Osmanlı maçını yazalım diye kalemi elime aldım ama, ne kalem gitti kâğıda, 
Ne kâğıdın gönlü vardı sanki yazdırmaya. 
'Maçı boş ver' diyordu gönül. 
Yaz coşkuyu!!!

***

Sabahın 8'iydi. 
Telefon şöyle bir titredi. 
Boş verdim. 
Daha doğrusu göz kapaklarım. 'B.k yeme yat yattığın yere' diyordu. 
Sonra bir daha, 
Bir daha… 
'İcat edenin...' diye sıyrılışım var ki pikenin altından, 
Telefonu açtığımda, 
'Alen ağabey Beşiktaş yıkılıyor, neredesin' diye bağırıyordu biri. 
Belliydi! Vatandaş uyumamıştı!!! 
'Tekne mazotsuzluktan (!) yolda kalırsa sorumlusu sensin' dedim. 
Heyecanla devam etti, 
'Tekneyi donattık, bir sen eksiksin.' 
İçim kıpırdadı inceden, 
'Eksik olma bakarız' diye tam kapattım, 
Bir başkası… 
Sonu gelmiyordu. 
Şehir dışından otobüsle gelip resim çektirmişler. 
Onu bana yollamalar! 
'Ulen! Saat sabahın 8'i' 
WhatsApp'tan gönül koymalar. 
'Hadi' dedim Alen, kaçış yok. 
Taraftar tüm sezon bağırdı, 
Vur kendini maviliklere.

***

Daha Üsküdar'a indim ki; 
Heyhat! 
Beşiktaş sanki Üsküdar'a taşınmış. 
Öyle kalabalık, öyle coşku. 
Canı sıkılan yakıyor meşaleyi. 
Beşiktaş'a geçtim, 
Rio Karnavalı mübarek. 
İnsandan asfalt gözükmüyordu. 
Tekneler tıka basa dolmuş, 
Kalkış için komut bekliyordu. 
En sonunda sürdük motorları maviliklere. 
Önce kürekle çekiyormuş gibi aheste ilerliyorduk. 
Yıkılmış Galatasaray Adası'nın önünden geçerken 
Millet şöyle bir celallendi, 
Ama kimse üzerinde durmadı. 
Zira aşkkk! Bizi bekliyordu. 
Ona yüzüyorduk. 
Beykoz açıklarına geldiğimizde 
Görsel temaşa zirve yapmıştı. 
Koca bir şehri donanmasıyla esir almış, 
Yüzlerce savaş gemisinin 
Bir koyun etrafını sardığını düşünebiliyor musunuz? 
Anlatamam. 
Yaşamanız lazım. 
Beşiktaşlı futbolcuları taşıyan tekne, 
Arz-ı endam ettiğinde, 
Ne gökyüzünün mavisi gözüküyordu, 
Ne de denizin. 
Büyük bir sis bulutu içindeydik. 
Bir ara Quaresma'yı gördüm. 
Denize atlayacakmış kolpası yapıyordu. 
Yanındakiler de onu tutmaya çalışıyordu hesapta. 
Haspam! 
Adamı bütün sezon hiçbir futbolcu tutamamış, 
Sen mi tutacaksın diye iç geçirdim, bütün muzipliğimle. 
Kabataş'a geldiğimizde, 
Koskoca Boğaz şeridinde dumandan bir iz bırakmıştık. 
Topçular mutluydu, 
Taraftar kabına sığmıyordu. 
Sokaklar, caddeler, her yer siyah-beyazdı. 
Sabaha kadar eğlenmek, 
İyi bir tatil yapmak hakkınız çocuklar. 
Hepinize tek tek teşekkür ederiz. 
Bilin ki karşılıklı 'siyah beyaz' çekmenin mutluluğu, 
Hiçbir şeyle tarif edilemez. 
Gözlerin hafiften buğulanır, 
Lakin ciğerindeki o ses patlama yapar. 
Siyaaaaah! 
Selam olsun şampiyona!

***

Alen Markaryan / Akşam


Önerilen İçerikler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.