2015-2017 yılları arasında Beşiktaş’ta forma giyen ve 2 Süper Lig şampiyonluğu yaşayan Alman sağ bek Andreas Beck, Süper Lig serüveniyle ilgili konuştu.

Bundesliga ekiplerinden Stuttgart altyapısında yetişen, Hoffenheim, Beşiktaş ve KAS Eupen formaları giyen 35 yaşındaki eski futbolcu Andreas Beck, Spor Arena’ya kariyeriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Beck ayrıca siyah beyazlı ekibe imza atması an meselesi olan Vincent Aboubakar'ın olası transferine ilişkin konuştu.

“ÇALIŞKAN VE AZLA YETİNMEYEN YÖNÜMÜ THOMAS TUCHEL’DEN ALDIM”

Şimdilerde Chelsea’yi çalıştıran Teknik Direktör Thomas Tuchel’le, Stuttgart altyapısında çalışmıştınız. Fransa şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayan deneyimli teknik adamın kariyerine olan etkisiyle ilgili neler söylemek istersin?

Kendisinin kariyerimin üzerinde büyük bir etkisi oldu. Stuttgart altyapısında hocalığımı yaptı. Gençliğimde üç sene beraber çalıştık. Bu yıllar boyunca çok iyi bir ilişkimiz oldu. Tabi ki o da profesyonel takımları çalıştırmaya başladığında o esnada farklı takımlardaydık ve bu sebeple belli bir süre sonra daha az görüştük. O yıllarda bile oyuncunun yeteneğini ortaya çıkaran, yüksek standartlara sahip ve azla yetinmeyen bir hocaydı. Her zaman çalışan ve azla yetinmeyen yönümü kendisinden aldım.

“STUTTARGT’TAKİ ŞAMPİYONLUK ATMOSFERİYLE BEŞİKTAŞ’TA DA KARŞILAŞTIM”

Mario Gomez, Sami Khedira, Fernando Meira gibi isimlerin bulunduğu Stuttgart kadrosuyla 2006-2007 sezonunda Bundesliga şampiyonluğu yaşadınız. Bayern Münih gibi kupalara ambargo koyan bir takımın önünde zafere ulaşmak nasıl bir duyguydu?

Tabi ki de mükemmel bir histi. O zamandan beri Dortmund gibi az sayıda takımın başardığı bir şeyi başardık. Bundesliga’da böyle bir şeyi başarmak gerçekten çok zor. Takımda gerçekten özel bir hava vardı. Takımda bulunan çok sayıda genç ve dışardan gelen yabancı oyuncular vardı. Takımın tamamında güzel bir hava vardı. Aslında Beşiktaş’a geldiğimde de benzer bir havayla karşılaştım. Necip gibi oyuncular, genç oyuncular ve yabancı oyuncular bir araya gelerek böyle bir atmosfer oluşturmuştu yine.

Beşiktaş’a gelmeden önce Olympique Lyon, Newcastle United ve Juventus gibi kulüpler seni transfer etmek istemişti. Siyah beyazlı ekibe transfer süreciyle ilgili neler yaşandı?

Bundesliga gibi zorlu bir ligde uzun süre boyunca yüksek performansla oynadığınız zaman her sene büyük takımlardan ilgi görürsünüz. Hoffenheim’da da her zaman iyi hissediyordum. Çünkü bulunduğum pozisyon önemli bir pozisyondu. Hoffenheim gibi önemli ve başarılı bir takımda kaptan olmaktan dolayı da mutluydum. Takımda önemli bir pozisyonda olduğum için diğer takımlarla her zaman konuşmalar olmasına rağmen hiçbir zaman tam olarak gitmek istememiştim. Sonraki süreçte kontratımı uzatmıştım ve son senemi geçirdikten sonra artık yeni bir şey yapma zamanı geldiğini düşünmeye başladım. Daha sonra Beşiktaş’tan teklif geldi. Öncesinde de Türk arkadaşlarımla aram çok iyiydi. Arkadaşlarımla bu konuyu biraz konuştum ve Türkiye’ye gelip bu tecrübeyi edinmek istediğimi bir şekilde hissettim. Diğer takımlardan da teklifler vardı ama Beşiktaş’a gelmem gerektiğini hissediyordum. Ayrıca o an ayrılmasaydım kariyerimin sonuna kadar Bundesliga’da kalacaktım. Ama her zaman Almanya dışındaki büyük takımlarda da oynamak istiyordum. Türkiye’ye geldiğimde de yıllar sonra yeniden şampiyon olmak gibi önümde büyük hedefler vardı ve bu şekilde Beşiktaş’a gelmiş oldum.

ŞENOL GÜNEŞ’İN EN BÜYÜK BAŞARISI TAKIMI YÖNETMEDEKİ KABİLİYETİYDİ”

İki sezon forma giydiğin Beşiktaş’ta 76 maça çıkıp, 2 Süper Lig şampiyonluğu yaşadın. Teknik Direktör Şenol Güneş’in o dönem şampiyonluktaki faktörünü açıklar mısın?

