13.09.2013, 00:00

Beşiktaşlı Metin Oktay



Soğuk bir kış günü Şubat 1936 İzmir...

Karşıyaka ilçesinin Çiftefırınlar mahallesinde, daha önce sekiz kız çocuğu olan, ancak beşi yaşamını yitiren üç kız çocuklu ailenin dokuzuncu çocuğu olarak dünyaya geldi.

Efsanenin doğuşu da, okuduğu Lisenin takımı olan, Mithatpaşa Sanat Enstitüsünde başladı. Okul yıllarında Beşiktaşlı olduğu bilinen Metin Oktay, En büyük hayalinin Beşiktaş forması altında top koşturmak olduğunu ilk kez o yıllarda dillendirdi.Büyük bir efsaneye dönüşecek ilk adımı da,1952 yılında, doğduğu il olan İzmir'in amatör takımlarından Damlacıkspor'un altyapısına attı.

Burada sadece 2 yıl oynadıktan sonra, doğaüstü yetenekleri bölgenin o dönemki en önemli takımı İzmirspor ile yollarını kesiştirdi. 18 maçta attığı 17 gol ve takımına kazandırdığı şampiyonluk ona daha sonra açılacak ve sonsuza dek hatırlanacak bir başarı öyküsünün de habercisiydi.
Babası fabrikada makine işçisi olarak çalışan Hasan Oktay, futbolla pek alakası olmayan fakat sorulduğunda “Beşiktaşlıyım” diyen bir babaydı. Türk futbol efsanesinin Beşiktaş’la ilk tanışması da bu sayedeydi.
Yıl 1955

Adaletspor’un çağrısı üzerine İstanbul’a geldi.
Futbol ekonomisi ve ülke şartları bir futbol efsanenin doğuşuna engel olacak kadar kötüydü.  Adaletspor’un Metin Oktay’la yaptığı görüşmede kendisine yöneltilen ilk soru "Burda kalacak bir evin var mı?" sorusuydu.“Yok” cevabı gelince görüşmeler tıkandı.
İzmirspor’dan bir hocasını arayarak kendisine Beşiktaş’la görüşme ayarlamasını istedi. Hiçbir beklentisi yoktu ve Beşiktaş’ta tek kuruş almadan oynamak istiyordu. Fakat, Adaletspor’la yaptığı 5 dakikalık görüşmeden önemli dersler çıkaran Metin’in, önce İstanbul’da kalacak bir yer ayarlaması gerekliydi.İstanbul’da bulunan bir akrabasıyla buluştu.

Yeğeni olduğu söylenen bu adam, el arabasıyla manavlık yapan, kapı kapı dolaşıp, sebze meyve satarak geçimini sağlayan biriydi. Metin kalacak evi bulmuştu.Hatta akrabasıyla geçimlerini sağlamak için maçlar ve antrenmanlardan arta kalan zamanda birlikte çalışacaklar sebze meyve satacaklardı.Beşiktaş’la yapacağı görüşmede hiçbir sorun çıksın istemiyordu. Amacı önce kendisini kanıtlamak daha sonra, hak ettiği paraları kazanmaktı. Kendisine olan inancı tamdı.
Beklenen gün geldi...
Beşiktaşlı yetkililerle buluştu...Metin Oktay, İzmirli Metin sıfatıyla kapıdan içeri girdi. İzmir’de ki maçları, attığı goller ve burada yapmak istedikleri hakkında bilgiler verdi. Kalacak yerinin olup olmadığı yine soruldu. Hazırlıklıydı ve “Var” dedi. Geçen sezon takımından ne kadar kazandığı ve Beşiktaş’ta oynamak koşuluyla kendilerinden ne istediği sorulduğunda ise hiç tereddütsüz maddi bir beklentisinin olmadığını anlattı.
Beşiktaşlı yetkililer, boş kağıda imza atmak isteyen Metin’e ısrarla talep ettiği parayı sordular. Metin bu kez hazırlıksız yakalandı. Biraz düşündükten sonra kayıtlara geçmeyen fakat o anın tanıklarının bizzat doğruladığı cümleleri sıraladı. 
“Efendim benim burada bir yakınım var, beraber kalacağız kendisi sebze meyve satıyor fakat seyyar satıcı, ona bir dükkan açalım bana yeter” dedi.
Daha sonra Metin dışarı çıktı ve konu, orada bulunan dönemin birkaç yöneticisi içinde konuşuldu. Gerekli yerlere iletildi tartışıldı. Kader bu ya, Beşiktaş’ta Metin Oktay’ın talip olduğu bölgede Beşiktaş'ın unutulmaz isimlerinden "Baba" lakaplı Recep Adanır vardı ve ekstra bir oyuncuya ihtiyaç yoktu.

Karar verildi...

Beşiktaş ücretsiz oynamak isteyen bir oyuncuyu geri çeviriyor, Metin’in hayalleri yıkılıyor ancak bir taraftan da dünyada emsaline az rastlanacak Metin Oktay efsanenin ilk tohumları atılıyordu.
Beşiktaş’ta oynama pahasına, el arabasıyla manavlık yapmayı göze alan bu çocuğu Beşiktaş reddediyor, Taksi plakalı Chevrolet karşılığında Galatasaray 5 yıllığına kadrosuna katıyordu. O artık Galatasaraylı Metin olmuştu.
Ve bu Anlaşma, çift taraf opsiyonlu, sonsuza dek sürecek bir sözleşmenin de habercisiydi…
Metin Oktay’ın o yıl Beşiktaş’la anlaşması halinde Recep Adanır ile birlikte Türk futbol tarihinin gol rekorlarını darmadağın edeceği gerçeği kadar, böyle bir efsanenin Beşiktaş’ın elinden kaçmasını da açıklayacak tek bir cümle vardı. “KADER…”
Metin Oktay, başarılarla dolu şanlı geçmişinde ilk göz ağrısı Beşiktaş’a bir ikramda bulunmayı da unutmamış.
Galatasaray formasıyla oynadığı futbolun yanı sıra attığı gollerle herkesi kendine hayran bırakan Metin Oktay, birçok futbolcuya da örnek olmuş.Hatta Metin Oktay’ı izleyerek hayran kalan birçok baba, o dönemlerde dünyaya gelen çocuklarına Metin ismini vermiş.
O Metin’ler den birinin yolu da, tam 30 yıl sonra, 1982’de Beşiktaş’la kesişmiş.
O Metin, Metin Tekin.
O, Futbol kasırgasından Beşiktaş'a doğru esen Sarı bir Fırtına.
Beşiktaşlı olarak doğan Metin Oktay, belki Beşiktaş forması giyememiş ama isim babalığı yaptığı Metin Tekin aracılığı ile Beşiktaş tarihine “Metin” ismini yazdırmış.
Sadece futbolculuğuyla değil, efendiliği ve örnek tavırlarıyla hem de…
Ne diyelim?
Kader böyleymiş.
Galatasaray'ın, futbol topu var oldukça unutulmayacak ölümsüz yıldızını Saygı ve Rahmetle Anıyoruz…   

Gelişmelerden Haberdar Olun

@