Dün oynanan maçta doğu tribün denilen yerin tadilat nedeniyle boşta bırakılacağı 10 gün evvelden belli olmasına rağmen, 
Lig TV kameralarının o boş tribüne konuşlanıp da maç yayınını dolu tribünlere karşı neden gerçekleştirmediğini 
Anlamış değilim. 
Yine Lig TV yönetiminin Beşiktaş taraftarıyla sorunlu olan Alpay Özalan’ı, Beşiktaş maçlarına neden yorumcu olarak çağırdığını da, 
Anlamış değilim. 
Futbol takımının maç yaptığı saate, 
Basketbol takımımıza da maç saati ayarlanmasını, 
Hem de F.Bahçe ile oynamamıza rağmen buna hiç kimsenin itiraz etmemesini de, 
Anlamış değilim. 
Maçın hakemi İlker Meral’in, 
Seyrettiği ve yönettiği onlarca maçta, 
Ersan’ınkine benzer yüzlerce olay olduğunu bilmemize, 
Ve hiç kimsenin atılmadığını görmemize rağmen, 
Ersan’a neden kırmızı kart gösterdiğini de, 
Anlamış değilim. 
İkinci yarı başlarken, 
Gol pası ve servisi yapabilecek Oğuzhan’ın oyundan alınmasını, 
Zaten pas yüzdesi verimsiz orta sahanın tamamen öksüz bırakılmasını da, 
Anlamış değilim. 
10 kişi kaldığımızda oynadığımız 
Mücadeleci, 
Tutkulu, 
Ve hırslı oyunu, 
Neden tam kadro olarak sahada olduğumuzda oynayamadığımızı da 
Anlamış değilim. 
Almeida’nın bu takımın topçusu olmadığını söyleyenlerle günlerce takıştık. 
Zemin hazırlayıp Almeida’yı ülkeden göndermek isteyenlere savaş açtık. 
Werder Bremen’de uzun saçlarıyla oynarken attığı golleri örnek göstererek Almeida’ya sahip çıktık. 
Şimdi Almeida borsa yaptı. Ve tavanda. 
Ve bu sefer de etrafı skor yorumculuğu yapanlarla doldu Almeida’nın. 
Şimdi onları da anlamış değilim. 
Anladığım tek bir şey var. 
Muhteşem taraftarı harekete geçtiğinde, 
Beşiktaş’ın önünde kimsenin duramayacağıdır. 
Ve ‘ölüyü diriltir’ sözünün 
Beşiktaş taraftarı için söylendiğini 
İliklerime kadar hissettiğimdir. 
Ve bütün mesele de budur…