"Burada kalıp bu konularda fikir sahibi olduğunuz için saygıyla selamlıyorum. Öncelikle bir Divan Kurulu'nu kulüp için siyasi platform haline getirmemeye gayret edelim. Sempati duyduğumuz yöneticiler,geçmiş yöneticiler olabilir. Hepsi Beşiktaş'a hizmet için gelmiş. Hepsini kırmadan hatırlayarak konuşmamız lazım. Sakin olmamız lazım"

-BEN KONUŞUNDA BEŞİKTAŞ TV'DE SES GİDİYOR-

"BeşiktaşTV AŞ yetkililerini uyarayım. Ben konuşmaya başladığımda TV arıza yapabilir. Genelde öyle oluyor, Ses gidiyor."

-BORÇ GİDEREK BÜYÜYOR-

"Divan Kurulu, biraz sert başladı. Ben de "sert yapmayayım" dedim ama burada konuşulanlara kızmamak lazım. Beşiktaş'ta mali sıkıntı istikrar gösterdi. Yapılan ödemeler, 18 UEFA dosyası ve 300 icra dosyasının kapatılması güzel şeyler. Bunlar Beşiktaş'ın kasasından kapatıldı. Kimse cebinden katmadı. Şimdi rakamlar var. Bir hususa dikkat çekmek istiyorum. 31 Mayıs 2014 itibariyle 341 Milyon Lira borç var, bugünkü haliyle Kap'a gönderilen 592 Milyon Lira. Buna cevap verecek yönetim kurulunda veya profesyonellerden kimseyi görmüyorum. Borç giderek büyüyor. Sayın başkan, beraber çok eleştirdiğimiz eski yönetimin geleceğe ait gelirleri kullanmasının yanlış olduğunu söyleyip bu konunun tüzüğe konulmasını kendi istemişti. O dönemde ben "vergi borçları sizin 3 döneminizi aşar bu size yüklenemez. Vergi borçlarını yeni gelecek yönetimden muaf tutalım" dedim ama maalesef tüzüğün bu hükmü hiç dikkate alınmadı her şey temlik altında. Başkan, konça reklam alacağız" dediniz ama reklam alacak başka yer kalmadı."

-7 CEDDİMİZİN...-

"Eleştiri kötü anlam taşımaz, aksine yapıcı olursa katkı sağlar. Enteresan konuşmalar oldu. Şeffaflık, adamlık gibi. Ben 21 Kasım 2014 tarihine kadar Futbol AŞ bağımsız üyesiydim. Şafak Şık arkadaşımla birlikte borçların üzerine düşen payı 7 ceddimizin ödeyemeyeceğini bildiğimiz için istifa ettik."

-BEŞİKTAŞ BAŞKANININ MASASINDAN EVRAKLAR ALINIYORSA...-

"Sayın Başkan'a 6 Ocak 2014 tarihinde bir Beşiktaş çalışanın uygunsuz hareket etmesinden dolayı iç kanunun 25. maddesi gereği resmi yazıyla kayıttan geçirerek ve şahsa mahsustur yazısıyla başkana teslim ettik. Başkan, "bu iş bende" dedi. 20-25 gün sonra bana ve Şafak'a İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'ndan yazı geldi. Neyin nesi, neyin fesi hayatımızda savcıyla işimiz olmaz. Metin Albayrak da benden şikayetçi olmuştu. Ben bir iş yapıyorum, bunun sıkıntılarına katlanacağız. Malum kişi o yazımızı 9 Ocak'ta bu yazı ve o resimlerle savcılığa veriliyor. Biz bir müddet sonra da Organize İşler Şube Müdürlüğü'nden davet aldık. Başkanın kendisiyle konuştum. "Mutlu oldun mu?" dedim. "Buradan almışlar" dedi. Beyler 2 gün içinde Beşiktaş Başkanı'nın masasından evraklar alınıyorsa, vah Beşiktaş'ın haline. Unutulmaması için çocuklarıma da anlattım. Bunun niye yapıldığını çözmüş değilim. Çünkü ben Fikret Orman'a hayım botunca bir yanlış yapmadım . Hep destek oldum, hep korudum ama o bize böyle bir muameleyi layık gördü. 2 sene o görevimden ötürü gazetemden sadece maç yazısı yazdım ve 6 aylık bilançoların yayınlamasını bekledim. Biz orada denetim kurulu üyeliği yaptık, sizden özür diliyorum bizden habersiz işler yapıldı. Bir kısmında benim ve Şafak beyin imzası yok." ifadelerine yer verdi.