Bunun Neresi Yeni ?

ALİ ECE kaleme aldı.

GÜNDEM 10.09.2014 - 03:15 28.04.2021 - 11:08 Kartal Bakışı

"Yeni" olarak lanse edilen her şey, illa eskisinden daha iyi değildir. Her değişim, gelişim sağlamaz. Dün geceki milli takım da o hesap: Yeni diyorlar ama her türlü eski hastalığı aynen devam ediyor... "Daha çok savunmacıyla oynayınca daha az gol yeriz" ezberi büyük yanılgımız. Tıpkı 1-0 geri düştükten sonra tekrarladığımız "Daha çok forvetle oynarsak daha çok gol atarız" yanılgısı gibi... Modern futbolda kaç tane ofansif, kaç tane defansif oyuncuyu sahaya sürdüğünüzden çok oyuncuların birbirini tamamlayıp tamamlamadığı ve aralarındaki kimya asıl belirleyici faktör. Bakınız Real Sociedad 4 – Real Madrid 2, olmadı bakınız İzlanda Milli Takımı!

Daha ilk 4 dakikada bu kaotik 3-4-3'ün İzlanda rüzgârına karşı yeldeğirmeni olamayacağı aksine bizi yeldeğirmeni karşısındaki Don Kişot durumuna düşüreceği çok net ortaya çıktı. Merkez savunmayı 3'lemesi için geriye çekilen Mehmet Topal, direkt bizim cezaalanı içinde asıl mevkisi önliberoda işe yarayan ama stoperde direkt başa bela açan yatay dripling denemesinde topu rakibe kaptırdı. İlk 11'imiz 3-4-3'e uygun geometrik düzene ayak uyduramayıp doğru düzgün yerleşemediği için savunmadan top çıkartamadık, kaleci Onur autu bile rakibe attı! İlk 15 dakikada son derece basit ama bir o kadar da efektif oynayan İzlanda, 4 tehlikeli gol pozisyonu geliştirdi. Biz ise rakip kaleyi yoklayan ilk şutu 23. dakikada atabildik.

Ve tabii ki değişmeyen tek şey değişimin kendisi ve Türkiye Milli Takımı'nın duran top savunamaması! İzlanda ilk 2 korneri aynı yere attı. Golden önce 3. kornerlerini de aynı yere attılar ve gol oldu! Onur kadar takım savunması kurgusu ve alan-adam paylaşımı da hatalıydı.

Golden sonra saman alevinden hallice şuursuz baskımız dışında hiçbir pozitif reaksiyon gösteremedik. Boy ortalaması 1.85 olan rakibimize karşı havadan uzun toplar göndermeye çalıştık! Yetmedi! Rakip içeri gömülüp savunma hattı yerleştiğinde, rakibin 2 stoperi 1.90'lık Arnason ile 1.87'lik Ragnar Sigurdsson'un arasında kalan 1.73'lük Olcan'ın olduğu noktaya havadan orta yapmaya çalıştığımız an, dün geceki acayipliğimizin turnusol kâğıdı niteliğindeydi!

Almanya Bundesliga lideri Bayer Leverkusen'in savunmasının vazgeçilmezi Ömer Toprak, 2. yarıda bu kadar saçmasapan atıldıysa, bunda çok uzun süredir hiç 3'lü savunma kurgusunda oynamamış oyuncularla bu garip oyunu denememizin büyük rolü var. 3'lü savunmaya sebep fiziksel açıdan bu kadar güçlü bir rakibe karşı orta sahanın ortasında sadece 2 oyuncuyla oynamak, rakibin dönen toplar-ribaundların % 90'ını kazanmasının en büyük nedeni. 2'li mücadelelerdeki hal(sizliğ)imizi ise niteleyecek kelime yok!

Gerçekten "yeni" bir milli takım oluşturmak isteniyorsa takım hücumu Hakan Çalhanoğlu etrafında kurulmalıydı. Bir önceki elemeye 6. torbadan girip 2. olan İzlanda bu sefer de iddialı başladı. İzlanda'dan alacağımız bir ders de mutlaka "milli takım taraftarı nasıl olmalı?" konusunda olmalı. Gösterişsiz ama senkronize tezahüratlarla takımı ateşlemek "milli takım taraftarlığı"nın % 51'i!

Gelişmelerden Haberdar Olun

@