Beş Dakikada Beşiktaş

 Her hafta oynadığı güzel futbolu istikrarlı bir şekilde 3 puan ile süslemeye başlayan Beşiktaş, Akhisar karşısında da bu geleneği sürdürdü... Antalya'da basketbol skoru gibi alınan galibiyetten sonra herkes Akhisar maçınında bol gollü galibiyet ile sonlanacağını düşünüyordu. Nitekim düşünceleri haklı çıkarırcasına maçın hemen başlarında skor 2 - 0 olmuştu bile. Beşiktaş taraftarı, pek bu gibi durumlara alışık olmadığından bir ara tezahürat yapmayı unuttular... Maça hızlı başlayan Beşiktaş, Samet Hocanın gelmesiyle ivme kazanan Holosko ile daha dakika 7 olmadan skoru 2 - 0 yaptı. Skor 2 - 0 olmasına rağmen yine savunmada önemli pozisyon zafiyetleri yaşandı. Savunmanın solunda, Uğur'un yerine Emre Özkan'ın oynatılmasını doğru buluyorum. Eldeki oyuncular içerisinde en ideal sol bek Emre Özkan’dır... Israr edip tıpkı Oğuzhan gibi onu da kazanmak gerek... Maçın ilk yarısı çok iyi bir Beşiktaş vardı sahada. Ayağa paslar ile pozisyon arayan, mücadele gücü yüksek ve yardımlaşmayı üst düzey yapan. 4-1-4-1 sistemi tam Beşiktaş'ın oyuncu kimliğine uygun bir sistem oldu. Burada Necip'in artan performansı ve Oğuzhan-Fernandes ikilisinin sürekli ayağa pas yapmaları,hücum oyuncularının çok rahat pozisyona girmelerine neden oluyor. Zaten müthiş bir iştahla oynayan Almeida ve Olcay var. Her zaman skora katkısı olmasa da, Olcay'ın takıma verdiği pozitif enerji çok önemli... Holosko da Samet hoca ile birlikte bir ivme kazandı. Haddini bilerek tüm iyi niyeti ile mücadele ediyor. Artık skorada katkı sağlamaya başladı. Umarım bu performansı sezon sonuna kadar devam eder. Maçın ikinci yarısı ise ilk dakikalarda yaşanan bir iki pozisyon dışında Beşiktaş adına olumsuz geçti. Oyuncular maçı kazandık mantığı ile hareket edip rakibi pek ciddiye almadı. Bu bir takım için ciddi bir handikaptır. Bir ara Veli'nin oyuna girmesi ile sistemde de değişiklik oldu. 4-1-4-1- oynarken, 4-2-3-1 hatta maçın sonlarına doğru, Almeida'nın da kırmızı kart ile oyundan atılmasıyla 4-4-1  sistemine dönüldü. Bu sistem değişikliklerinin de maçın ikinci yarısında takımın oyununa olumsuz yansıdığını düşünüyorum. Erken gelen goller ile skor üstünlüklerine pek aldanmamak lazım. Skora aldanıp futbolunuzu istikrarlı bir şekilde sahaya yansıtmazsanız, skoru yakalasanız da ciddi bir rakip elinizdeki skor üstünlüğünü kendi lehine çevirebilir. Beşiktaş savunması ikinci yarı çok pozisyon verdi. Takım savunması üzerinde çalışmalar yapılıp bu sorunu da çözmek gerek. Gol atmada sıkıntı yok ama çok rahat pozisyon veriliyor Akhisar adına maçın en etkili adamı bence Halis Özkahya'ydı. Çaldığı faul düdüklerinin yanı sıra, Beşiktaş aleyhine gösterdiği, Akhisar aleyhine gösteremediği kartlar ile Akhisar'ın hücum gücüne elinden gelen katkıyı sağlamaya çalıştı ama olmadı. Onun şanssızlığı bence Beşiktaş'ın skoru erken bulup maçı bitirmesiydi. Maç erken bitince Halis Özkahya'nın sergilediği performans pek dikkat çekmedi... Neticede Beşiktaş kolay gibi görünsede çok önemli bir 3 puanı daha hanesine yazdırarak maç fazlasıyla da olsa liderlik koltuğuna kuruldu. Yani diğer bir deyişle; sezon başında “Beşiktaş beşinci olur, ilk ona giremez” diyenlere, liderlik koltuğuna oturarak ciddi bir kapak organizasyonu yapmış oldu. Emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum... Oyuncular iyi futbol, liderlik ve puanların büyüsüne kapılıp kesinlikle rehavete kapılmamalılar. Bu derenin altından daha çok sular akar. Yeterki dere akarken testiyi taşırmadan doldurmak. Akhisar maçı, Beş dakikada Beşiktaş der gibi kazanıldı ama geriye kalan maçları yine aynı ciddiyet ve konsantrasyonla oynayıp, şampiyonluğa maç maç inanmak gerek...Eğer inanç yitirilip, nasıl olsa kazanırız havasına girilirse, maçlar Beş dakikada Beşiktaş edasıyla kazanılamayabilir... Bazen futbolda galibiyetten daha önemli şeyler vardır. Arkadaşlık, dostluk ve birlik olmak gibi… Bu saydıklarımın hepsi aile içerisinde mevcut olabilir yalnızca. Beşiktaş futbol takımı da çok büyük bir aile oldu. Talihsiz bir şekilde tam iyileşmeden yeniden sakatlanıp ameliyat olan İsmail'i unutmayıp, formasını kulübeye asmak, galibiyetten bile önemli... Dip Not: Erman Kunter ve öğrencileri Brose Basket takımını yenerek, Beşiktaş tarihine isimlerini altın harflerle yazdırdı. EuroLeugue top 16'ya kalan basket takımını ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum. Saygılar;Kürşat Çelikbaş
YORUM EKLE