Tabii köprünün altından çok sular aktı.

İklimler, roller, futbolcular,

Bir de bakış açıları baya bir değişti.

Bu bağlamda,

“Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş” diyeceğim ama,

Orası bile detone!!!

Tek sabit kalan arma aşkı ve taraftarların renklere olan sevgisi.

Geriye ne kalıyorsa,

Onu da sahada göreceğiz artık.

HHH

Sezonun ikinci yarısına “Merhaba” dediğimiz gecede,

Alışageldiğimiz isimler Atiba ve Oğuzhan kulübüye,

Quaresma ve Lens de karşılıklı çizgilere bırakılmıştı.

Yeni transferler Mirin ile Burak da sahadaydı.

Gerisi bildiğiniz çocuklardı.

Maçın başlamasıyla beraber baskılı oynamaya çalışsak da ilk tehlikeli atak Akhisar’dan geldi.

Karius’la burun buruna kaldıkları pozisyondan sonra,

İkinci kontraları da Quaresma’nın burnuna çarpıp çıkınca,

Rahmetli Bora’nın baba burnu aklıma geldi de onun konumuzla bir alakası yok.

20. dakika itibarıyla orta saha üretmiyor gibi duruyordu ama,

Dorukhan’ın bir şimendifer gibi ileri geri çalıştığını gözlemliyorduk.

Bunlardan birinde, Schuster’in meşhur vücut çalımlarından birini hayata geçirip,

Maç başladığından beri isteksizce ortalıkta dolanan topa,

Mesafe gözetmeksizin hayat veren şutunu, nefes almadan izledik.

Top, gündüzünü hoyrat yaşayan bir kelebek gibi, gitti Akhisar kalesinin 90’ına oturuverdi.

Devre arasında Akhisar’ın 13 yabancıyla sahaya çıktığı,

hükmen mağlup olabileceği,

Bir virüs gibi orta yere yayılıp konuşulurken,

Maçın ikinci yarısı da start almıştı.

Daha 48’de kazanılan serbest vuruşta,

Quaresma’nın ortasına ileri çıkan Gökhan Gönül,

“Bırakın yabancıyı yerliyi,

Gole bakın gole” diyerek kafayı topun gözüne yapıştırıverdi: 0-2.

Beşiktaş rahatlamıştı ama

Akhisar’ın kaybedecek bir şeyi olmadığından kalabalık gelmeye başlamıştı.

Bu minvalde 1 gol attılar,

Burada ben VAR’ım diyen bir ses duyup geçtik.

Yani diyorlardı ki bir yerlerden,

Kapanmayın, oyununuzu oynayın.

Bizimkiler de duydular herhalde ki

Tekrar gelmeye başladılar.

Larin’in ilk dürttüğü top gol oldu ama ofsayta takıldı.

İkinci fırsatı da dağlara taşlara vurdu Larin.

Ama üçüncüsünde hedefe tam isabetle gitti: 0-3.

Bu arada Karius’un maçın kırılma anlarında başrole çıktığını,

Üç tüne yüzde yüzü kurtardığını notlarımız arasına alalım.

Evet,

Bir mekana yemek yemeğe gittiğinde önünüze gelen menüde,

“Başlangıçlar” önemlidir,

İştah açar.

Bu başlangıç da bizim için önemliydi.

Afiyette kalmanız temennisiyle.

Alen Markaryan / Akşam