58. Maddenin Canı Cehenneme

Zihnimin kayıtlara geçmemiş tutanaklarından...

1987 yılının 29 Mayıs akşamı.

***

Beşiktaş son haftaya Galatasaray’la aynı puan ve bir maçta kapatılamayacak averaj farkı ile lider giriyor. Beşiktaş İstanbul’da Denizlispor’u konuk ediyor. Lig’de herhangi bir sıkıntısı olmayan Denizlispor’un bir yöneticisi, zamanın Beşiktaş yöneticisini telefonla arayarak dert yanıyor.

-Zaten sizi yenecek gücümüz yok, çıkıp oynayacağız oynamasına da, önce oraya gelmemiz gerekiyor.

-Nasıl yani?

-Kulüp zor durumda, İstanbul’a gelecek para yok. Konaklama sorunumuz var ortada, birkaç otelle görüştük ama veresiye yapmıyorlar. Maça çıkmazsak dedikodu olacak

-EEEE

-Sen Babaya söylesen de bizim şu geliş gidiş işlerini veresiyeden halletse! Yok, para falan istemiyoruz, bir otobüs ayarlansın bize, bir de yatacak bir oda. Gelip oynayalım orada.

-Elçiye zeval olmaz.

Konu Süleyman Seba’ya iletiliyor ve 'Baba' çılgına dönüyor. Yüz kıpkırmızı bıyıklar diken oluyor ve beklenen patlama gerçekleşiyor. “Ne otobüsü ne oteli be! Biz para mı basıyoruz burda! Nerden çıkarıp vereceğim ben otel parasını. Yemişim yolunu yatağını"

"Sinirlenme başkan. Falanca aradı iletiver babaya dedi. Kötü niyet yok.

-Olmaz öyle şey. Parası olmayan Deyyus çıkmasın maça. Maskara mı edeceksiniz bizi sağa sola.

Konu aynı şekilde iletiliyor. Denizlispor bir yolunu bulup İstanbul’a geliyor!

Kıran kırana giden maçın 87. dakikasına Beşiktaş 1-0 önde giriyor. Kazanılan serbest vuruşu Erol’un ayağından gole çeviren Denizlispor maçı 1-1 bitiriyor ve Beşiktaş Şampiyon olamıyor.

Denizlispor’un o gün İstanbul’a kimler tarafından getirildiği ise zaman aşımına uğruyor!

***

1992-93 Sezonunda iki takım şampiyonluk yolunda, yer bu kez Ankara.

O maça ilişkin ilginç bir detayı ise, o anın tanıklarından bir isim şöyle anlatıyor.

Aynı saat de başlayacak maç öncesi Ankara’dan kötü kokular geliyor. Maçın başlaması ile birlikte Galatasaray Ankara’da goller buluyor. Beşiktaş camiası içinden bazı isimler şeref tribününde ilhan Cavcav’ın yanında oturan Seba’ya kaş göz işaretleri ve yalvarır bir ses tonuyla “Sen de bir şeyler yap başkan Allah aşkına” diyor. Ve bu baskılar o kadar artıyor ki. İlhan Cavcav dayanamayıp dirsekleri yamalı Ceketinin üzerine elindeki kahveyi döküyor ve ön sıra ayağa kalkıyor. Cavcav bu esnada Seba’nın kulağına eğilerek, “Gel şunu aşağıda bir temizleyelim başkan” diyor.

Seba inmiyor.

Beşiktaş Şampiyon olamıyor.

O yılın Şampiyonu yine 'zaman aşımına' uğruyor.

***

Şimdi tüm bu geçmişi unutmamız ve sadece son madde ile ilgili fikrimiz soruluyorsa.

Zaman aşımına uğramış acıların hesabı unutuluyorsa.

Ve söz konusu sadece 58. Madde ise,

58. Maddenin Canı Cehenneme…

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Erdem ULUS

www.kartalbakisi.com

Twitter.com/erdemulus

YORUM EKLE