Herhangi bir oyunda taraflardan biri  %75 

Diğeri %25 oranında oynarsa birlikte oynamış olmazlar. 

Olsa olsa biri oynarken diğeri müdahale etmiş ya da bozmuş olur. 

“Birlike” oynanan oyunda üstünlük oranı taraflardan birinde elbette olabilir ancak rakamlar en fazla %65 ile %35 oranındaysa birden çok taraftan bahsedebiliriz. 

Aksi halde ortada eylemi gerçekleştiren nesne, özne, kişi ya da takım veya bir taraf vardır. 

Bir vardır bir yoktur. Bu da oyun değil Masal olur. 

“Futbol İki Takımın 22 kişiyle 90 dakika oynadığı bir oyundur” Bunu bilmek Lineker olmayı gerektirmez. Şampiyon kalmaksa tespitin dibinde yer alan ve tespiti “tespitin dibi” yapan Almanların kazandığı” olabilmektir. Yani her şeyden bağımsız son düdük çaldıktan sonra kazanan olmak, Şampiyon kalmabilmenim tek şartıdır.

Öyleyse dün akşam oynamaya çalışan ve oyunu bozmaya çalışan iki tarafın birlikte oynadıklarını söylemek doğru olmaz. 

Ancak “Şampiyon kalabilmekte” böyle olmaz. 

Bilmem anlatamaya bildim mi ? 

“Oyun” diyemediğim şeye Futbol demek ne kadar doğru olur?

Futbol iki takımla oynanır, kurallar iki taraf içinde aynıdır. 

Mahallede adam bulamadığında tek kale, orta gol ve ya gol atan kaleye gibi bir şey oynardık. 

Orada bile kimse topa %75 sahip olamamıştır. 

Malatya’da dün akşam 2 oynayandan biri değildi, Oynayanın oynatmayanıydı.

“Zor oyunu bozar” tabirindeki “Zor” oyuncu değildir.

Savunma diye bir şey elbetteki var ama o bu değil.  

Kalesinin önüne otobüs çekti demiyorum, 

Etten duvar ördü demiyorum... 

Sanki onlara biri bunlar yetmez sen çimento, tuğlayı hazırla kalenin önüne “Ev kur” Malatyaspor demiş gibi.

Evkur Yeni Malatyaspor’un Eski Malatya’dan farkı kalenin önüne ruhsatlı bir engelleyici koyması ve bunu kendisi için yapmış oluşu. 

Buna sonsuz saygılıyım.

En azından başkası için kalenin önüne “Doğan, Şahin” otomobil koyarak birileri için bozmadı Kartalın uçuşuşunu. 

Kendisi için yüksek motivasyonla yaptı bunu. 

Ne küme düşmemek için son şansıydı, ne de 1 Puan onu sıralamada hedefine ulaştırdı. 

Yeni Malatyaspor, Türkiye’nin en iyi, Avrupanın en dikkat çekici takımını durduran olmak için yaptı bunu ve başardı.Bu puandan önemliydi. Beşiktaş bunu iyi bilmeli.

Beşiktaş gol atamadı. 

Yani tek kişilik oyundan istediğini alamadı. Birlikte oynasa oyunu ve oyuncaklarını kaybedeceğini düşünen Yeni Malatya istediğine ulaştı. 

Böyle bir rakip anlayış yüzünden Beşiktaş’ı eleştirmem. 

Beşiktaş’ın “Avrupa’da farklı ligde farklı oynadığı” teorisi bende çürük. 

İki tarafta oynanan aynı şey olmuyor çoğu zaman. 

Biri futbol değil ve birinde 1 var 1 yok.

Eleştiri noktam “Beşiktaş gol atamadı”

Kilidi açamadı, yada zinciri kıramadı.

Bu doğru.

Beşiktaş her durumda istediğini alacak bir formül üretmeli. 

Aynı amacı taşıyan bir rakiple oynarsa genelde sorun çıkmıyor fakat oyun bozuculara karşı takılıyor. 

Çünkü Quaresma dışında Çilingiri yok. 

O da bazen “Çilingirim çekilin” diyor kilidi kırıp anahtarı içinde bırakıyor. 

Talisca var hem anahtar hem kilit.

Bazen anahtar olup kilit açıyor, bazen kapıda bırakıyor. 

Ne maymuncuk, ne çilingir. O da gerçek bir anahtar olduğunun farkında değil.

Bu takım Son 2 yılın Şampiyonu, 

Şampiyonlar Liginin na mağlubu.. 

Maç seçiyor deniyor ama herkes ona karşı bilenmişken, herkes ona kitlenmişken;

Nasıl seçen o oluyor? 

“O seçilmiş olan” Beşiktaşlı futbolcular bunuda bilmiyormuş gibi!

Türk Futbolunun, Futbol tarihine geçen en ilginç tespitlerinden biriyle bitiriyorum.

Menşei Trabzonspor’un efsane oyuncularından birine ait.

Futbolculuğu bıraktıktan sonra Teknik adam kimliği ile bu tespitini takımının üstün oynadığı ancak golsüz berabere kalıp istediğini alamadığı bir maçın ardından yapmıştı.

O gün dumur olmuştum. 

Şöyle vuruyordu tespitin dibine.

“Bunca yıl Futbolun içinde her kademede bulunan biri olarak şunu öğrendim:

“Futbolda kazanmak için mutlaka gol atmak gerekir”

Hami Mandıralı

***

Son cümle dışında...

Erdem Ulus / Kartal Bakışı


Önerilen İçerikler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.