Sergen Yalçın’ın maça başladığı 4-4-2 formasyonu bir çözüm olmadı. Beşiktaş yine saman alevi gibi maçın başında parladı daha sonra her türlü faktör aleyhine gelişti. Oyuncular çabuk oynama ve telaşı, hırs ile gerginliği birbirine karıştırdılar. İyi oynarken penaltıdan gol yemek şanssızlık ancak maçın kalanını sadece şanssızlıkla açıklamak Beşiktaş’a kötülük yapmak, Beşiktaşlı’ya yalan söylemek olur. Hüseyin Göçek 39’da VAR’a gitmeden Necip’e doğrudan kırmızı kart gösterse en fanatik Beşiktaşlılar’ın yüzde 90’ı bile itiraz etmez ancak VAR’a gittikten sonra Necip’in kontrolsüz müdahalesi öncesinde Josef’e yapılan faulü atlamak da hakemin hatası.

Hakeme bağlamak, kötülük olur

Maçın kalanını, Giresunspor’un bu sezon ilk kez bir maçta bu kadar çok gol atmasını, Beşiktaş’ın yıllar sonra ligde iç sahada bu kadar farklı yenilmesini sadece Hüseyin Göçek’in iyi bir hakem olmamasıyla açıklamak da Beşiktaşlıya kötülük yapmak olur. Beşiktaş farklı skorla yenikken stada gelmiş taraftarların bazı oyuncuları ıslıklayıp sonradan giren Can Bozdoğan’a her top geldiğinde alkışlamasını iyi analiz etmek gerek: Kötü oynayabilirsin, organize olamayabilirsin lakin kötü mücadele etmek Beşiktaş semtinde asla tolere edilemez! Kötü mücadele eden oyuncularda ısrar eden takımın hocası, camianın en sevilen evlatlarından Sergen Yalçın bile olsa onun hataları da bir yere kadar tolere edilebilir.

4 genç oyuncu hep oynamalı!

Dünyada her takım altyapısından Ersin gibi genç yetenekli kaleci yetiştirmek isterken, sen kendin şans verip geliştirdiğin asıl kalecin yerine kalede rotasyon ezberiyle tercih yaparsan, 10 kişi maçı döndürme şansın da kalmaz. Sezonun kalanında Beşiktaş kalede Ersin, sol bekte Rıdvan, stoperlerden birisi Serdar Saatçı ve mutlaka Can Bozdoğan’ı ilk 11’de başlatarak devam etmeli. Bu dördü bazen hata yapsalar da öğrenirler, daha doğrusunu yapabilirler. Elit profesyonel maaşı alıp halen amatör hata yapanların Beşiktaş’a verebileceği bir şey yok, bazıları en fazla kadro dışı kalıp toplamda 10 milyon Euro kazanan Douglasgiller’in yanına ekstra maddi zarar olarak eklenirler. (ALİ ECE - FANATİK)