Birden Almeida geldi aklıma!

 Başındaki 'B' bile duruyor.
Bir sonrası değişti işte o kadar.
'Büyük'tü, 'Başak' oldu.
Yoksa hocası da aynı renkleri de.
Vakit geçirmek için yere yatmaları da aynıysa vay halimize.
Bu arkadaşlara karşı adı konmamış bir tılsım var üzerimizde.
Ters geliyorlar.
16 maçta 3 galibiyet demek tek kelimeyle tuhaf.
O yüzden doğru onbir ve düzgün verilerle çıkmak gerekiyor sahaya.
Şans diyeceğim ama
Eee biraz da şans hazırlıklı kafalara güler.
***********
Şenol Hoca’dan soyunma odasında
'Şans dahil, önünüze ne gerekiyorsa ezip geçmeniz gerekiyor' tarzında bir konuşma bekleyerekten seyre koyulduk.
Gomez’in sırtı dönükken hareketlendiği
Ve kaleyi görür görmez vurduğu top öncesi
Beşiktaş yönetimine şunu söylemeliyim ki;
"Vodafone Arena için satılan kale arkası kombinelerini ve tabii ki sahiplerini
Olimpiyat Stadı’nda
Bilet satışı düşük maçlarda
Doğu tribününe kaydırması gerekiyor."
Bir formül şart gibi.
Hem ambians tazelenir hem de motivasyon çoğalır.
Bunu birisinin söylemesi gerekiyordu
Söyledim.
Evet Gomez’in golünü antalıyordum.
Gol öncesi bir pozisyonda da defans arkasına sarkmış
O pozisyon da attığı golün habercisi olmuştu.
İlk yarı için söyleyeceğim son söz
Maçın inanılmaz durarak oynandığıdır.
Ve hiç de hayra alamet değildir.
Hareketsiz maçlar Beşiktaş’ı oyundan düşürür.
'Ve sinsi planlara gebe kalırsın düzeneği' iş başı yapmıştı ki
Tam da 3’e, 3; 4’e 2 geliyorlardı ki
Gökhan’ın Gomez’e asistiyle ayağa kalktık.
Almeida da öyle koşular yapardı ama gol olmazdı.
Fener maçında 2-1 öndeyken aynı pozisyonda Volkan’a nişanladığı topu yazmadan edemedim.
Neyse…
Lakin bu Süper Mario, Alman disiplini ve tecrübesiyle tabelayı ikiledi.
Sonra Beşiktaş inanılmaz goller kaçırdı.
'Ben atmam, sen at’lar başladı.
İkramlar peş peşe geldi.
Gelecek bir gol 3000’inci gol demekti de
Kimse akıl edemedi gayri.
Neyse! Papaz büyüsünü bozduk, kendimize geldik.
Beşiktaş camiasına sevgiyle.
YORUM EKLE