Kariyerlerinin büyük bölümünde defansif orta saha mevkisinde oynamış 3 oyuncu Josef, Atiba ve Mehmet Topal ile ilk 11’de başlayınca pratikte takım savunması daha güçlü olmuyor. Çünkü topla çıkamayınca, rakibe tehdit oluşturamayınca ezbere gömülüyorsun ve Sporting gibi hem oyun yönünü aniden değiştirebilen hem de savunmadan hücuma geçişleri çok hızlı yapabilen bir takım karşısında pozisyon üstüne pozisyon veriyorsun. Aslında geçen sezon Sergen Yalçın orta sahadaki defansif-ofansif denge kimyasını bir Türkiye Ligi maçı sonrası röportajında çok akıllıca bir şekilde anlatmıştı:

Asıl farkı oluşturan...

“Top bizdeyken hücum ederken, üçü de ofansif orta saha, top rakipteyken de üçü de defansif orta sahaya dönüşüyor.” Lakin Şampiyonlar Ligi’nde asıl farkı oluşturan savunmadan hücuma ve hücumdan savunmaya ne ölçüde başarılı geçebildiğiniz. Beşiktaş ilk devrede ikisini de başaramadı. 8. dakikada Sporting hücumu direkte patladı hemen 1.5 dakika sonra Ersin son anda kurtardı.

Sakatlık kabusu

28’de Ghezzal’ın savunma arkasına usta işi pası Beşiktaş’ın ilk 45’teki tek tehlikesi oldu. Sonrasında devre bitene kadar 11 dakikada 3 golü kalemizde gördük. İlkinde Rıdvan rakibine kontrolsüz yüklendi, 2. golde Gonçalves gibi bir özel yeteneğe bırakılmayacak şut açısı bırakıldı, 3. golde ise Şampiyonlar Ligi seviyesine göre çok kolay geçiş yendi. Can Bozdoğan ve Salih girene kadar Beşiktaş toparlanamadı. 70'te Beşiktaş maçtaki ilk Şampiyonlar Ligi kalitesindeki organize hücumunu geliştirdi, Ghezzal kafayla iyi vuramadı. Sonrasında sakatlık kabusu kaldığı yerden devam etti, Ghezzal ve Can çıkmak zorunda kaldılar.

(ALİ ECE - FANATİK)