02.09.2012, 00:00

Aldınız mı Babayı?

TFF’nin istediği 2,5 Milyon doları radyolar karşılayamadığından hiçbir frekansta maç yayını yok.
Evinde, işinde, gücünde, arabasında, ya da her nerdeyse, maçları izleyemeyen futbol severler açıkta kaldı.
Milyonlarca futbol sever, izleme şansı bulamadığı birçok maçtan canlı canlı haber alamadı. 
O milyonlarca futbol severden sadece 9 Milyonu Engelli. 
Dörtte biri de görme engelli. Stada götürsen de, şifrelerini çözsen de, maçı tam anlamıyla yaşayamayacaklar yani.
Ne olup bittiğini öğrenmek, maçın heyecanını yaşamak için, mutlaka kesintisiz ve betimleme bir anlatıma ihtiyaçları var.
Orta yuvarlağın rakip yarı sahaya bakan dilimi, Korner direğinin 5 metre kadar gerisi ya da 6 pas diye tabir ettiğimiz çizgi. 
Bu ve buna benzer tabirler maçı izleyenler için pek fazla bir şey ifade etmeyebilir ama görmeyen biri için her şeydir.
Üstelik maçı izleyemeyecek ve radyodan dinleyecek olan herkes, o an için görme engelli değil midir?
İhale yapılamadığından ya da beklenen talep olmadığından 3 haftadır radyoda maç yayını yok.
Kamuoyundan her hangi bir baskıda gelmeyince, yine bu rezalet sorumluların yanına kar kalıyor.
Başka bir deyişle Mikrofonlarımız şimdilik Cehennemin dibinde sayın seyirciler…

***
Maça gelecek olursak;
Demir gibi Beşiktaş, Çelik gibi Fernandes izledik.
Ne gariptir ki gülmüyor denilen adam, oynadığı oyunuyla sadece Beşiktaşlıları değil, futbolu zevk için izleyen binlerce futbol severin de yüzünü güldürüyor.

Anlaşılan hafta içerisinde Portekiz milli takımına seçilmesi de moral olmuş.
Zaten, Bento biraz kafayı çalıştırsaydı Euro 2012 de onu kadroya alırdı. Neyse her işte bir hıyar vardır.  

Belki o zaman da Fernandes Beşiktaş’ta değil, Avrupa’nın yüksek bütçeli takımlarından birinde oynardı. Paraya susamış olan Beşiktaş yönetimi de eminim ki onu gerçek değerinin çok altına satmak zorunda kalırdı.
İlk maçında Batuhan beklenenden çok daha iyi bir oyun çıkardı. Açıkçası kimse ondan bu kadar takım için faydalı bir çalışma beklemiyordu. Fernandes’in attığı 2 golde de onun parmağı vardı. 
Sakatlanıp oyunu terk ettikten sonra henüz maç devam ederken telefonuna sarılıp twitter’dan bir şeyler yazmasıysa, çoğumuz tarafından yadırgandı.

Fakat bu gözler maç devam ederken, diskodan yazanları da henüz unutmadı. 
Necip Veli ve Olcay; alan daraltmaları, hızlı çıkışları ve enerjileriyle bana göre maçın tam not alan adamlarındandı.

McGregor ilk yarıda yere yatmadı ama ikinci yarıda kritik bir iki kurtarış yaptı. Her şeyden önemlisi kaleden oyun kurma düşüncesiyle Cordoba’yı anımsattı.
Uğur Boral halen daha kafamı karıştırıyor, sanki rakipler onu hücum anlamında biraz küçümsüyor. Yine de çok iyi bindirmeler yaptı. Bu haftadan sonra ofansif anlamda kendisine daha fazla tedbir alınacağını bilerek davranmalı.
***

Bahsetmeden geçmek olmaz.

Eğer kalacaksa ki kalacak. Henüz işler yolundayken Samet hoca, Quaresma’yı bu takıma kazandırmalı. Çok çalışkan olan bu kadrodan Fernandes’i çıkartsan takım maalesef bal yapmayan Arı.
Tamam. Bu Quaresma’da biraz ukala, biraz şımarık bir de çok para alıyor ama kalplerin rakip sahaya bakan dilimi de halen daha onu arıyor.

***
Son olarak…
İlk hafta Belediye zaten Beşiktaş’ı yener!
2.Hafta Galatasaray İnönü’de bu Beşiktaş’ı duman eder!
3. Hafta Karabük’te de kaybettin mi, bu yönetim Aybaba’yı da alır gider!
Ne oldu İki büyükçüler?
Senaryo tutmadı.
Aldınız mı Babayı?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@