“Yiğiter Uluğ İlk Adayımızdı“

2014-15 sezonuyla Le Mans'ın başantrenörü olarak Fransa'ya dönecek olan Erman Kunter, Beşiktaş yıllarını TBF'ye anlattı.

“Yiğiter Uluğ İlk Adayımızdı“

İki sene önce Beşiktaş'ta başantrenör olarak göreve gelen ve ilksenesinin ardından Sportif Direktör pozisyonunu devralan Erman Kunter,2014-15 sezonunda Avrupa Basketbolu'nun zirvesini yaşadığı Fransa'yadönüyor. Le Mans ile anlaşan Erman Kunter, arkasında bütçe disiplininesahip olmak için önemli adımlar atan, kurumsal yapısını kurmak içinçalışan, yönetimsel başarısını parkeye yansıtan özel bir takımbırakıyor.

Görevini Yiğiter Uluğ'a devretmesine rağmen Beşiktaş'tan söz ederkenhalen 'Biz' diyecek kadar Siyah-Beyaz'ı benimseyen Kunter, KaraKartallar ile geçen iki sezonun muhasebesini ve önünde uzanan Le Mansserüveni ile ilgili planlarını TBF.org.tr'ye anlattı.

Ropörtaj: Şansal Kulabaş
Fotoğraf: Ahmet Tokyay


-Önümüzdeki sezon yeniden Fransa Ligi’ne döneceksiniz. Le Mans takımı ile anlaşmaya nasıl karar verdiniz?
Bana zaten geçen sezonun sonunda Beşiktaş ile antrenör olarak sözleşmemdevam ederken 3 takım teklif yapmıştı. Almanya’dan ve Fransa’danteklifler gelmişti. Ama ben hem Fransızca konuşabildiğim için, hem deoradaki yaşama adapte olmakta sorun yaşamayacağımı bildiğimden,Fransa’dan gelen teklifleri daha önde tuttum. Geçen senenin sonunda buteklifleri değerlendirebilirdim ama Beşiktaş’ta düzene oturtulmasıgereken şeyler olduğunu düşündüğüm için kabul etmedim. Yine bu sezonun6.-7. haftası civarında iki kulüpten teklif gelmişti ama sezon sonunakadar Beşiktaş’ta kalacağımı belirterek reddettim. Sezon sonunda iseteklif veren takımların sağladıkları imkanlara ve organizasyonlarabakarak Le Mans’ı seçtim.

-Beşiktaş Basketbol GenelDirektörlüğü pozisyonunu gelecek sezon Yiğiter Uluğ üstlenecek. Bu isminbelirlenmesinde sizin de görüşünüz etkili oldu mu?
Tabii ki. Beşiktaş bir yeniden yapılanmanın eşiğinde ve açıkçası buradauzayı keşfetmiyoruz. Altyapıya belli bir ağırlık veriyoruz, devamlılıksağlamaya çalışıyoruz. Bugüne kadar kulüplerimizde ayrılıklar geneldekötü şekilde yaşanmıştır. Biz Beşiktaş’ta böyle bir şey olmasın istedik.Bu zaten benim tercihim sonucu yaşanan bir değişim. Ben antrenörlüğegeri dönmeyi, birkaç yıl daha salonda zaman geçirmeyi tercih ettim.Yoksa benim Genel Direktör olarak 2 sezon daha kontratım vardı.

Başkan Fikret Orman’ın kulübü yönetirken benimsediği bir anlayış var.Beşiktaş’ta daha temsil edilebilir, saygı duyulacak kişilerle çalışmakistiyor. Yiğiter Uluğ böyle bir isim. Gerek federasyonlarla yaptığıçalışmaları, gerekse basın mensubu olarak ortaya koyduklarını biliyoruz.Tabii ki Yiğiter Uluğ tek isim değildi, başka seçenekler de vardı.

Geçen sezonun başında da biz Yiğiter Uluğ ile Sportif Direktörlükpozisyonu için görüşmüştük. Ancak o zaman eşinin ABD’ye gitmesigerektiği için kabul edememişti. Bu sezon benim ayrılmam kesinleşinceBaşkan Fikret Orman yerime gelecek kişi için fikrimi istedi. Benim debirkaç adayım vardı ama ilk isim Yiğiter oldu. Yiğiter ile ilk ben temaskurdum. O da olumlu geri dönüş yapınca, kontrat aşamasına kadar geldik.



