Aynı bahaneler kaplar memleketimi

Dünyanın en ince kitapları, Almanların yemek kitabı ile
İngilizlerin espri kitabıymış
Vallahi süper bir ironi yapmışlar
Lakin en kalını için de iki kelam etselermiş iyi olurmuş
Mesela benim favorim
"Türkiye'nin futbol gerçekleri"
Ne Dostoyevski ne de Tolstoy
Kitap kalınlığında solda sıfır kalırlar vallahi
Okudukça bildiğinizi unutacağınız
Bir baş yapıt olur
Sayfa sayfa, cilt cilt
******
Düşünsenize
Kitabın 20. Sayfasında
Ülkemizde oynayan futbol takımları
İlk 11'lerinde
"5 yabancıdan fazla oyuncu oynatamaz" yazıyor
Biz de "Hadi ay! İyiymiş" deyip dudak büzüyoruz
Sonra
Çok değil 50. sayfaya geldiğinizde
Ülkemizdeki futbol takımları sahaya
"11 yabancıyla çıkabilir" yazıyor
Allah Allah!
Tabii siz dumura uğruyorsunuz!
Laf aramızda uğramışken de bir çay için derim
******
Eeee! Haliyle 20. sayfaya geri dönüyorsunuz,
"Demin yanlış mı okudum?" diye
Hak getire
Bir karar 20 senaryoyla süslenmezse
O karar,
"Karar değildir" diyen bir zihniyet hakim kitaba
Anlayın gayrı…
******
Her Dünya Kupası ve her Avrupa Kupası Elemeleri'nden önce çekilen kuralarda,
Çıkan takımları görünce,
"Biz gruptan kesin çıkarız" manşetleri atılır.
Sonra ilk maçta,
Haritasını sorsan yerini bilmeyeceğin ülkelerden
3-5 yersin
Ve yüzyıllardır! Üretilen aynı bahaneler kaplar memleketimi,
"Altyapıya önem vereceğiz!" Ver be kardeşim
Şimdiye kadar ne bekledin ki
Senin fersah fersah geride olanlar
Tavşan kaplumbağa misali…
Onu da görmüyorsunuz,
Geçmişi bir kenara bıraktım…
Son söz verdiğinizde,
Harbiden hayallerinizin peşine düşseydiniz,
En azından bir 5 sene evvel mesela
Ama ı-ıhh
Altyapının öneminden bahsettiğiniz dönemlerde
Biz heyecan yaparız
"En sonunda doğru yolu bulduk" diye
Ama o da ne!
40 yıllık Aurelio, "Mehmet" olup Milli Takım'a montelenmiş
Tabii biz bu arada hâlâ kitabın sayfalarını çevirmekteyiz.
Bitmez nasıl olsa!
******
Kulüp takımlarının bitmek bilmeyen transfer politikaları,
Çoğu kulüpte futboldan anlamayan yönetici takım,
Gözünü para bürümüş futbolcular,
Ve harcanan paranın vergisini unutan sistem!
Bir pozisyona, 50 ayrı kanalda,
50 ayrı görüş belirten yorumcular,
Standardı olmadan düdük çalan hakemler,
Ve iğdiş edilmiş futbol…
******
Kitabın sonuna doğru,
Bugüne kadar hep horlanmış,
Sistemin ve uzantılarının hatalarını örtmek için "Suçlanmış",
Karar merciinden dışlanmış,
Sessiz çoğunluğun konuşmasını bekler dururuz.
Biliriz ki,
6 okka adalet onlardadır…
Kitabın çevrilen her yaprağında,
Hakka teslimat,
Olgun bir ses tonu,
Ve bir diriliş bekleriz.
İşte ben de şair gibi olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu…
Hiçbiri olmaz halbuki…
Geçer süngüler namluya,
Başlar gece devriyesi jandarmaların!
**************************************************
Hasar tespit

Soru şu,
"Geminin arka tarafı su aldığında ne yaparsınız?"
A – Delik olan yeri yamarım
B – Gemiyi tersaneye çekip hasarlı bölgeyi değiştiririm
C – O şekilde hayatta yola çıkmam
D – Geminin en sağlam yerine biraz daha destek sağlarım
Eğer ki (D) şıkkı diyenlerdenseniz
Söyleyecek tek kelamım yoktur,
Ve Milosevic doğru transferdir…
**************************************************
Menfaat diyalogları

Beşiktaş önündeki üç lig maçını
"Ankara'da oynayabilir" dedi ya!
Uyanığın teki hemen atladı suya
"Ancak taraftarım gelirse Ankara'da oynamayı kabul ederim"
Vay vay vay!!!
Bu ne durumdan vaziyet çıkartma halidir ya!
Sana pazarlık zemini hazırlayanda suç aslında
Beşiktaş yönetimine düşen görev
Bu tür dayatmalara
Bu aciz menfaat diyaloglarına
Asla taviz vermemektir.
"Taraftarım gelirse oynarımmış"
Nerede istiyorsanız orada oynayalım
Hatta siz zahmet etmeyin
Ev sahibi statüsünde
Bursa'da oynayalım
Verilecek en güzel cevaptır
Spor kamuoyuna hürmetlerimle!

YORUM EKLE