Bilic'in İcatları

Bir maçı kazanmak için 90 dakikanız var daha fazla değil… Siz bu 90'nın 60'ını Jones'u denemek için harcar ve takımı Oğuzhan'dan mahrum bırakırsanız kaybettiğiniz puanların temel sebebinin bu olduğu gerçeğini kabul etmek zorundasınız.
Aklın yolu şudur; Oğuzhan'la başlarsın, maçı kotardıktan sonra denersin kimi deneyeceksen...
Beşiktaş üç ön libero ile çıktı sahaya; Veli, Atiba, Jones!
Peki kim top yapacak, kaleye akıl dolu pasları kim gönderecek?
O belli değil. Kör döğüşü şeklinde geçiyor ilk 60 dakika. Antalya da ayak uyduruyor Beşiktaş'a.
Ne zaman Oğuzhan giriyor oyuna Beşiktaş hem rakip kaleye daha kolay gidiyor hem de pozisyon buluyor.
Dolayısıyla Bilic'in her maç yeni bir icatla karşımıza çıkması Beşiktaş'ın bu sezon yaşadığı en büyük sorunlardan biridir. Reçeteyi yazmak için mutlaka 60 ya da 70. dakikakayı beklemesi ise ikinci büyük sorundur.



Böyle sarı kart olmaz!


Takım demek denge demektir.
Koşu mesafesi anlamında katkı yapacak oyuncularla pas yüzdesini arttıracak oyuncular arasında bir denge kurduğunuz anda iyi takım olabilirsiniz. Bilic dün bunu ıskaladı, fizik gücüyle oynayan oyuncuları doldurdu on bire ve Beşiktaş kaleye gitmekte zorlandı.
Dolayısıyla kaybedilen iki puanı ben Bilic'in hanesine yazıyorum başka bir yere değil.
Yeni transfer Jones'u merak edenler için şunu söylemeliyim; yapılı oyuncular geç form tutar ama formları uzun süreli olur. Yani zamana ihtiyacı var.
Gelelim hakeme... Holosko'nun ceza sahası içinde rakibinin nizami şarj bölgesine vurduğu omuz darbesiyle düşmesi penaltı değil. Ancak birebir aynı pozisyonda Necip'in yaptığına faul ve sarı kart demek hakem adına utanç verici.
YORUM EKLE