanacak sıkıntı daha da büyüktür. Bu oyunun sonucu ve yenilen hatalı goller  algı operasyonu gibi Beşiktaş taraftarının kafasına yazılacaktır.


Sen! Tolga kardeşim! Trabzonspor'dan ayrıldıktan sonra futbolcu kazanmada Şenol Güneşle olmanın şansını anlamamışsın! Ben zamanın da Ümit Milli takımında oynarken RÜŞTÜ'yü yedek bırakmış ve çok eleştiri almıştım ama onu kazanmak için gerekli bir taktikti benimki. Sonuçta yine ben de şampiyonluk yaşayarak son maçını oynadı. Hem de geçirdiği kazadan sonra! Bu Rüştüyü ve şampiyonluğu kazanmak projesiydi kendi irademle savaşarak verdiğim! Aslında zor bir ön sezi, inanç, sabır ve sosyo psikolojik bilgi birikimi ve liderlik kararlılığıdır Kanımca kötü olan Tolga'da ısrar acı sonun nedeni olmuştur! Şimdi princi yeniden ayıklamak gerekli! Benim o dönem nasıl mücadele verdiğimi Şenol hoca kalecisi olduğu takımdaki günlere dönerek  anımsar!Oynanacak Galatasaray karşılaşması önemli bir şans olarak düşünülmelidir. Öğretmen ve  futbolcular sayfayı silip yeni bir düşünce ve kararlılıkla maçı kafalarda çıkmadan kazanmalıdırlar. Bu yıl Beşiktaş mutlaka Şampiyon olarak "şer" olan her türlü sıkıntıya karşı koyacak güçte olmalıdır.Bu defteri burada kapatıyorum ama Pazartesi günü yepyeni bir inanç ve ruhla sahada Beşiktaş'a yakışan bir kararlılıkla oynayacak futbolcular adına!. Başarılar diliyorum.Tersi bizim için yıkım, rakiplerimizin manevralarına teslimiyet anlamı taşır! Zor günler hayatın kıvrımları,kilometre taşlarıdır ve kahramanlar o sıkıntıları  aşanlardan çıkar. Hatırlatmam ise futbol 90 dakikadır ve son düdük çalmadan hiçbir maç kazanılmaz. Bunun için de KOŞ! Beşiktaş KOŞ!..Daha çok KOŞ! diyorum!
YORUM EKLE