Bilic Kendini Toparla

Beşiktaş dün gece yine olumsuzlukları aşmak için çırpındı. 
Aslında otobüsten inen futbolcular tribünleri boş görünce boşluğa düşmüşlerdi.
 
Daha sonra 7-8 bin taraftarın durmadan destekleri ile yine de ağır saha ve yağmura karşın kazanacakları bir 90 dakika çıkardılar. 
 
Son üç yılın istatistiklerine bakın; Beşiktaş çoğu kez son dakika kurbanı olmuş. Oynadıkları oyunun Hakem'in bitiş düdüğü ile son bulacağını bir türlü öğrenememiş!Çalıştırıcıları da her nedense bunu değiştirecek bir formül ve yaptırım getirememişler... 
 
Sorun zihinsel gibi çünkü fiziksel durumu en azından giderecek üç futbolcu her zaman kulübede vardır. Onların oyuna girişleri veya çıkanların gücünü devam ettirmemeleri bir takım için ikinci plan gibi olamaz. 
 
Tripolis asla güçlü takım değil ama her takım rakiptir. Bu gerçekten bakınca Rizespor ve bu karşılaşmada hep Arsenal karşısındaki futbolu ve takım oyununu aradık! 
 
Takım sahaya çıkınca ben şahsen şaşardım .Neden İsmaili tam yerine alışırken görmedik veya Demba ba neden kulübede diye yorumlamadım. 
Mutlaka bir B planı ile ağır sahada Biliç'in bildiği vardır dedim. 
 
Oğuzhanın oyun kurucuşuğu, Gökhan'ın istekli oyunu umut veriyor ama iki bek Necip ve Motta yine tekliyor, ataklara destek veremiyorlardı. 
 
Cenk, Beşiktaş için biraz lüks kaçıyor sanki! Mustafa Pektemek en azında baskıya iştirak ettiğinde top kapabiliyor rakibi zorluyordu Sakatlanması kötü oldu. 
 
Direkten dönen top ve kaçan goller oyunun tek golle aşılmasını her zaman zorlardı ve olan oldu. İki dakika kala inanılmaz bir defans ile  orta alan planının oyundan düşmesi ile golü yiyerek gurupta adeta 5 puan kaybetti Beşiktaş... 
 
Çünkü rakipler de berabere kalınca şansı teptik.
 
Biliçe tavsiyem Oğuzhan'ı en az beş maç hiç oyundan çıkarmadan sahada tutup, karşılaşmaların 90 dakika olduğunu hatırlamasına yardımcı olmasıdır.
Çocuk maçları 70 dakika sanıyor. Bırakında zorlasın kendini.
 
Takımın tek yaratıcısı ve teknik özelliğin yüksek olan oyunu değiştirecek pasları veren ve şut atan orta alan futbolcunu çıkartma. Bir de artık oyunu oku sevgili Biliç.
 
Oyun nasıl okunur? 
Rakip ile kendi varlığını bilerek tedbir alırken yaratıcılık gereklidir. Teknik adamlar kenarda bunun için vardırlar. Oyunu çeviren, giderken döndüren Teknik adam büyüktür. 
 
Oynattığı futbolcular da oyuna girerken bu düşünceye ortak olurlar ama ben bunu Ne Biliç'te ve ne de oyuna girenlerde göremiyorum. 
 
Sürekli sıkıntılı ve çözümsüz görüntüsü var.
 
Sonuçta bağıra bağıra gitti üç puan. Oysa ben asla bu takımın böyle bir sonla ayrılmasını kabul edemem. Şimdi oyunun bir bölümünde yedeklerini iyi kullanmak stratejiye değişiklik getirmek ve sonuçta takımı zıplatma zamanı geldi. Bunu bekliyoruz .Aksi takdirde geçen ve önceki yılın akibeti gibi son dakikaları aşamayan Beşiktaşı izleriz.

 

YORUM EKLE