KartalBakisi.Com yazarı Adnan Dinçer kaleme aldı.

Beşiktaş bir gün daha dinlenme şansı vermeyen ortama karşın,  eksikliklerin üst düzeyde olduğu, yokluğu hatırlatmadan yine onurlu bir takım olarak kazandı. 
 
Deplasmanı kendine mekan eden Kara Kartal, yorgun savaşçılar gibi olsa da inancıyla oynadı. Demba Ba, Veli Kavlak, Ersan Gülüm, Mustafa Pektemek, Sivok, Cenk Gönen gibi kadro yapısı içinde çok önemli yokluklar, Gaziantep'te sonucu etkilemedi.
 
İlk yarıda etkisiz görülen Beşiktaş, ikinci yarıda çok pozisyona giren ve belki de daha çok gol atması söz konusu olan pozisyonlarda, Cenk'in vuruş telaşı, Gökhan Törenin dağınık şutları sonucu, daha farklı kazanmadı ama üç puanı cebe indirdi. Çok önemli bir galibiyet elde etti. Bana göre yolu aydınlık. Tek başına defans ile orta alan kademesini iyi tamamlayan Atiba arkasında Genç Atınç ve Franko ile parladı. Diğer futbolcular ise hepsi görevlerini yaptı. Koşan, inanan,savaşan formasına mutlak şampiyonluk yıldızını takmaya kararlı görülen ve şimdilik ülkemizin en iyi takımı olmasıyla sempati toplayan siyah-beyazlı takım artık oyunu 90 dakika yaşamayı da öğrendiğini kanıtladı .
  
Genç Atınç beni çok etkiledi. Havadan, yerden çok net bir çok mevkidaşından iyi olduğunu ve kestiği toplardaki pas isabeti ve karşı atağa kalkacak uzun pasları ile sanki Ulusal takıma göz kırptı! Oyunda ve ikinci yarıda sert oyunu tercih eden ve can havli ile dengesiz hamleler yapan, Gaziantepli futbolcuları hakemin sarı kartları dahi durduramadı. Sadece Gökhan Töre'ye kafam takıldı!? Rakibine attığı dirsek kırmızı kartlık ve manasızdı. Kimin ne söylediğini dinleme huyum yok ama bu kez de hakem ilk kez hatalı kararıyla Gökhan'ı ipten aldı! Görülen o ki; Gökhan zaman geçtikçe Baba'lığa soyunuyor! Aman dikkat Gökhan!
 
64. Dakikada zoraki  vuruşlar sonucu golü Oğuzhan ile  bulan Beşiktaş futbolcusuna sevincini yaşatmadan oyunun dışını hediye etti !. Bu Biliç adına psikolojik teklemedir. Bir kaç dakika daha sabredebilirdi! Tabelayı  biraz ertelese iyi yapardı. Sevincini kursağında bırakan acelecilik attığı golün sevincini ve anlamını silip götürdü Oğuzhan adına! Bu durumda psikolog olmak gerekmez. Aylardır zaten Oğuzhan 90 dakikalık bir oyuna hasret ve sürekli kalkan tabelaya takılı gözle oynuyor ve ya oyuna girmeye hazırlanıyor. Bunu iyi dengelemek önemlidir. Kerim yine iyi işler yaptı, Sosa beklenenden biraz altta kaldı çünkü yorgundu! Motta tam düzeldi derken sakatlandı. Serdar artık düzeyli bir form içinde. Tolga ise rahattı. Çünkü tehlikeli top dahi gelmedi 
 
  Sonuç olarak Beşiktaş heyecan ve mutluluk veriyor taraftarlara. İstikrarlı gidişi ve sürekli sahası olmamasına karşın inanç birliğinin getirisinin sosyal yansımaları Beşiktaş taraftarları kadar futbolseverleri de mutlu ediyor. Bu ilgi ve dikkat devam edecektir ancak gelen günlerde takıma  yeni oyuncu katma söylemine karşıyım. Bu kadar ortaya konulan birlikten ve başarıdan sonra futbolcu transferine gerek yoktur. Atınç yeni bir transfer değilmidir mesela? Ya da genç Yaman, kazanılan Kerim, İsmail ve hatta toparlanan Serdar bir anlam ifade etmez mi? Konu hassastır. Bu kadro fizik ve moral olarak bir çok başarıyı kaldırır ve hatta daha da şahlandırır. Pişmiş aşa su katmaya gerek yok! Sosa yeterlidir. Demba Ba ile onlar enternasyonal güvencedirler .
   
Biliç bu takımın artık ağabeyi ve koçudur. Yanına her hangi birini de mandallamak bu saatten sonra ters teper. 
 
Demem o ki; Beşiktaş doğru yoldadır ve bu başarıyı hak edenler paylaşacaklardır. 
Ortağa ihtiyaç olmamalıdır. 
Bizden söylemesi .!