Tabi ki de kendisinin başarıdaki rolü çok büyüktü. Bana göre kendisinin en büyük başarısı takımı yönetmedeki kabiliyeti. Çünkü o dönemde çok sayıda yabancı oyuncumuz vardı. Üzerimizde büyük bir baskı vardı. Taraftar şampiyonluk bekliyordu. Yeni stadı böyle bir başarıyla taçlandırmamız bekleniyordu. Gomez, Quaresma gibi yeni transferler gelmişti. Şenol Güneş’in en çok saygı duyduğum yönlerinden birisi de oldukça sakin bir tavrı olması. Özellikle de ilk sezonun başlarında bazı maçları kaybetmiştik. Bu noktadan sonra yeni bir maç kaybetme lüksümüz kalmamıştı. Dolayısıyla aslında takımda bir gerginlik vardı denilebilir. Ama Şenol Güneş her zaman sakin bir şekilde durumu nasıl kurtarabileceğimiz konusunda alternatifler üretiyordu. Dolayısıyla ortada yoğun bir durum vardı diyebilirim. Şenol Güneş bu ortamda, satranç tahtasındaki taşlar gibi herkesi doğru yerde konumlandırarak takımı başarıya taşıdı.

Şampiyonlar Ligi’nde 3-0’dan beraberliği yakaladığınız unutulmaz Benfica mücadelesinden bahsetmek istiyorum. Soyunma odasına girmeden önce taraftarlar tüm takımı tribüne çağırıp alkışla moral vermişti. Devre arasında takım içinde nasıl bir konuşma geçti?

Takım içindeki hava olağanüstüydü. Aslında kötü bir oyun ortaya koymamıştık. Ama neticede yine de 3-0 yeniliyorduk. Bence taraftar da performansımızın iyi olduğunu bilmekle birlikte daha fazlasını çıkartabileceğimizi biliyordu. Dediğiniz gibi oyuncular için tezahürat yaptılar. Asıl başarı taraftarın denilebilir. Bize “devam edin, daha iyisini yapabilirsiniz, arkanızdayız” mesajını verdiler. Şenol hoca devre arasında bazı oyuncu değişiklikleri ve pozisyon değişiklikleri yaptı. Bu şekilde takımda biraz daha farklı bir dinamik oluştu ve oyuna devam ettik. 3-0 geride olmamıza rağmen takımda ümitsizlik yoktu. Başarabileceğimizi biliyorduk. En sonunda da iyi bir oyun çıkartıp sonucu 3-3’e getirdik.

“BİRKAÇ DAKİKA DAHA OLSAYDI EMİNİM BENFİCA MAÇINI KAZANIRDIK”

Benfica maçında ayrıca Cenk Tosun’un voleyle attığı golün asistini yapmıştın. Bir nevi o golle beraber Beşiktaş kilidi açmıştı. Duygularını anlatır mısın?

Gol 50. dakikalarda gerçekten çok iyi bir anda geldi. Golden sonra da yine oyunu kurtarmak için epey bir vaktimiz vardı. 3-0 geriye düşünce bir an oyunun bittiğini düşünebilirsiniz. Quaresma güzel bir çalımla geriye pas verdi, ortayı açtım ve Cenk çok güzel bir vole golü attı. O anda mükemmel bir hava oluştu. Çünkü rakip takımın daha önce böyle bir atmosferi yaşamadığını görüyorduk. Bizim için de mükemmel bir atmosferdi ama biz daha önce de taraftarın verdiği bu atmosferi hissettiğimiz için paniklemiyorduk. O aşamadan sonra oyun bir nevi çığ gibi gelişti ve Aboubakar’ın golüyle de durumu 3-3 yaptık. Birkaç dakika daha olsaydı eminim Benfica maçını kazanırdık.

“BEŞİKTAŞ, LİGDE HER ZAMAN EN İYİ YERDE OLMAYI HAK EDİYOR”

Beşiktaş, Valerien Ismael’le yolları ayırdıktan sonra 2. kez Şenol Güneş’le anlaşmaya vardı. Güneş’in Beşiktaş’taki yönetimini nasıl değerlendiriyorsun?

Şu anda gördüğüm kadarıyla Beşiktaş zorlu bir süreçte. Normalde Beşiktaş, her zaman şampiyonluk yarışına dahil olur. Ama şu anda puan farkı azımsanamayacak seviyede. Galatasaray’da üst üste galibiyetler alıyor. Şampiyon olmak için Türkiye’de 80 puana yakın alınması gerekiyor. Beşiktaş’ın şampiyonluk için kalan maçların tamamını kazanması gerekiyor. Hatta beraberlik bile şu anda Beşiktaş için lüks denebilir. Diğer takımlar gibi önemli rakipleriniz olduğu zaman asla tam yeterli olamazsınız. Takımın bu kadar maçı kazanması için ciddi bir kaliteye sahip olması gerekiyor. Başka bir deyişle çok sayıda oyuncunun sağlıklı ve formda olması gerekiyor. Ayrıca şampiyonluk için iyi bir strateji, güzel bir atmosfer, kazanma hırsı gibi unsurlar da bir araya gelmeli. Bunların da hepsi zaman işi. Galatasaray, Fenerbahçe gibi diğer büyük takımların son yıllardaki takım içi dinamiklerinin hepsini tam bilmiyorum açıkçası. Şenol Güneş’e gelince, umarım bütün bu şartları yerine getirmek için gerekli imkanlara sahip olur. Çünkü Beşiktaş her zaman ligde en iyi yerde olmayı hak ediyor.