-Sizce Yiğiter Uluğ’u bu pozisyon için en uygun isim yapan özellikleri neler?
Beşiktaş Basketbol Şubesi’nin bugüne kadar en büyük eksiklikleridevamlılık, istikrar ve ayakları yere basan bir bütçe yerine ütopik,gerçekdışı harcamaların yapılmış olmasıydı. Saçma sapan transferleryerine dünya kulüplerinde olduğu gibi geliri oranında harcayan bir kulüpolması gerekiyordu. Bu sene bunu büyük oranda başarmıştık. Bunun devamettirilmesi gerekiyor. Bu planın mucidi ben değilim, Avrupa kulüpleriböyle yönetiliyorlar. Yiğiter Uluğ kısa bir süre Barcelona’da da görevyaptı ve Avrupa kulüplerinin nasıl yönetildiğine aşina.

Beşiktaş’ta bir inşaat yapılıyor. Biz bunun temelini attık. Önemli olanbunun devamını sağlayabilmek. Yiğiter de bu devamlılığı sağlayabilecekniteliklere sahip. Başkan ile beraber bu pozisyon için uygun olduğuna buyüzden karar verdik.

-Kulüp takımlarının stratejileri4-5 senede bir yapılan seçimlerle göreve gelen veya devam edenbaşkanlara bağlı oluyor. Ama siz de branşları yöneten insanlar olarakuzun süreli projeler yürütmek istiyorsunuz. Kulübün tepesinde yaşanandeğişimler sizin planlarınızı nasıl etkiliyor?
Eğer organizasyonunuz sağlamsa, Genel Direktör’ün gitmesi, Başkan’ındeğişmesi organizasyonu etkilemez. Ama temeller sağlam değilse, her yenigelen yeni bir şey yapmaya kalkıyor. Ben Beşiktaş’ta bir sistemintemellerinin atıldığına inanıyorum. Eğer işler ters gitmezse, bir inşaatgibi bir sistem de yavaş yavaş üstüne koya koya yükselecektir. Temelsağlam olmadığında, en ufak sarsıntıda her şey yerle bir oluyor vebaştan başlamak zorunda kalıyorsun.

Ben temeli sağlamlaştırmak için Yiğiter Uluğ ile sürekli iletişimdekalarak projeleri devrettim, geçiş sürecini beraber yaşadık. Üzerindeçalıştığımız bir sürü proje var. Mesela Beşiktaş Basketbol Takımı’nınuzun süreden beri ilk defa sezon sona ermeden gelecek sezon beraberçalışacağı sponsor belli. İntegral Forex ile devam ediyoruz.

Beşiktaş’ın uzun zamandan beri ilk defa bir sonraki sezon için çalışmayabaşlarken sponsorluk geliri belli ve minimum bütçesini biliyor.Beşiktaş gelecek sezon için gelecek minimum parayı biliyor ve bu, enönemli artılardan biri. Yine kadın takımının da gelecek sene sponsoruolacak ve bütçesi artacak. Belki çok yüksek bütçeler olmayacak ama busezona göre yükselecek. 2013-14 sezonuna göre Beşiktaş’ın bütçesi %30artacak ve bunu sponsorluk çalışmaları ile yaptık.



-İki sene önce Beşiktaş’ta görev almanızı bir meydan okuma olarak tanımlamıştınız…
Ben göreve geldiğimde Beşiktaş, EuroLeague oynamaya hazırlanıyordu amasponsoru yoktu. Kadrosunda oyuncuları tutma şansı bulunmuyordu veşampiyon kadrodaki oyunculara borcu vardı. Geçmiş senelere dayananborçlar vardı. Ben bunu bilerek göreve geldim. İlk sene benim için şöyleyorucu oldu. Ben antrenör olarak gelmiştim ama Sportif Direktörlüksorumluluklarını da yerine getiriyordum. Kulübün borçları ve bütçesiyleilgilenirken antrenörlük de yapıyordum. Bu beni biraz yıprattı.

Geçen sezonun sonunda Başkan Fikret Orman bana basketbol branşının dahakurumsal şekilde yönetilmesini istediğinden bahsetti. Bu benim deistediğim bir şeydi. Bu yüzden benim Sportif Direktör olduğum bir yapıyageçtik.

Ben o günlerde görev almamı bir meydan okuma olarak tanımlamıştım çünküBeşiktaş sezonu üç kupayla şampiyon olarak tamamlamıştı. EuroLeague’ekatılacaktı ve taraftarların büyük beklentisi vardı. Ama takımınbütçesi, şampiyon olan takımın bütçesinin %30’u kadardı ve geçmişyıllardan kalan büyük borçlar vardı. Biz hem o borçları kapatmak, hem deiçinde olduğumuz sezonun taahhütlerini yerine getirmek zorundaydık.Bundan dolayı görevi kabul etmem bir meydan okumaydı. Ve hedeflerimizibir noktaya kadar getirdik. Eğer bu yapı devam ederse, seneye ligin enönemli şampiyonluk adaylarından birisi Beşiktaş olacaktır. Çünkü liginen sağlıklı yapısına sahip olacak.

