“Transfere bakış açısı, Devler Ligi kriteri olmamalı. Galatasaray iki sene üst üste şampiyon olduktan sonra Avrupa için transfere büyük paralar harcadı. Örneği de Falcao...

* Uzun ve yorucu sezonda mutlu sona Beşiktaş ulaştı… Çifte kupayla coşku katlandı. Büyük sevinç var ama hayata da dönmek gerekiyor. Sergen Yalçın'ın sözleşmesi bitti, pek çok oyuncu kiralık ve talipleri çıkıyor. Beşiktaş'ın öncelikleri neler olmalı?

Futbolun böyle bir gerçeği var. Başarılar yakalanıyor ama ertesi gün, gelecek konuşulmaya başlanıyor.

Bu durumda önümüze baktığımızda tabii ki en önemli konu, bu işin mimarı olarak Sergen hocanın mukavelesinin yenilenmesi. Bu elbette olacaktır. Aksini düşünen birinin olacağını da düşünmüyorum.

Tabii ondan sonrası kadronun yeniden inşası.

Geçmiş sezona baktığımızda Aboubakar, Ghezzal, Rosier, Josef ve Atiba gibi isimlerin şampiyonluğun ve gelen başarıların en büyük mimarları olduğunu görüyoruz. Bunlardan Josef dışındakilerin mukavelelerinin yenilenmesi elbette Beşiktaş açısından değerli.

Mutlaka yönetimin de önceliği bu olacaktır. Gönül bu oyuncuların hepsinin kalmasını arzu ediyor.

Ancak Atiba'nın durumu biraz farklı.

Yaş dolayısıyla performansı başka bir şekilde değerlendirilebilir. En önemlisi istikrar açısından da olan kadronun devam ettirilebilmesi.

* Gelecek sezon Devler Ligi var. Bu kadro nasıl güçlenir? Türkiye'de Ersin ve Utku ile başarı geldi ama bu iki isim Devler Ligi için yeterli olur mu?

Şampiyonlar Ligi farklı bir seviye.

Burada işin gerçekçi yönüne baktığımızda Türkiye Süper Ligi'nden bir takımın Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olabilmesi çok kolay değil.

Beşiktaş'ın Şenol Güneş'le yakaladığı Devler Ligi başarısına baktığımızda kadronun oturmuş, tecrübesi olan, güveni yüksek bir yapıda olduğunu görürüz. Beşiktaş'ın bugünkü kadrosu ise hâlâ gelişim aşamasında. O yüzden Beşiktaş'ın bugünkü transfere bakış açısı, Şampiyonlar Ligi'ne kriter olmamalı. İlk hedef Türkiye'de kadro, başarı istikrarının sürmesi, önümüzdeki sezon Türkiye Ligi'ni şampiyon olarak bitirmek olmalı.

Bu istikrarı sağladığınız süre içinde Avrupa'daki gelişim de adım adım gelecektir.

Önümüzde bu konuyla ilgili sıcak bir örnek var. Galatasaray iki sene üst üste şampiyon olduktan sonra Şampiyonlar Ligi nedeniyle transfere çok büyük paralar harcadı. Örneği de Falcao... Ama çok para harcamak Şampiyonlar Ligi başarısı için yeterli değildir. Olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. O yüzden Beşiktaş'ın transferle ilgili izlediği politikanın devamı olarak kaleci istikrarının önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer Şampiyonlar Ligi olarak eksiklik olarak bakacaksanız, bunu yalnızca kaleci pozisyonu olarak değil, bütün mevkiler için de söyleyebilirsiniz. Çünkü karşısınızda Şampiyonlar Ligi'ni kazanmayı hedefleyen rakipler milyar dolarlık bütçelere ulaşmış durumdalar.

Sizin 20-30 milyon dolarla oluşturacağınız hiçbir kadro buralarda başarıları hedefleyemez.

SADECE AVRUPA DEĞİL MİLLİ TAKIM KAPISI DA SERGEN HOCAYA AÇIK!

* Sergen Yalçın'ın futbola başlangıcına tanıklık etmiş, onunla oynamış biri olarak bugünü nasıl yorumlarsınız. Futbolcuyken "Koşsam Barcelona'ya giderdim" diyen Yalçın, teknik direktör olarak bunu başarır mı?

Sergen Yalçın'la 5.5 yıl beraber oynadık. Şunu hepimiz iyi biliyoruz, en iyi öğretmen hayattır ve yaşanmışlıklardır. Sergen hoca da bunun en somut örneğidir. Büyük bir gelişim içinde. Bu gelişimin içinde en büyük payı gerçekçilik olarak görüyorum. Bulunduğu durumu ve anı doğru değerlendiren, eldeki malzemeyi ölçebilen, bununla yapabileceklerinin sınırlarını görebilen bir birikime sahip olduğunu çok net söyleyebiliriz.

Bugünkü başarının temelinde de elindeki oyuncu grubunu en doğru şekilde kullanma gerçekçiliği yatıyor. Tabii ki en doğru zamanda. Diğer çok önemli özelliği de teknik adamlar için hayati derecede öneme sahip olan soğukkanlılık. Durumun ve anın farkında olup baskı altına girmeden doğru kararı verebilmek. Bunun da başarıda çok etkili olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bunların yanında camianın içinden gelmesi, Beşiktaş'ın gerçeklerine hakim olması ve arkasına aldığı büyük bir inanç ve güven duygusu da var. Hepsinin ete kemiğe büründüğü noktada kazanılan iki kupa oldu. Ben Sergen hocanın bir iki sene daha bu istikrarı sürdürdüğü takdirde Avrupa kapısının kendisine açık olduğunu düşünüyorum tabii ki A Milli Takımı'nın da. (ALİ GÜLTİKEN - SABAH)