Bu alemde bir kadına el kaldırmayacaksın…

 Çoook eski bir oyundur
Elindeki demir parayı
Belli bir mesafedeki çizgiye yakın atmaya çalışırsın.
Rakibin de öyle.
Kimin attığı yakın gelirse o alır parayı.
Hele çizginin üzerine denk getirdin mi tadından yenmez.
İşte dün geceki Sivas maçı da hedeflediğin çizgi rolündeydi.
Yakın düştün, yırttın.
Üzerine geldin
As bayrakları sokaklara
Sür motorları maviliklere…

Tutuk, ihtiyatlı ve formasındaki ağırlığı hissettirerek başladı Beşiktaş maça.
Zaten karşıdaki takım küme düşmeme mücadelesi verdiğinden durum otomatikman ikiye katlanmakta.
Böyle maçlarda pozisyon bulmak
Yılbaşı ikramiyesini yakalamak gibidir.
Buldun mu da affetmemen gerekiyor.
Kafamda cevabını bulamadığım en büyük soru ne, biliyor musunuz!?
Hani çalımlarla ya da verkaçlarla sıfıra kadar iniliyor ya
Hani hep beraber ayağa kalıp heyecan yapıyoruz
İşte o pozisyonda sıfıra inen arkadaş topu neden doğru dürüst bir yere çıkaramaz?
Neden hep hayali sükut yaşarız?
Yahu bir kere de bakarak ver topu!
Bir kere gör Allah aşkına!
Sezon başından beri 50 tane pozisyon yemişizdir böyle inanın.
Dün de aynısı oldu.
Olcay indi, indi, indi…
İlk yarı Cicinho’nun sakatlanmasından
İki Sivaslı futbolcunun kafa kafaya çarpışmasından dolayı ha bire durdu.
Biz de futbolcular gibi tutuk olduğumuzdan ilk yarı itibarıyla yazacak fazla bir şey bulamadık.

56. dakikaya gelindiğinde hâlâ kapanan bir Sivas
Ve o kilidi mutlaka açmasını beklediğimiz bir Beşiktaş seyrediyorduk.
Sivas seyircisi plakasına ithafen 58. dakikada tam coşmaya hazırlanıyordu ki
Gol makinesinin gazabına uğradı.
Gomez, Kerim Frei’ın ara pasına hareketlendiğinde
22. lig golüne şapka çıkarıyorduk: 0-1.
Hemen sonra yine Gomez
Gol attığı bölgede yine hissettirdi kendini.
Bu sefer topa vurmadan ona vurdular.
Eee! Bu alemde bir kadına el kaldırmayacaksın
Bir de ceza sahasında Gomez’e!!!
Valla bu işin affı yok. Olamaz.
Topun başına başka bir yükselen değerimiz Oğuzhan geldi.
Ve çıkarın bayrakları dedi: 0-2.
Sonra bayrakları hangi sokağa asacağımızın hayallerini kurmaya başladık.
Terzi numaraları dolaşmaya başladı elden ele.
Bebesini omuzuna alıp maça giden baba gibi
Heyecanlara düştük yeniden.
Çocukken oynadığım oyun gibi
Para çizginin tam üstüne düştü iyi mi…
Hadi iyi pazarlar.
YORUM EKLE