Sezon başında büyük heyecanla beklenen Şampiyonlar Ligi serüveni Beşiktaş adına büyük hayal kırıklıklarıyla devam ediyor. Evinde son maçı olması dolayısıyla karşılaşmaya motivasyonla ve golle başlanmasına rağmen sonuç yine mağlubiyetten öte geçemedi. "Bu seviye başka bir seviye" cümlesi klasik bir cümle ama gerçeği de yansıtıyor.

Marka oyuncuları almak, onların sahada olması sonuca düşünüldüğü gibi yansımıyor. Batshuayi, Alex ve Pjanic gibi oyuncular Şampiyonlar Ligi için transfer edildiler, onlar da Şampiyonlar Ligi var diye Beşiktaş'a geldiler ama karşılıklı olarak bir mutsuzluk olduğu ortada. Beşiktaş bu oyuncuların performansından hiç memnun değil. Bunun yanında oyuna katkıları da çok fazla olmadı. Bu etki yapamama durumu hem Şampiyonlar Ligi hem de Süper Lig için geçerli. Bu seviyelerde iyi oyuncularınız kadar güçlü bir oyun düzeninizin olması şart. Birlikte hareket edebilen, maçın 90 dakikasını boşluk bırakmadan oynayabilecek bir yapınız varsa buralarda bir şeyleri başarabiliyorsunuz. Ama bölüm bölüm oynanan oyunlar, birkaç önemli ismin kadronuzda olması dün akşam bir kez daha görüldüğü gibi Şampiyonlar Ligi seviyesi için pek bir şey ifade etmiyor.

Sezon başından bu yana devam eden Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısızlık süreci, takımı Türkiye'de de bozdu ve bunun negatif etkilerini Süper Lig'de de gördük. Ama artık buna bir "dur" denmesi gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'nin sonuna geldik ama Süper Lig'de hâlâ uzun bir yol var. Bu kadro Şampiyonlar Ligi'nde de başarı için takviye edilse de asıl hedef olan Süper Lig şampiyonluğu için hâlâ başarılı olabilecek potansiyele sahip. O yüzden bu atmosferden bir an önce çıkmak gerekiyor. (ALİ GÜLTİKEN - SABAH)