-Taraftar beklentisi Beşiktaş’ta başantrenör olarak geçen ilk sezonunuzu nasıl etkiledi?
O sezon beklentiler çok yüksekti. Ortada 3 kupa kazanarak şampiyon olanbir takım vardı ve herkesin yüksek beklentiler taşıyordu. Böylebeklentiler de gerek oyuncu, gerek antrenör, gerek yönetici olsun,herkesin üstünde baskı yaratır. Üstelik 12-13 milyon Dolar bütçeyleşampiyon olan takımın bütçesi 4 milyon Dolar’a düşmüştü.

Bütçenin düşmesi taraftarın tepkisini çekti. Beşiktaş, Galatasaray,Fenerbahçe gibi takımlarda taraftarın desteği çok önemlidir.Taraftarımız takım sallantıdayken bizi sahiplenmedi. Galibiyetlergelmeye başladıktan sonra onlar da takımı sahiplenince performansınız%100 arttı. Bu ilk sezonumda da olmuştu, bu sezon da.

Geçtiğimiz sezon şöyle bir hata yaptık. Maçlarımızı Abdi İpekçi Arena’daoynadık ve çok iç saha maçı kaybettik. Hâlbuki biz geçen sene demaçları Akatlar’da oynasak ligi ilk 3 içerisinde bitirebilirdik. Abdiİpekçi Arena’da istediğimiz taraftar baskısını kuramadık. Kadro yönündenise elimizdeki bütçe belliydi ve bu bütçe ile kurulabilecek en iyitakımı kurduğumuza inanıyorum.

-Cholet’den ayrılmasebeplerinizden birisi olarak kronik hale gelen maddi sorunları vekısıtlı bütçeyi göstermiştiniz. Ancak Beşiktaş’ta da bu 2 sene boyuncanispeten kısıtlı bir bütçe ile hareket etmeniz gerekti. Bu sizi hayalkırıklığına uğrattı mı?
Cholet’de kısıtlı bir bütçe vardı ama maddi disiplin söz konusuydu.Kulübün geliri-gideri belliydi. Geçmiş sezonlardan borç kalması sözkonusu olamazdı. Zaten böyle borçlarınız varsa, orada ligde yer almanızaizin vermezler. Cholet’de bütçe kısıtlıydı ama belliydi.

Beşiktaş’ta ise bütçe hem kısıtlıydı, hem de geçmişe yönelik hangiborçların çıkacağını bilmiyorduk. Ben görevi kabul ederken bütçeninkısıtlı olduğunu biliyordum, sponsorun olmadığının farkındaydım amabulunacağını umuyordum. Bilmemin mümkün olmayacağı şey, geçmişsezonlardan bu kadar borç çıkmasıydı. Kaynaklarımız zaten kısıtlıydı vegeçmiş dönemlerin borçları da çıkınca daha da azaldı.

EuroLeague’e katılan bir takım olarak sponsor bulacağımızı düşünüyordumama bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim. Orada patinaj yaptık.Sponsoru daha erken bulsaydık, daha farklı olurdu.



-SizCholet’den ayrılırken, takımın Seraphin ve De Colo gibi oyuncuları NBAyolunu tutmuştu ama işler umdukları gibi gitmedi. Le Mans’a giderkenonları da yeniden Fransa’ya getirmek gibi bir hedefiniz var mı?
Böyle bir niyetim var ama bu, bütçe meselesi. Fransa’da bütçe neyse,harcayacağınız para budur. Nasılsa para bulunur diye bütçe aşaraktransfer yapılmaz. Seraphin bu sene 4,5 milyon Dolar alacak. NandoAvrupa’ya dönmeyi düşünüyor ama Olimpiakos veya Real Madrid gibi çok üstdüzey takımlardan birisine gidecektir. Ama Le Mans gibi kulüplerdetaşlar yerine oturduğu ve sistem çalıştığı için yeni genç yeteneklerçıkarmak daha kolay olacaktır.

-Bugün milli takımınbaşında ‘Erman Kunter sayesinde antrenör oldum” diyen Ergin Ataman var.Siz de aynı pozisyonda daha önce görev yapmıştınız. Ona ne tavsiyeverirdiniz?
Milli Takım önündeki turnuvaya son turnuva gibi bakmamalı. Bir sonrakiturnuvada ne yapacağını da planlamalı. Dünya Şampiyonası’nda başarılıolursak, Avrupa Şampiyonası’nda neler yapacağımızı şimdidenplanlamalıyız. Ergin Ataman’a bu yüzden çok önemli bir iş düşüyor. Ona,Dünya Şampiyonası için sonrasında Avrupa Şampiyonası’nda dakullanabileceği genç oyunculara şans vereceği bir füzyon kadro kurmasınıtavsiye ederdim.

YORUM EKLE