BİZ İNANDIK ŞİMDİ SIRA RAKİPLERİMİZDE

Sema Tuğçe Dikici kaleme aldı.

GÜNDEM 04.01.2015 - 13:49 21.04.2021 - 23:59 Kartal Bakışı

Sezonun ilk yarısının sona ermesine bir hafta kala heyecanın doruklarda olacağı bir maç bekliyoruz bugün. Sadece mücadele edecek takımların taraftarları değil, liderlik yolunda sessiz ve derinden gelen Fenerbahçe taraftarı için de bu karşılaşma önemli. Öyle ki golsüz beraberlikte averajla son haftaya lider girecek sarı lacivertliler ve 4. yıldız yolunda ezeli rakibiyle arasındaki farkı muhafaza edecek.     Gelelim meselenin bizi ilgilendiren kısmına, yani Beşiktaş’a. Haftalardır süre gelen galibiyet serisini bozmadan, son yıllarda Galatasaray ile olan maçlardaki aleyhindeki tüm istatistiklere inat yoluna devam etmek istiyor siyah beyazlılar. Artık zamanı geldi, bu sene bu takım şampiyon olmalıyız inancı ve beklentisiyle tüm yürekler bunu arzuluyor. Bu yüzden Galatasaray derbisi bizim için önemli. Şampiyonluğun da keyfi ancak böyle çıkacak? Ezeli rakiplerini çalımlayarak...    
Tarihin rakamsal verilerine baktığımızda rakibimizin birçok konuda bizden önde olduğu bir gerçek. 334 maçlık serüvende rakamlar Galatasaray’dan yana. Hem alınan skorlar, hem atılan goller hem de  hala devam eden kupa organizasyonlarına baktığımızda. Son 8 maçta gülen taraf hem Galatasray olmuş. Bizim de üstün olduğumuz taraftlar var matematiksel hesaplamalara göre. Örneğin iki takım mücadelesinde en çok yer alan futbolculardan gol sayısındaki liderlik  29 golle Hakkı Yeten’in. Galatasaray tarafında ise 21 golle Gündüz Kılıç’ın. Bir de maçın hakemi Cüneyt Çakır’ın dahil olduğu bir istatistik var. Bugüne kadar  görev aldığı 5 Galatasaray - Beşiktaş maçında toplam 5 penaltı kararı var Çakır’ın. İşin enteresan yanı penaltıyı kullanan taraf da hep sahadan galip ayrılmış. Penaltıların 4’ü Galatasaray 1’i Beşiktaş lehine olunca biraz endişeleniyor insan. Ama korkulacak birşey yok. Alex Ferguson’un o meşhur sözü gibi, istatistikler aslında gerçekten görünmesi gerekeni göstermez bize. Futbol rakamsal hesaplamalardan ve tüme varımlardan ibaret olsaydı şayet hiçbir zevki de kalmazdı. Onu güzelleştiren beklenmedik süprizleri ve rakamlara bakarak konuşanları şaşırtması...
Maçın sahadaki seyrine dönecek olursak, oyun formu açısından geçtiğimiz haftalara göre biraz daha düşüşteki bir Beşiktaş var karşımızda. Özellikle geçen haftadaki Konyaspor maçında bunu bir kez daha gördük. Olimpiyat Stadı’nı ne kadar sevdiğimiz ve buradan ne kadar gabiyetle ayrıldığımız da malumunuz. Bu sezon oynadığımız 3 maçta 2 beraberlik bir mağlubiyetimiz var burada. İnandığımız taraftar desteğimiz de saatte 4 km şiddetle esen stadın kötü atmosferine karşı maalesef tribünleri dolduramayacak. Yapılan çağrılara rağmen maksimum 35-40 bin kişinin maça gelmesi bekleniyor. İnönü Stadı’nı doldurup taşıran bir rakam ama dağınık Olimpiyat Stadı’nda kaybolup gidecek bir çoğunluk bu maalesef.             Bütün bu olumsuzluklara rağmen, takım bu sene şampiyonluğa olan inançlarını sahadaki mücadeleye de yansıtırsa eğer zafer bizimdir diyorum. Bu maçın Beşiktaş nezninde bir derbiden de öte anlamları olduğunu unutmaması gerekiyor futbolcuların. Kartalın gagasını yerinden sökerek başladığı yeniden doğuş mücadelesi gibi soğuğa, rakibin gücüne ve geçmişten gelen rakamsal üstünlüğüne,  taraftarının stadını dolduramamasına inat, bütün bu zorluklara karşısında elde edilecek galibiyet sadece güzel günlerin habercisi olmayacak. İnandığımız şampiyonluk yolunda nasıl olsa son haftalarda tökezler diyen kibirli ve kendinden emin diğer takım taraftarlarına da en güzel yanıt olacak...

Gelişmelerden Haberdar Olun

@