Ateş Neden Yanıyor?

Dalgasız bir Pazartesi sabahı…

Güneş sıcak, deniz ıslak ve yine beyin bronzlaşması yaşıyoruz.

Şike depreminin ardından kafalarda tusunami dalgaları.

Ben olaya Beşiktaş tarafından bakıyorum, diğer olayları midem kaldırmıyor.

Her geçen zaman, içime bir Ateş düşüyor.

Tayfur Havutçu ve Serdal Adalı ile ilgili neredeyse her gün bir haber geliyor.

Bu süreçte beni en çok düşündüren ise Beşiktaş’ın diğer mahkumu Ahmet Ateş oluyor.

Ahmet Ateş neden yanıyor?

Çok uzun süreden beri Beşiktaş kulübünde görev alıyor.

Tam olarak ne iş yaptığını hiç bilmiyorum.

Bu olaylar patlamasa kimsenin de bileceğini sanmıyorum.

Önce kulüp çalışanı denildi, sonra protokol müdürü.

Düşünüyorum, personelin bu işle ne işi olur diyorum?

Hele ki "Transferde yolsuzluk" diyorlar ya! Protokol müdürünün transferle ne işi olur, bilemiyorum.

Herkes tarafından iyi bilinen bir adam, Ateş gibi ama dumansız.

Konuşmaz, gülmez, sevinmez, üzülmez. Saçları hep usturalı, bıçak gibi bakışları.

Ne başkan, ne as başkan nede eş başkan. Kimse ondan vazgeçemez.

Taraftarla, yönetim arasında köprü gibi. Yönetime iletilecek her konu, önce onun süzgecinden geçerdi.

Çok ayrıntılı tanımıyorum ama kimsenin de onu ayrıntılı tanıyabileceğini sanmıyorum.

Gülmüyor, ağlamıyor, reaksiyon vermiyor. Her yerde var ama hiç bir yerde yok gibi sanki.

Beni en çok o düşündürüyor.

Ahmet Ateş neden yanıyor?

Hadi Tayfur hoca, oyuncuyu zamansızca aradı. Serdal Adalı bu transfere zamansızca at-ladı.

Peki ya Ahmet Ateş?

Süreç uzadıkça içime bir Ateş düşüyor ve o Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Korkuyorum;

Bu duman gerçekten de Ateş olmayan yerden mi tütüyor?..

***

Erdem Ulus

twitter.com/erdemulus

YORUM EKLE