“CENK’İN KARİYERİNDE DALGALANMALAR OLDU AMA GERİDEN GELMESİNİ BİLDİ”

Valerien Ismaël döneminde fazla şans bulamayan Cenk Tosun, ŞENOL GÜNEŞ’in gelmesiyle yeniden gollerini atmaya devam ediyor. Şanssız bir İngiltere serüveni geçiren Cenk Tosun’un Beşiktaş’taki performansıyla ilgili neler söylemek istersin?

Cenk, iyi bir forvet oyuncusu. Her zaman gol atmak istiyor. Evet, kariyerinde bazı dalgalanmalar oldu. Zor zamanlardan da geçti ama her zaman bir şekilde geri gelmesini de bildi ve önemli gollere de imza attı. Beşiktaş’ın takım içi dinamiklerine de hakim. Ama günün sonunda oyun süresi, gol sayısı gibi istatistikler öne çıkıyor. Bazen kendisini bunlar için fazla zorluyor. Ama bu işler hep böyledir. Başarmak için fedakârlık yapmak ve kendini zorlamak zorunda. Dediğim gibi ileri gitmesini bilen ve önemli goller atan bir oyuncu. Bana göre Cenk kendisiyle beraber sahaya çıkmaktan zevk aldığım şahane bir oyuncu. Kendisine önümüzdeki aylarda en iyi dileklerimi diliyorum. Beşiktaş ligde daha iyi bir yere gelmek istiyorsa Cenk’e ve gollerine ihtiyacı var.

“ABOUBAKAR TAM BİR MAKİNE, SAKATLIK YAŞAMAZSA BEŞİKTAŞ İÇİN TAM BİR SİLAH OLUR”

Gözden kaçırmayın

Kocadağ'dan hakeme eleştiri, Fenerbahçe yöneticisine cevap Kocadağ'dan hakeme eleştiri, Fenerbahçe yöneticisine cevap

Beşiktaş, eski futbolcusu Vincent Aboubakar’ı kadrosuna kattı. Sizce Aboubakar, Cenk Tosun’la yeniden iyi bir ikili olabilecek mi?

Cenk ve Aboubakar birbirlerini uzun süredir tanıyor. Gomez gittikten sonra Aboubakar gelmişti. 30 yaşında ve yaşı hala çok da ileri sayılmaz. Aboubakar tam bir makine. Kendisi en üst düzey forvetlerden. Şu ana kadarki sorunları genelde sakatlıklar yüzünden oldu. Eğer sağlıklı olursa Beşiktaş için tam bir silah olur. Bir de tabi ki teknik direktörün de tercihleri önemli burada. Eğer iki forvetle oynamak isterse, belki Cenk ya da Aboubakar 10 numara olarak oynayabilir. Birlikte oynadığımız zamanlarda Cenk kanatlarda oynardı. Benfica’ya karşı da bu şekilde gol atmıştık. Dolayısıyla uygun şartlarda bence iyi bir ikili olacaklardır. Bana göre ne kadar çok yetenekli oyuncunuz olursa o kadar iyi. Dolayısıyla Aboubakar’ın kesinlikle takımda olması lazım. Çünkü kendisi çok yetenekli bir oyuncu. Weghorst gibi bir forvet kaybettikten sonra Aboubakar takım için önemli bir kazanım olacaktır.Cenk ve Aboubakar birlikte oynayabilir. 2 forvet, 3 forvet ya da bir forvet ve bir 10 numarayla oynayabilirsiniz. Aboubakar ve Cenk farklı pozisyonlarda da oynayabilecek yetenekli isimler.

“ERSİN DESTANOĞLU, ALDIĞI ELEŞTİRİLERİ MOTİVASYON KAYNAĞINA ÇEVİRMELİ”

Beşiktaş’ın milli kalecisi Ersin Destanoğlu, son dönemdeki performansıyla eleştiri alıyor. Kaleyi Mert Günok’a kaptıran genç eldivenle ilgili düşüncelerin nelerdir?

Fazla da bir şey diyemem açıkçası, son maçları izlemedim. Sonuçları her zaman takip ediyorum; ama maçın tamamına hâkim değilim. Dolayısıyla kesin bir yorum yapamam; ama şunu diyebilirim ki kendisi hala çok genç. Bu yaşta her zaman performansınızla ilgili bu tarz eleştirilere ihtiyaç duyarsınız. Ama Beşiktaş gibi zirveye oynayan bir ekipteyseniz, hatalarınızı azaltmanız gerekir. Hata yapsanız bile hatalarınızdan ders almalısınız. Eleştirileri motivasyon kaynağına çevirmelisiniz. Profesyonel futbol her zaman böyledir. Ama eğer şikâyet etmeden çalışmaya devam ederse daha iyi bir yere gelecektir.