Metin-Ali-Feyyaz çıkmasına izin vermiyor
Türk futbolunun efsane üçlüsü Metin-Ali-Feyyaz’la Beşiktaş’ın yıllar sonra gelen şampiyonluğunu, eski günleri, Süleyman Seba’yı ve futbolu konuştuk: “O zamanki maneviyat bir daha yakalanamaz.”

Beşiktaş’ın sürekli şampiyon olduğu ya da şampiyonluğa oynadığı, futbolcuların sahaya yeraltından çıktığı, bir forvet oyuncusunun aynı takımda 10 küsur sene kaldığı, Süleyman Seba’nın “rakiplere ayıp olur” diye futbolculara şampiyonluk turu attırmadığı yıllardı. Çocukluğumun önemli bir bölümü mahallede oyun oynarken “1, 2, 3 yetmez 4, 5, 6 olsun, Metin, Ali, Feyyaz koşsun, Beşiktaşım şampiyon olsun” diye bağırmakla geçti. Bizim kuşağın efsane üçlüsünü yeniden bir araya getirdik.

Türk futbol tarihine efsane üçlü olarak geçtiniz. O dönemin futboluyla bugünü kıyasladığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?

Feyyaz: Şimdi imkânlar çok daha iyi yönde gelişti. Tesisleşme, statların son durumu, dönen paranın miktarı, profesyonellik... Ama hiçbir şekilde o zamanki maneviyatı yakalayacaklarını düşünmüyorum çünkü paranın miktarı yükseldikçe maneviyat azalıyor.

Metin: Bugünkü profesyonel anlayışla aynı futbolcunun yıllarca aynı kulüpte oynayabilmesi çok mümkün gözükmüyor. Ben Beşiktaş’ta 15 yıl oynadım, Feyyaz ve Ali de 13’er yıl oynadı. Ancak bir futbolcunun büyük takımlarda uzun yıllar oynayabilmesi günümüzde çok da gerçekçi değil. Şu anda futbolcuların sürekli takım değiştirdiği bir profesyonellik yapısı var. O yüzden de günümüz futbolunda bizim gibi bir üçlünün ya da uzun süreli bir birlikteliğin olması çok zor.




CENK-OLCAY-GÖKHAN TÖRE YENİ ÜÇLÜ OLABİLİRDİ

Türk futbolunda yeniden bir Metin-Ali-Feyyaz çıkar mı?

Ali: Bugünkü transfer serbestisi o gün olmuş olsaydı belki ‘Metin-Ali-Feyyaz’ diye bir şey de olmazdı. Şimdi transfer baskısı var. Bu kadar çok oyuncunun gelip gittiği yerde sürekliliği yakalamak zor. Maç yayını da çok ön planda. Futbol daha endüstriyel bir hale geldi.

Feyyaz: Aslında keramet bizde değil, ne yazık ki sistem buna izin vermiyor. Yani aslında Metin-Ali-Feyyaz’lar var ama bir araya getirilmesi zor, sistem buna müsaade etmiyor. Bir daha Türk futbolunda sadece Metin-Ali-Feyyaz’ın değil, herhangi bir üçlünün olabileceğini de düşünmüyoruz çünkü sistemdeki 14 yabancı futbolcuyla biraz zor. Üstelik yabancıların hepsi de forvet alınıyor, bu bizi üzüyor. Cenk Tosun Beşiktaş’ta yedekte kalıyorsa, bu Türk futbolu açısından üzücü bir durum. Mario Gomez’e bir lafımız yok ama böyle yetenekli çocukların daha uzun süre sahada olması lazım.

Sistem buna izin verseydi, ilk aklınıza gelen isimler kim olurdu?

Feyyaz: Keşke fırsat verilse de Cenk, Olcay, Gökhan Töre uzun süre birlikte oynayabilse... Bizden daha da ilerisini yaparlar. Türkiye’de o yeteneğe, o kabiliyete sahip oyuncular var ama uzun süre bir arada oynamaları çok zor.

Beşiktaş’ın şampiyon olduğu gün, birçok Beşiktaş taraftarı sosyal medyada Metin-Ali-Feyyaz fotoğrafları paylaştı. Ne hissettiniz?

Ali: Türkiye’de bir kuşak bizlerle büyüdü. Bir sene, iki seneden değil, 10, 12 seneden bahsediyoruz. Bu ekip de o taraftar çocuklarla, gençlerle birlikte büyüdü,  bunlar Beşiktaş’ın o dönemindeki şampiyonluklarıyla ve başarılarıyla var oldular. Taraftar bu takımı düşünürken bizleri hep Beşiktaş’a şampiyonluklar getiren oyuncular olarak hatırlıyor. Bir başka sebebi de Beşiktaş’ın bizden sonraki 17-18 yıl içinde yalnızca iki defa şampiyon olması. Yani şampiyonluk üretemeyen, eski döneme göre rakiplerinin çok gerisinde kalan bir Beşiktaş vardı. Bu şampiyonluğu Metin-Ali- Feyyaz’lı, sürekli şampiyonluğa oynanan bir Beşiktaş özleminin başlangıç noktası olarak görüyorum.

Feyyaz: Beşiktaş camiası yeniden o günlerin yaşanmasını ve bunun  bu takımla yaşanmasını istiyor. Biz de bir sembol olarak o günleri temsil ediyoruz.

Metin: Bizim öne çıkmamız forvet oynamanın avantajıdır ama o dönem bu başarıları yakalayan kadro çok daha geniş bir kadro. Ulvi, Recep, Gökhan, Kadir, Rıza, Şifo (Mehmet), Zeki, Turan, Şenol, bunlar hep çok iyi oyunculardı.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.