27.03.2016, 23:33

Başkana Mektup

 Sayın başkan; Son dönemde içinde bulunduğunuz ruh hali çok tehlikeli, "Mütevazı, Halk, Semt, Camia, Birlik” kelimelerini lügatınızdan çıkarıp, 
“Para, Saray, Yalı, Güç, Ben, Siz, Ezik" gibi hiç alışık olmadığımız bir tarzı yansıtıyorsunuz. 

Oysa önceleri her gittiğiniz yerde Beşiktaşgeleneklerinden bahsedip, Seba ekolünden geldiğinizi söylüyordunuz.

Mütevazılık zayıf insanların değil, güçlü insanların sergileyeceği bir karakter duruşudur. Güçsüz bir insana mütevazı denmez o zaten öyle olmak zorundadır. 
Mütevazılık insanların güçlüyken sergiledikleri alçak gönüllülüğe verilen addır. 

Mesela FEDA sezonunda siz güçsüzdünüz. O zaman sergilemiş olduğunuz tavırlar mütevazılıkla açıklanamaz. 
Durumunuzu bildiğinden, çaresizliğinizin üzerine gitmedi bu taraftar. Hesap soracak gücünüz olmadığını anladığında "Hesap sor" demekten bile vazgeçti. 
Göreve geldiğiniz son 3 sezondur Ligi 3. Bitirirken de Mütevazı olamazdınız çünkü zayıftınız; güçsüzdünüz. 

Stat inşaatı olmasa, belki kimse size bu kadar sabır göstermezdi. 
3 sezonda ortada duran 35 kupanın hiç birini kazandıramadınız. 
O zaman da Mütevazı değil güçsüzdünüz. 
Bazen haksızlığa karşı, masaya yumruğunuzu vurmanız istendiğinde, Seba ekolünden geldiğinizi söyleyip, güçsüzlüğünüzü mütevazılık makyajıyla örtmeye çalıştınız ve yine anlayışla karşılandınız. Çünkü güçsüzdünüz.

Siz ilk defa kendinizi şimdi güçlü hissediyorsunuz. 
Birçok soru işaretlerine rağmen, ilk beyan ettiğiniz rakamın yaklaşık 3 katı maliyetle, 2 sezon gecikmeyle Stadyumu bitirdiniz. 
Biz bu soruları sorduğumuzda bile taraftar tepemize bindi, sizi sorgulatmadı, ben gibi düşünenlere. "Yaptı ya adam sen ona bak" dedi. 
"Para senin cebinden mi çıktı" diyerek kontrolsüzce sizi savundular.

Mesela "Seneye bitecek" diyerek, olmayan stada kombine sattınız. 
Gidip aldılar.
Sonra bitiremeyip, yine kombine sattınız. Yine gidip aldılar.
Sonra kombine sahiplerine iadeli bilet aldırıp; Ankara'da, Konya'da oynadınız. 
Taraftar yine yanınızdaydı.

Ve şimdi ilk defa kendinizi güçlü hissediyorsunuz. 
Stadyum bitti, takımımız lider. 
Mayıs'ta yapılacak seçimde kendinizi zorlayacak hiçbir tehdit görmüyorsunuz.

Güçsüz döneminizde size omuz veren taraftarınızı, kendinizi güçlü hissettiğiniz ilk anda ötekileştirdiniz. 
“Önceden eziklerdi, şimdi sayemde başları dik geziyorlar” falan dediniz. 
Halkın takımı olmakla gurur duyan bir topluluğa, "Beşiktaş Halkın değil, Saray'ın takımıdır" dediniz.
Ardından kocaman kocaman laflar türettiniz, "Daha önce gelmediysen şimdi de gelme, Boğaza yalı yaptık, git kahveni evde iç" gibi sözler söylediniz.

Tam 3 sezon olmayan stada sattığınız kombinelerle, takımını Olimpyiat'ta, Başakşehir'de orada burada destekleyen taraftara, Stat bitince "Yok öğle yağma bilet alıp geleceksiniz" dediniz. 
Biliyor musunuz yine size hak verdiler. "Kulübümüz para kazansın" dediler. 

Son olarak yaptığınız 3 maçı kapsayan sistemde bilet satma fikriniz artık taşı bile çatlattı. Çünkü sizi bugüne kadar savunan, tek derdi Beşiktaş'ı sahada başarılı görmek olan, ekonomiyle, yanlış idareyle, içişleriyle ilgilenmeyen taraftarın gururunu ezdiniz.

Olmayan stada kombine sattığınız adamlara, Stat biter bitmez "Paran yoksa açılışa gelme arkadaş" dediniz. Aynı muameleyi loca sahiplerine yapmadınız.

Olmayan stada kombine alan adamın, açılış maçlarını izleyememe ihtimali sizi birazcık olsun rahatsız etmedi. 
"Kusura bakmayın arkadaşlar, anlayış gösterin" diyeceğiniz yerde; “İşinize gelirse, bizde böyle" demeyi seçtiniz.

Sayın başkan, farkındaysanız muhalif isimlerin hiç biri çıkıp açıklama yapmıyor.    
Sizin başkanlığınızı beğenmeyen, her fırsatta sizi eleştiren muhalifler sus pus.
Çünkü anladılar, 
Siz kendinizi o kadar güzel bitiriyorsunuz ki, onlara gerek kalmıyor. 
Anladılar ki, sizi sizden güzel yıpratan başka birisi yok.

Hani bir söz var ya; 
"Şımardıysan, artık başka bir düşmana ihtiyacın kalmamıştır" diye.
Sizinkisi aynen o hesap işte.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@