18.04.2015, 00:00

Aktif Reklam Hiperaktif Mevzular‏

Demirören döneminde yapılan bir anlaşma gereği faizlerle birlikte 8 Milyon Doları aşan borç için, Fikret Orman göreve geldiği günlerde masaya oturmuş, yeni bir protokol yapmıştı.

Bu protokolde faizler kaldırılmış, borç bakiyesi indirilerek, yeni bir ödeme üzerinde karşılıklı imzalar atılmıştı.

Buraya kadar her şey normal…

Anormal olan, Fikret Orman ve arkadaşlarının yeniden yapılandırdıkları borcun ödeme  gününü geçirmeyeceklerine dair tuzak bir maddeye imza atmaları.

Yaptırımı çok acımamız olmakla birlikte çok açık.

Son ödeme günü geldiğinde ödeme yapılmazsa anlaşma fabrika ayarlarına geri dönüyor.

Para, son ödeme gününde ödenmemiş.

Adı üzerinde “Aktif Reklam” 

Adamlar Hiperaktif.

Bir iki telefon edip, kimseye ulaşamayınca kulübe kamyonlarla girdiler. 

"Anlaşma bozuldu, 8 Milyon doları isteriz" dediler.

Başkan “Haram Zıkkım olsun” diyor.

Olsun!

Burunlarından gelsin!

Hatta ağızlarından girsin münasip bir yerlerinden çıksın!

Çıksın çıkmasına da, kim ödeyecek bu faturayı?

***

5 kuruş alamazlar diyor.

Delbosque'de alamazdı ya!

Ferrari'de alamadı hani.

 “Eski borçları biz ödüyoruz” dediler.

Mcgregor, 175 Bin Euro için geçen hafta haciz gönderdi.

Fernandes 63 Bin Euro için mahkemede.

Her türlü rezaletine göz yumdukları Tuğrul Yenidoğan bile mahkemeye gitti.

Var mı daha ötesi?

“Haram zıkkım olsun” desek yeter mi?

Beşiktaş'ın tek kuruşunu çöpe atmayız dediler.

Takım içi denge diyerek Quaresma’yı Aybaba'ya yedirdiler, 2.Lig'de küme düşen Samsun'dan aldıkları Uğur Boral'la 3 yıllık garanti para ödediler.

Eneramo'yu önce ameliyat ettirip, sonra transfer ettiler.

Almayın diye yalvardığımız Dany geldi, Beşiktaş'ı ameliyat etti.

Sonra da üzerine haciz gönderdi.

Başkanın bizzat "Kefilim" dediği Sezercik için 12 Milyoncuk gitti.

Kime kefil oldularsa, kefen oldu.

Şimdi de Reza’nın gözlerindeki Işığa kefil oldular!

“Haram zıkkım olsun” desek geçer mi?

***

Avrupa Liginde çeyrek final için sahaya çıkan takımın ilk 11'inde 9 tane yerli oyuncu varken, yabancı sınırı kalksın diye imza verdiler. Galatasaray ile Fenerbahçe'nin kayığına bindiler. 

Standart yerli oyuncunun hiç bir önemi kalmadığını bile bile, Mustafa Veli, Ersan ve Necip gibi vasat yerlilerle tavan fiyat üzerinden sözleşme uzattılar.

Bitmedi.

7 Milyon TL gider gösterdikleri Voleybol takımı küme düştü. 

Üstüne o takımın 7 oyuncusu paralarını alamadıkları için icra takibi başlattı.

Borcu 481 Milyonda devraldıklarında “Yanan eve girdik” dediler. Borç (Stat harcamaları hariç) Bir Milyarı geçti.

Hesap soracaklardı, hesap veremeyecek duruma geldiler.

Sayın başkanın eleştiriye tahammüllü yok.

Geçen yıl "Ağustos ayında Stat bitmez" diyenlere, "Asalaklar" demişti.

1 sene geçti Stat yine bitmedi.

Şimdi eleştirenlere, Kurt'un arkasından havlayan "Köpek" benzetmesi yapıyor. 

Köpekler, Kurt'un arkasından değil, depremi hissettiklerinden havlıyordur belki.

 

 

Sayın başkan, haram zıkkım işlerine fazla girmese keşke. 

 

Sattıkları loca birilerinin tepesine falan düşer sonra.

Allah muhafaza.

***

Not: Beşiktaşlılık loca satın almakla ölçülür oldu. Kim loca alıyorsa iyi Beşiktaşlı! 

Efsanenin ölüm yıldönümünde hatırlamakta fayda var.

 

 

"Parası yetenlerin değil, Hakkı Yeten'lerin Beşiktaşı" burası.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@